Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
350
 

Baykal beni yoruyor

CHP Genel Başkanlığı koltuğunda oturan Sayın Deniz Baykal'a duyduğum saygı günden güne azalıyor. Nedeni çok basit, Baykal gerçekleri görmesine rağmen gereğini yapıp, yeni dürüst isimlere yol vermiyor...

Evet Baykal namuslu bir lider, Türkiye'nin eğitim açısından en donanımlı liderleri arasında bir isim. Genel olarak yaşantısını ele aldığımız zaman gençlere iyi bir örnek teşkil ediyor. İyi bir dede, iyi bir aile reisi. Spor yapıyor, düzenli besleniyor, düzgün giyiniyor ve net yalın bir Türkçe kullanıyor. Bütün bu güzel özelliklerini tek bir şey götürüyor ve gerisinin kıymeti kalmıyor. Evet Baykal, ne yazık ki ihtiraslarına yeniliyor. Fırtınalı denizde çılgına dönmüş bir kaptan gibi kayalıkların üzerine doğru gemisini sürüyor. Birileri Baykal'a sesleniyor, ''Hey kaptan, kıyıya yanaş iyi görünmüyorsun, gemi su almaya başladı, batacağız...Limana yanaş ve kontrolü daha genç, dinç ve zinde denizcilere devret!''

Su alan gemi CHP tayfalarını üç ana sınıfa ayıracak olursam... Birinci gruptakiler kaptana yanlış da yapsa sessiz kalan, önünde el pençe durup makamlarını korumayı siyaset sananlar olmalıdır. Bu sınıfa girenler için geminin batması sorun değildir, önemli olan gemi batsa da makam koltuklarının altlarından kaymamasıdır. Bu gruba MYK yönetimini örnek verebiliriz. İkinci grup ise sadece ''Baykal gitsin, kahrolsun Baykal'' diye slogan atanlar. Bu gruba da Sarıgül ve bir dönem Baykal için delegeleri ile kongrelerde insanları sindiren Şinasi Öktem ve Güldal Okuducu gibi Baykal'ın eski şahinlerini sayabiliriz. Bu gruptakilerin tek kaygısı parti içi iktidar kavgasıdır. Son olarak üçüncü bir sınıfımız da, CHP'nin ülkenin temel direği olduğunun farkında olan ve önümüzdeki yerel seçimlere mevcut yönetimle girildiği takdirde hezimetin kaçınılmaz olduğunu gören tayfalardır. Bunlar sürekli olarak, ''gemi batıyor, dikkat edin, önümüzde kayaların olduğu tehlikeli sular var. Bu kafa ve mantalite ile bu sulardan sağ salim çıkmamız imkansızdır'' diye haykıranlardır. Bu gruba da Haluk Koç, Altan ve Örsan Öymen, Gülsin Bilgehan Toker, Erol Tuncer, Alev Çoşkun gibi nice isimleri sayabiliriz.

Bilmiyorum bana katılır mısınız ama ben ekranlarda oy verdiğim partinin lideri olan Baykal'ı gördüğüm anda kanalı değiştiriverir oldum. Çünkü Baykal'ı gördüğüm anda geleceğimden endişe duyup, umutsuzluğa kapılmaya başlıyorum. Tabiri caizse üzerime bir yorgunluk çöküyor. AKP gibi memleketi sonu belirsiz, riskli bir yola sokan partinin bu ekip var olduğu sürece gücüne güç katacağına da inanıyorum... Gençlerinden yaşlısına kadar delege hesabından başka bir şey düşünmeyen bir örgüt yapısı ile dışa açılmayı mümkün görmüyorum. Mevcut tüzük nedeniyle aday olabilmenin bile yüzlerce imza ile sağlanabildiği bir partide, üye olmak için en az parti içinden 2 isimin refarasına ihtiyaç duyuyorsunuz... Bulduğunuz isimler de birilerinin hoşlaşmadığı kimselerse vay sizin halinize...

Benim çizdiğim tablo böyle işte... Genç dinamik, parti ahlakından nasibini almış, küskünleri yeniden kucaklayabilecek, Angora yerine halkın içinde oturan, esnafla temas halinde, seçim öncelerinde de köylerine uğrayan bir ekip arzu ediyorum. Umarım CHP, en kısa zaman zarfında kendini toparlar ve halk ile el ele verip AKP hükümetinden bizleri kurtarır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 490
Kayıt tarihi
: 07.05.07
 
 

Ankara Üniversitesi siyasal bilgiler yüksek lisans öğrencisiyim. Ankaralıyım. Siyasete ilgiliyim. Ga..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster