Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '11

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
13441
 

Bayramlar, tatil günleri ve hastaneler

Bayramlar, tatil günleri ve hastaneler
 

Milliyet Bloğun en önemli özelliğini, yani "Sesimizi Duyurmak " silahını  kullanmak istiyorum. Ama bu silah ne kadar ses getirir bilemiyorum.

Müslüman bir ülkeyiz , tabii ki Dini Bayramlar bizim için çok önemli.

İnsanız,  tabii ki hafta tatili yapacağız.

Ancak  insan hayatı her şeyden daha değerli.

Kutsal Kitabımıza göre " insan hayatını kurtarmak ,dünyayı kurtarmaya bedeldir."

Bayram günü apandisit kriziniz tuttu, tansiyonunuz yükseldi burnunuzdaki damarlardan biri çatladı, oluk gibi kan akıyor, ya da kalp krizi geçirdiniz anjiyo yapılması lazım. İşte o zaman yandınız. Apandisit ameliyatı olamazsınız, burnunuzdaki çatlayan damarı yaktıramazsınız, anjiyo yaptıramazsınız. Çünkü hastanelerin hiçbir polikliniğinde doktor yoktur. Sadece acilde bir veya iki tane pratisyen hekim bulabilirsiniz. Hayatta kalırsanız bayram sonunu beklemek şansını yakalamış olursunuz.

Geçtiğimiz  Kurban Bayramı'nın ikinci günü, gece saat 2.00'de  eşimin burnu kanamaya başladı. Oluk gibi kan akıyor. Kağıt havlular yetişmiyor, yüz havlusu  ile ancak kanın yayılmasını önlemeye çalışıyoruz. Soğuk kompres sayesinde kanın akmasını önlüyoruz. Ancak sabaha karşı saat beşte ve sabah saatlerinde kanama tekrarlamaya başladı. Tek çare vakit geçirmeden hastaneye gitmek. Hemen hastaneye gidiyoruz. Hem de İstanbul'un en gelişmiş hastanelerinden biri  olan Medicana İnternational'e. Acil seviste bir tane pratisyen doktor var. Tansiyon ölçülüyor ve dil altı hapı veriliyor. Kulak Burun Uzmanı var mı diye soruyoruz. Cevap: "acilden başka hiçbir serviste doktor yok."

K.B.B Uzmanı olmadığı için,başka bir müdahalede blunulmadığından, çaresiz eve dönüyoruz. Kanama aniden çoğalır ve hayati tehlike oluşursa  ne yapacağız bilemiyoruz. Tekrar hastaneye gideriz diye düşünüyoruz. Belki diyorum kendi kendime," kan kesici bir iğne yaparlar", ama hastanede bize,  "iğne ile  müdahale yaparız " demediler.

Eşimin sağlığı böylece allaha kaldı. Allah ömür vermişse aşırı bir kanama olmaz  ve de bayram sonunda başımızın çaresine bakarız.

Tabii ki yine allaha şükrediyoruz. Ya apandisit krizi geçirse, veya kap krizi geçirsek ne yapacaktık. Zira telefonla aradığım 3 adet Özel Hastanede, sadece acil servisler, mahdut imkanlarla hizmet veriyorlardı. Devlet hastanelerindeki durumu bilmiyorum. Belki oralarda nöbetçi doktor bulunabilir. Ama pek de ihtimal vermiyorum. 

Evet Milliyet Blogtan sesleniyorum. "TATİL GÜNLERİNDE ,AYNEN ECZANELER GİBİ, TAM KADRO HİZMET VEREN NÖBETÇİ  HASTANELER GAZETELERDE İLAN SURETİYLE HALKA DUYURULSUN VE TOPLUMUN HAYATI  BÜYÜK BİR SAĞLIK TEHDİDİNDEN KURTULSUN "  !!! 

Bu konu veya sorun, son derece önemli. Ancak Deprem gibi çok daha büyük tabii afete en ufak bir çözüm ve tedbir getiremediğimize göre, tatil günü hayati tehlikeyle karşı karşıya kalan vatandaşın  sorunuyla kim ilgilenir.?????.

İşimiz Allaha  kalmış vaziyette yaşıyoruz ve bugüne kadar yaşadık.

12.11.2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

benim annem vefaat etti bu bayramda neden biliyor musunuz? bayram gunu hastanede doktor yok !!! kan kaybindan öldu sadece bir migde kanamasi yuzunden hastanede hic birsey yapmadilar yapamadilar cunku koskoca hastanede doktor yok gelde isyan etme!

Mikail Eser 
 24.08.2013 13:36
Cevap :
Sayın Eser, bu önemli konu üzerinde kimse ciddiyetle durmuyor. Hatta bu tenkidime karşı çıkan doktorlar bile oldu. Ama gerçek öyle değil.Tatil günleri hastalananların hayatı Allah'a emanet.Bu yazıma blogtan destek çıkan yok denecek kadar az.Ama Muhteşem Yüzyıl hakkında bir yazı yazın yüzlerce tıklama onlarca yorum gelir.Biz buyuz Mikail bey. Saygılar. Başınız sağ olsun.  24.08.2013 16:27
 

Değerli Yılmaz Bey, blog yazıları o kadar birikmiş ki günde on-onbeş tane okuduğum halde güncel yazılara yetişemedim. İlginçtir, MB'nin yeni yüzü beni fena halde geriletti. Ne yazı yazabiliyor ne de okuyabiliyorum. Gecikmeli de olsa geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Saygılar.

Güz Özlemi 
 21.11.2011 10:41
Cevap :
Değerli yazarım, ilginize ve geçmiş olsun dileklerinize teşekkür ederim.Sağ olun var olun.Saygılarımla.  21.11.2011 11:14
 

Eşiniz için geçmiş olsun demek istiyorum size ve yazdıklarınızın ülkemiz gerçeklerinden olduğunu da biliyorum. Her konuda olduğu gibi, sağlık sektöründe de yaşanan sorun ve aksaklıkların giderilmesi için, bireysel ve toplumsal içerikli her çareyi, hep birlikte arayıp, bulalım diyorum. Birlikten güç; güçtense çözüm yolları kendiliğinden doğar. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 20.11.2011 18:29
Cevap :
Cem bey sağlık sorunu veya bir başka sosyal sorunu tek başımıza çözmemize olanak yok.Sizin de söylediğiniz gibi güç birliği şart.Bunun için elimizdeki tek güç "blogta aktif yazı yazanlar".Bu güç devamlı yazılarıyla ve yazılı medyaya durumu taşıyarak-tabii mümkün olursa- ve de resmi makamlara sosyal medyayı da kullanarak tavsiye yazıları yazarak Ülke çapında gündem yaratmak bence en rasyonel yoldur. Ama herkesin bu yöntemi ciddiye alması ve katkıda bulunması ile mümkün olacaktır.Sevgi ve saygılarımla.  21.11.2011 18:13
 

Değerli Abim yılmaz Bey; tartışmamıza bir süre ara verdim çünkü böyle daha sağlıklı olur. Öncelikle tekrar eşinize ve siz geçmiş olsun diyorum ve allah şifalar versin. Hatta bundan böyle başınıza aynı sorunun gelmemesi için eşiniz tansiyon ilaçlarını düzenli kullansın ve arada bir tansiyonu ölçtürsün. Normal sınırlarda (büyük tansiyon 14'ün, küçük tansiyon 9'un altında) tutarsanız artık bir daha burun kanamsı olmaz, ya da ihtimal çok azalır.Şimdi gelelim tartışmamıza. Ben sizin bu yazınızdan yola çıkarak yorum yaptım ama siz sürekli konunun dışına çıkıyorsunuz, cevabınızda. Bakın tekrar yazıyorum öazel hastanedeki pratisyen doktor gerekeni yapmıştır. Nitekim yazınızdan anlıyoruz ki ondan sonra kanama olmamıştır! Ayrıca devlet hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde uzmanlar vardır. Apandisit amaeliyatını orda olursunuz! Kalp krizine gelince artık uzun süredir Türkiye'de 112 acil servis işlev görüyor. burayı arıyorsunuz ve kısa zanada (10-15 dk içinde) tam teş.ambulans,ekip gelir...

Dr Atanur Yıldız 
 18.11.2011 8:59
Cevap :
Değerli dostum,mevzuyu uzatmak istemem.Ama iki örnek vereceğim.Bundan 12 sene önce,bir bayram günü küçük oğlumun top oynarken yazlıkta kolu kırıldı.Tekirdağ Devlet Hastanesine götürdük.Ortopedist olmadığı için çekilen filmden hareketle bir görevli(doktor değil) omzu sardı.Başarılı da oldu.Ancak biz bir ortopedist göremedik.Ya köprücük kemiği hatalı kaynasaydı ne yapacaktık? Ben bunu söylemek istiyorum.İkincisi tam teşekküllü ambülanstan söz ediyorsunuz.2-3 sene önce baldızım 6 cı kattan 5 ci kata merdivenlerden yuvarlanıp düştü.Kan revan içinde kaldı.112 on dakikada geldi.Tamam ancak,asansörle aşağıya indirilen baldızıma "boyunluk" takılmadı.Ambülansta yanında idim..Ne doktor vardı ne de hijyenik malzeme.Tampon yapacak,pansuman yapacak hiçbir malzeme yoktu. Ya kalp krizi geçirseydi nasıl müdahale edeceklerdi acaba?Kocaeli Devlet hastanesi ve sağlık kurumları herhalde çok gelişmiş durumda.İstanbul öyle değil maalesef.:))  18.11.2011 11:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 424
Toplam yorum
: 2143
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 991
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster