Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '06

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1517
 

Bazen hayattan zaman çalmak iyidir

Bazen hayattan zaman çalmak iyidir
 

Sizde benim gibi, yağmurlu sonbahar günlerinde evde oturup kahvesini yudumlamayı ve camdan bakmayı sevenlerdenmisiniz? Her ne kadar hepimizin yapacak işleri olsada, okulu veya işi astığımız bir gün evde böyle kaygısızca, yağmuru sadece camdan izleyerek oturmak ne büyük zevktir.

Bazen hayattan zaman çalmalıyız, yoksa onun bize kendiliğinden vereceği yok. O denli kaptırıyoruz ki kendimizi işlere, neyi neden yaptığımızı unutuyoruz. Bazı zamanlar öyle bir an olmalı ki; günlük yapmamız gereken herşeyi, tüm yükümlülüklerimizi 10 dakikalığınada olsa bir köşeye koyup, ruhumuzu özgür bırakmalıyız. Ama bu dinlenmek amacıyla televizyon izlemek veya uyumak olmamalı. Hiçbirşey yapmadan bir dakika durun, bu dünyada olmanın, nefes alabilmenin, duyularımızla birşeyleri hissedebilmenin keyfine varın...

Aslında bazen bu kadar mucizeyi nasıl es geçtiğimizi düşünüyorum. İnsanın kendini şımartması, önce kendini mutlu etmesi, önce kendini düşünmesi gerek gibi geliyor bana.(Bunu bende yapmıyorum tam anlamıyla ama) Bu kendini düşünmek,halk arasında bilinen bencillik seviyesine ulaşıp, farklı bir boyut almamalı tabi. Benim kastettiğim, kendine faydası olmayan insanın kimseye faydası olmaz. Öncelikle kendini sevmeyen bir insanın başka insanları sevmesi nasıl beklenebilir?

Kendimizi sevmeyi, mutlu etmeyi, kendimize özel zamanlar yaratmayı öğrenmek zorundayız. Ondan sonra başka insanları da mutlu edebiliriz ancak. Sevgilinizi, eşinizi, çocuğunuzu mutlu etmek onlar için birşeyler yapmak için savaşmayın kendinizle, sizi sevenlerin tek istediği sizin mutluluğunuzdur. Diğer şeyler, bunun üstüne inşa edilebilir. Kendiniz iyi olmadan başkalarından iyilik bekleyemezsiniz, kendiniz dostluğu hissetmeden başkalarının dostluğunu bekleyemezsiniz, sevmeden sevilemezsiniz...

Neden onca yıl okuduk okullarda? Neden çalışmak zorundayız? Tamam, daha iyi yaşamak geçinmek için, ama herşeyin bir sınırı var. Ne yaparsak yapalım herşey önce rahatlık huzur ve mutluluğa bağlanıyor.

Aynı şekilde sıkıntınında insanı nasıl sağlığından ettiğini hepimiz az çok biliyoruz. Şimdi bir dakikada olsa rahatlayalım ve bu dünyanın gerçekte zevk alınacak bir yer olduğunu hatırlayalım. Hepimiz bazen kendimize zindan ediyoruz dünyayı, üzülüyoruz, kırılıyoruz... Duygularımızı olduğu gibi yaşamayı öğrenmedikçe de,ruhumuz bedenimizde hapis kalmaya devam edecek. Ağlamak istediğimizde ağlasak mesela, biliyorsunuzdur iyice ağladıktan sonra insan nasıl bir anda rahatlıyor. Sonra bir yerde okumuştum,gülmek ayrıca mutlu ediyormuş insanı.

Duygularımızı yaşamak için, kendimizi daha iyi anlamak için vakit ayırmalıyız kendimize.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu konuda asıl olan nokta insandır.İnsan hayatı boyunca programlanmış bir alet gibi durmadan çalışmaktadır. bu herkeste görülmektedir. okumak 11 sene boyunca. sınava girmek ve kazanmak ihtmali ile 4 sene daha okumak. kazanamamak ise daha ruhsal bozukluğa iter adamı. çünkü ona şartlanmıştır ve kendisinin ne istediğini tam anlamı ile bilmemektedir.kendisine vereceği değeri başkaları tarafından öğrenmek zorunda kalan birisi için bu çok karmaşık bir durumdur.Kendini biraz olsun bu karmaşıklıktan uzaklaştırıp düşünce dünyasına dalsa ve yaptıklarının kendisine getirisine ve götürüsünü dinlese kendi iç sessizliği ile bütün ayrıntıları ortaya çıkaracaktır muhtemelen. en olmaz zamanlarda bile tek başına bir yerde 1 dak. düşünmek "bugün ne yaptım(yapacağım) kendimi hayata tam anlamıyla bağlayacak" sorusunu sormak kimsenin aklına gelmemektedir bence.ama hayat tüm güzellikleri ile akıp giderken ve bizden de biz farkında olmadan birşeyler götürürken dur diyelim ve hayatı yaşayalım olanca gücümüzle

Özlenenler 
 02.11.2006 23:35
 

İşe anı yaşa diye girildiğinde zaten çok fazla sorun kalmıyor sanki... Sözlerinize destek olarak uçaklardaki bir uyarıyı söylemek isterim. "Acil durumda oksijen maskesini önce kendiniz kullanın, sonra çocuğunuza verin..." Bunun sebebi kişinin önce ayakta kalabilecek gücünü sağlamak sonra da başkalarına yardım edebilecek durumda tutmak... Her konuda da bu böyle... Önce ben diyebilmek başkalarıyla sağlıklı ilişkiyi sağlayan en önemli şey... Ve kişi kendisine nasıl bakıyorsa karşısındaki kişi de o gözle bakıyor... Kendisine değer vermeyen ve herşeyini karşısındaki kişi için tüketen birisine, karşı taraf da değer vermiyor ve kendisini tüketmesine yardımcı oluyor... Ama iki değerli kişi birbirlerinin değerini arttırarak daha da zenginleşebiliyor ilişki içerisinde.. Sevgiyle...

Barış 
 16.09.2006 16:11
 

AHHH!! DEMEK GELDİ İÇİMDEN NE DENİLEBİLİRKİ BAŞKA.BU HALE GETİRLİDİNİZ 22 YAŞINDASINIZ VE AĞLAMAK,GÜLMEK,MUTLULUK HAKKINDA NE DENLİ DONANIMSIZ NE DENLİ UMUTSUZSUNUZ. OYSA 22 YAŞINDA YENİDEN KEŞFEDİLECEK,YENİDEN İCAT EDİLECEK SALT KİŞİSEL GÖRÜŞLERİNİZ SALT DARACIK SAPTAMALARINIZ YERİNE KEŞFEDİLMİŞ,İCAT EDİLMİŞ BİR YIĞIN KİTAP OKUSAYDINIZ. DOĞAL Kİ KİŞİSEL GÖRÜŞLERİNİZ DE OLAMLIYDI AMA YA DONANIM,YA ÇEVRE,YA KÜLTÜR... 22 YAŞINDA HAYATI ÇÖZMEYE ÇALIŞAN AMA NE DENLİ HÜZÜNLÜSÜNÜZ . ZOR DEĞİL YAŞAM...KENDİMİZE AYIRACAĞIMIZ ZAMANDA DEĞİL KENDİMİZİ MUTLU EDECEK OLAN.... KENDİMİZLE AŞMAK YERİNE SORUNLARI ,KEŞFEDİLMİŞ HAYATIN TAM İÇİNE BIRAKMALI NEŞESİYLE,HÜZNÜYLE,DERDİYLE.... SENDE KATIL KENDİNE DÖNMEK YERİNE HAYATA...... ŞİMDİDEN BAŞARILAR

Yücel EVRENN 
 12.09.2006 11:34
Cevap :
:) siz ya yanlış anlamışsınız bişeyleri ya da biraz yüzeysel okumuşsunuz yazdıklarımı...Söylediklerinizden anlaşılıyorki gençlik döneminizi biraz geçmişsiniz. Sizde şu kitaplarda okuduklarını kopyala yapıştır yapan insanları kültürlü ,asıl düşüncelerini anlatmaya çalışan insanlara ise pervasızca "donanımsız"diyebilenlerdenmisiniz yoksa? Merak etmeyin o birilerinin keşfetmiş,icat etmiş kitaplarından haddinden fazla okudum. Size onları yazsam anlaşılan daha hoşunuza gidecekti,ama ben kendi kişisel görüşlerimi yazmayı seçtim.Sizin aradağınız "kültür" "çevre"zaten herkesin etrafını çember gibi sarmış. Bilmiyorum ama sizin gibi düşünen öğretmenler,yetişkinler yüzünden yıllarca okul sıralarında ezberci bir zihniyetle,"şair burada ne anlatmak istemiş"gibi yoruma dayalı sorulara öğretmenin bulduğu cevap doğru kabul ettirilerek,yetiştirilmeye çalıştık. Bende bir Ahhh çekmek istiyorum,keşke yazımda aslında hüzünlü saplantılar değil,umutlu yarınlar olduğunu çözseydnz.Teşekkürler eleştiriniz için  12.09.2006 13:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 933
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Evet kendimden bahsetmeliyim. Ben 22 yaşında bir üniversite öğencisiyim.. Her genç kız gibi tabi ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster