Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '13

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
295
 

Bayiler satış baskısı altında eziliyor

Bayiler satış baskısı altında eziliyor
 

Satmazsan karışmam


Piyasa daraldıkça, satışçılar işleri gereği firmalara baskı yapmak durumunda kalıyor. Hangi iş olursa olsun bu değişmeyen bir kural oldu. Hele bayilik ise bu durum hepten fena… Satış elemanının çalışma düzenleri prim üzerine, bir çok eleman alacağı garanti paradan daha çok primden elde edeceği gelire odaklanıyor. Satış eğitimleri verilirken de en çok bu bölümü ballandırılarak anlatılıyor.

Sonuçları ne mi oluyor? Bayilik yapan firma önceleri hatır için alıyor, sonraları stok şişiyor ve nasıl iade ederim diye düşünüyor. Bunları düşünürken tekrar yeni birşeyler satmak için karşısında satıcıyı buluyor. Ondan sonra ki durumu siz hayal edin.

Bayilik alma aşamasında bir çok detay konuşuluyor. Örneğin o mağazaya yakın yerlerde aynı bayilik veya aynı ürün verilmeyecekle başlayan sohbet, ortalama bir yıl kuralına uygun sürüyor. Daha sonra 100-200 metrelere iniyor. Birgün bakmışsınız yanınızda satılıyor.

Özellikle beyaz eşya ve elektronikte en çok rastlanan durum bayiye sormadan stok gönderilmesi olayı… hatta hala sürüp sürmediğini bilmiyorum ama Arçelik’de size faturayı gönderiyorlar, malı da sizin adınıza kendi deposunda muhafaza ediyor. Bu sebeple birçok Arçelik bayisinin battığını veya işi bırakmak zorunda kaldığını biliyorum. Bana bayisini ütmek gibi geldi bu uygulama… Benzeri davranışları sürdüren birçok firma var. GSM firmalarında da durum çok farklı değil… Belki Tekstil ve diğer sektörlerde de…

İnsan kendi bayisine nasıl bu kadar yüklenebilir, nasıl batırabilir anlamış değilim. En nihayetinde, ürün satılıyorsa talep ediliyorsa, üretici ve ithalatçının başarısı, ama talep yoksa da yine onun başarısızlığı. Çünkü artık genel olarak ürünün fiyatı fiksleşti. Zaten büyük tekno-marketler toplu mal alım avantajları, büyük reklam tanıtım bütçeleri ve ödeme kolaylıklarıyla birlikte küçük mağazaları ezip geçiyor. Boğulmamak için çırpınan küçük bayilerin kafasına bastıran bir anlayış.

Asıl meselede rekabetin alabildiğine arttığı ortamda her geçen gün karlılık oranları düşüyor, başta kiralar ve personel giderleri olmak üzere, vergiler, sigortalar, elektrik-su faturaları, kredi kartı komisyon giderleri vs. her şey yükseliyor. Sonuçta küçük esnaf daha da küçülüyor, büyüğüde daha çok büyüyor.

Kapitalizm gerçekten VAHŞİYMİŞ…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1047
Kayıt tarihi
: 08.02.13
 
 

Cengiz Ülkü 1966 yılı Manisa-Salihli doğumluyum. İlk, Orta ve Liseyi Salihli’de... Üniversite..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster