Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
140
 

Bayramınız kutlu olsun!

Bayramınız kutlu olsun!
 

siyerinebi.com


Kurban, ilah olarak kabul edilen ya da yüceltilmiş bir varlığa sunulmak üzere kesilen canlı hayvan, diye biliniyor. Bir dileğin gerçekleşmesi için sunulan kurbana ise adak denir. Antik çağlardan beri tanrıları veya yüce kabul edilen varlıkları memnun etmek, felaketlerden korunma ve benzeri amaçlar doğrultusunda insanlar ve hayvanlar kurban edilmiştir. (wikipedia)
 
Türk Dili'nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divânu Lügati't-Türk'te kurban karşılığı olarak "yagış" kelimesi geçmektedir. “Yagış,” İslam'dan önce Türkler'in adak için, ya da tanrılara yakınlık elde etmek için kestikleri kurban" olarak tanımlanır. Yani “Kurban” düşüncesi Türk’lerde İslamiyete girmeden önce de vardı. Şaman Dinin temelinde esasen “Kurban” vardır.
 
Kurban kelimesinin, Türkçe'ye Farsça'dan, Farsça'ya ise Arapçadan dan geçtiği ve Arapça krb (yakın olma)dan türediği düşünülse de Arapçada -an eki olmayışı sebebiyle, kurban sözcüğünün İbranicedeki  “korban”  sözcüğünden alındığı düşünülebilir.(1)
 
Dünyanın birçok yerinde, sayısız uygarlık, binlerce tanrıya inanmış ve bu tanrılar uğruna milyonlarca insanı kurban etmişlerdir. Zamanla bu insan kurban etmenin yerini hayvan kurban etme almıştır. Dünya tarihi, modern çağ diye kastedilen aydınlanma çağının doğuşuna kadar yaygın bir biçimde insan kurban edildiğini gösteriyor.
 
İslamiyet’ten önceki antik çağlara şöyle bakacak olursak:
 
Antik Mısır'da en göze çarpan kurban etme eylemlerinden biri de insanların kurban edilmesiydi. Öyle ki, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere insanlar kurban edilmekteydi.
 
Antik Yunan’da ölen kişinin eşyalarının yanı sıra eşi ve köleleri de kurban edilir ve onlarla birlikte gömülürdü. 
 
Mikenler’de  tabletlerden anlaşıldığı üzere tanrılara adanan kurbanlar arasında inek, dişi evcil domuz ve yaban domuzları bulunmaktadır; 
 
Amerika’da İnkalar, yeni bir imparatorun tahta çıkması veya imparatorun ölmesi, çeşitli vebaların ortaya çıkması, doğal afetler ve kıtlık gibi olaylarda, bu olayları engellemek için tanrılara adak olarak insan kurban ederlerdi. 
 
Aztekler ve Mayalar için Venüs, tehlikeli bir göksel güçtü. Aztekler onu, sabah yıldızı olarak yeniden belirdiği günlerde kurban edilen tutsakların kanıyla besliyorlardı. 1200 yıl önce Maya ve Toltek unsurlarının karışımıyla oluşan melez kültürün gaddar törenlere olan düşkünlüğü, bölgede bir istisna değildir. Meksika’da yeşeren bütün büyük uygarlıkların insan kurbanını törenleştirdikleri biliniyor.
 
Eski Mezopotamya'da kurban ritüelinin sıklıkla yapıldığı bilinmektedir. İnsanların, başlarına bir uğursuzluk gelme ihtimaline karşı tedbir olarak hayvanları adak olarak adadıkları bilinmektedir
 
Sümerlerde en değerli kurban olarak görülen kuzunun yanı sıra yabani ve evcil domuz dahil olmak üzere diğer hayvanlar da kurban edilirdi. Ancak yabani ve evcil domuz daha çok, bir hastanın iyileşebilmesi maksadıyla kurban edilirdi.
 
Hititlerde insanlar tanrılara kurban kesip yalvarır ve karşılığında da tanrıların onları düşmanlardan, hastalıktan koruduğuna inanılırdı.[
 
Yahudiler’de Levililer kitabının başlangıç konularında kurban sunuları metotlarıyla ilgili detaylı bilgiler aktarılır. 
Görüldüğü gibi “Kurban Etme” eylemi  çok eski çağlardan beri insanların tanrılarına hoş görünmek için uyguladığı ritüellerden biridir.
 
Kurban kesme adeti eski Türkler’de bir Şaman inancı olarak yaşıyordu ve çok sık başvurulan bir ritüeldi. 
 
İslam inancında ise mutlak uyulması gereken akaite girmez fakat bir ritüel olarak yaşamaktadır. Kurban etmek eylemi, Türklerin sıkı sıkıya bağlı olduğu şaman inanç biçimi olarak Anadolu’da hala bütün gücüyle yaşamaktadır. 
 
Yoksa bir çok Arap ülkesinde bile kurban kesilmez. Sözgelimi, Mısır’da kurban kesildiği görülmemiştir ve diğer bir çok Müslüman  ülkede de bu geçerlidir.
 
Her yıl binlerce dana, inek, öküz, deve, koyun, keçi.. çeşitli hayvanlar dini inanç diye boğazlanmaktadır. Her yıl İstanbul Boğazı’nın suları boğazlanan hayvanların kanlarıyla kıpkızıl akmaktadır. Bu yıl da gidin seyredin. Hiçbir şey değişmiyor.
 
Allah’ın insanlara ibadet olarak o güzel hayvanları kendisi için boğazlanmasını istediğini, söylemek, çok kötü bir yakıştırmadır. Allah yarattıkları güzel varlıkların niçin kesilmesini istesin ki, mantık yok, akıl yok. İsterseniz şöyle bir düşünün.
 
Hele günümüzde , “Allah için kurban, küp için kavurma,” düşüncesinin yaygın olduğu bir anlayış içinde zavallı hayvanları eski bir Şaman düşüncesi için telef etmek, ne kadar doğrudur.
 
(Yukardaki bilgiler internet kaynaklarından derlenmiştir)
 
………………………………..
  "Korban" The Concise Oxford Dictionary of World Religions. Ed. John Bowker. Oxford University Press, 2000. Oxford Reference Online. Oxford University Press. URL erişim tarihi: 12 Aralık 2007.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saygılar Dai'm... Aklınıza sağlık....

Nil ALAZ 
 07.10.2014 17:19
Cevap :
Akıl fikir kaldı mı ki Sayın Alaz?  08.10.2014 4:12
 

Ben de bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 06.10.2014 17:31
Cevap :
Teşekkür ederim Şahin Bey. Çok iyisiniz.   06.10.2014 21:07
 

Hocam bu çok zor bir konu. Kurban'da amaç tanrı değil, vatandaşın doyurulması. Kimsenin bunu tanrı için yaptığını sanmıyorum. Bursa'da mesela her Pazar günü bir cız-bız olayı mevcut. Keşke amacına uygun olarak kafir doyurulsa, zzeten o zaman bu kadar kesen de çıkmazdı. Bir yanlış anlama da herkesin kesmesinde; aslında bir varlık şartı var ki kimse uymuyor ve töreyle hareket ediliyor. Ellerinize sağlık

ERIC VAN BUYTEN 
 06.10.2014 7:27
Cevap :
Aslında çok tartışmalı bir konu. Biraz girmek de tehlikeli. Ama yapılan ibadete ilişkin davranışların ne kadarı töreseldir; ne kadarı gerçek dini kaynaklıdır, tartışmak mümkündür. İyilik içinse iyilik olsun.. kimse itiraz etmez. Keşke kesilen bütün develer fakirlerin karnına gitse. Teşekkürler. Saygılar komşu.  06.10.2014 18:19
 

Kardeşim Erdal, Tarihin derinliklerine dek uzanmış; kurbanı açıklamışsın.Bu konunun derinliklerine biraz da din adamları girse de toplum neden kurban kestiği konusunda aydınlansa.Bu konularda İslamiyet'in ötesine geçmiyor;aynı konularda dönüp duruyorlar.Selam,sevgi ve selamlarımı iletir; bayramını kutlarım.

Hüseyin Başdoğan 
 05.10.2014 12:49
Cevap :
Teşekkür ederim Hüseyin. Evet, Kurban meselesi derin bir mesele. Kuşkusuz,Kevser süresinde "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes." deniliyor. Hz. Muhammed'in hadisi var: "İmkânı olup da kurban kesmeyen bizim namazgâhımıza yaklaşmasın."... Ama nedense Arap ülkelerinin hiç biri bu işe pek fazla yanaşmıyor. Sen Mısır'da kurban kesildiğini duydun mu? Yok öyle bir şey... Her şeyi aşırılığa götüren bizim milletimiz. Kurban Bayramı'nda kan gövdeyi götürüyor. Bir de hayvan değil, "İnsan Kesilecek" denseydi ne olacaktı... Farketmez ..diyorsun. Zaten millet birbirini kesip duruyor. Müslüman cemaatı ne zaman elini silahtan çekmiş ki! Saygılar arkadaşım. Selamlar.  05.10.2014 14:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 779
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster