Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
263
 

Baykal'a mektup

Baykal'a mektup
 

Baykal'a mektup


Sayın Baykal;

Bak sana “Sen” değil “Sayın” diyorum, inat etme de Dolmabahçe Sarayında buluşup açılalım artık birbirimize, hem orası bana uğurlu geliyor. Ne yaparsak yapalım bu açılım paketleri sürecinden kaçış yok Sayın Baykal, bunu da böyle bil. Allah seni inandırsın; Küresel Sorunlar panelinde yaptığı konuşmadan sonra Başkan Obama’nın otelden çıkışına denk getirip “<ı>Millet bu açılımı yemiyor, vazgeçsek...” demek için çok uğraştım ama korumalar bırakmadı ki! Anlayacağın, yanımızda bol miktarda hazım ilacıyla dönüyoruz memlekete. Hazmede hazmede yiyip, hazmettire hazmettire yedireceğiz hayırlısıyla.

Tribünlere oynamayı bırakıp bir omuz ver de birlikte hazmedelim şu ev ödevini Sayın Baykal. Diyorsun ki <ı>“Ben rotasını bilmediğim gemiye binmem.” Yahu gel bir konuşalım, göreceksin ki korktuğun gibi değil. Demokratik açılım dediysek, Siyasal Partiler Yasası’nı değiştirip lider sultasına son vereceğiz demedik ya. Seçim Kanunu’nu değiştirip demokrasiyi yüzde on ayıbından kurtaracağız demedik ya. Toprak reformu yapıp bölge insanını ağaların malı olmaktan, Kürt emekçisini küresel ve yerli sermayenin sömürüsünden, bölge insanını cehaletten kurtaracağız demedik ya.

Töre cinayetleri yine aynen sürecek, küçücük kızlar erkek arkadaşıyla selamlaştı diye namus adına yol ortasında ağabeyleri tarafından yine öldürülecek, oradaki insanlar adına bugüne kadar her konuda kimler karar verdiyse bundan sonraki kararları da onlar verecek. Bölge insanı bundan sonra demokratik haklarını kullanarak “Açız, işsiziz!” diye Kürtçe bağırma imkânına kavuşacak, bağırırken insan hakları geçerli olacak ve bu sayede Türk değil Kürt polislerden dayak yiyecek, stratejik müttefikimizin uygun gördüğü bir yönetimi, o yönetimin de meclisi, kendi ordusu, kendi milli takımı olacak falan filan hepsi bu.

Bak sana “Sen” değil “Sayın” diyorum Sayın Baykal... Fazla uzatma da halledelim şu işi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şöyle söyliyim, sanırım yorumum biraz kapalı olabilir.. yazınızdaki ironi ve AKP'nin ilgili konudaki politikalarının deyim yerindeyse yetersiz olduğuna ilişkin eleştiriniz gayet açık, bunda anlaşılmayacak bir şey yok. Fakat, yorumumdaki başlığa dikkat ederseniz, yazdıklarım, yazınızdan çok olaya ilişkin görüşümü yansıtmak niyetini gösteriyordu. Eleştirim size değil, CHP'yi AKPlileştirmek isteyenlere idi.

Erdal Aydın 
 01.10.2009 10:53
Cevap :
Açıklama için çok teşekkürler sevgili felsefice...selamlar.  02.10.2009 16:52
 

kelimesinin ne kadar ciddi bir sonuç getirirmiş meğerse... insanlar kendi algılarına takılıp kalıyorlar...selam ve sevgiler üstad.

B Gelincik 
 29.09.2009 8:29
Cevap :
Sayın'ı hak etmek iç,n adamdan sayılmak gerek...sevgi ve saygıyla....  29.09.2009 23:13
 

Bu işte bir aksilik var! Hala: 'Tek yol devrim!'

yeşilsoğan 
 28.09.2009 15:10
Cevap :
üç nalla bir at gibi mi! selamlar...  28.09.2009 16:54
 

Erdoğan'ın ve avenesinin anlayamadığı konu, ana muhalefet olan bir partinin, iktidaraki partinin içerikli bir politik eylemini desteklemek için orada bulunmadığıdır. Eğer bir parti, başka bir partinin kuyruğu olacaksa, akplileştirilecekse, orada işi ne? Bazılarına hoş gelmese de, kemikli siyaset yapmak, tam da bir partinin parlamentoda bulunmasının sebebidir, parlamentonun mantığı budur. CHP'nin Kürt sorunu konusundaki politik yaklaşımını beğenmeyebilirsiniz, ancak AKP'nin kuyruğu olmadığı için eleştiriyorsanız, yaptığınız AKP diktacılığı ya da kuyrukçuluğudur, en iyisi safdilliktir. Onun dışında AKP'nin uygulamalarını sonuna kadar eleştirme hakkı olmakla birlikte bu konudaki iradesini hiçe saymamak gerekir.

Erdal Aydın 
 28.09.2009 14:29
Cevap :
Sayın Felsefice, bu yazıda en azından altı eleştiri ve dokundurma var ve bunlardan sadece biri CHP'ye yönelik. O da CHP'nin ne idiğü belirsüz bir açılım paketi konusunda AKP'nin kuyruğuna takıldığına ilişkin değil. Bir şeyi tam tersini söyleyerek ve alaysılarak eleştirme anlamında ironik yazıların kaderidir yanlış anlaşılmak. Ol nedenle karşı çıkmanızı çok doğal karşılıyorum. Saygılarımla...  29.09.2009 23:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 195
Toplam yorum
: 137
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 683
Kayıt tarihi
: 04.10.07
 
 

Dünyanın internet sayesinde küçüldüğü günümüzde büyüyen sorunlara ilişkin duygu ve düşüncelerimi pay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster