Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
652
 

Bazen yaşamak

Bazen yaşamak
 

“Harflerdir bir araya gelip kelimeleri oluşturan; kelimelerdir bir araya gelip cümlelere kavuşan ve insandır oluşan bu cümlelerde hayat bulup anlam kazanan. Ve kalemdir yazan; bazen kader, bazen keder, bazen sevinç ve bazen de... Madem yaşamaktır yazmak ve madem yazmaktır yaşamak... Öyleyse, ben yazarken yaşarım; yaşarken de yazarım...”diyerekten başlamıştım hayata. Hayat işte, bazen olağan durumları olağanüstü gibi gösteren ve bazen olağanüstü durumları olağan gibi kabul ettiren bir kaos ortamının yeryüzündeki ayrı bir sureti idi. Yaşamaktı asıl olan, fakat içinde çokça doğrunun olduğu ve asgari yanlışın bulunduğu şekilde olmalıydı adına “yaşamak” dediğimiz şey.

 

“Bir zulümât-ı âlem[1] içinde kalıp kaybolmuşsa insan, fıtrat-ı insaniye[2] gereği munis[3] bir yapıya bürünür. Mebde-i hayattan[4] ahir-i hayata[5] değin yaptığı gibi…”diyerekten devam ettim hayata. Hayat, içinde barındırdığı doğru ve yanlışları birebir tecrübe ettirerek bu âlemde var olan zihayatlara[6] sahip olduğu anlamı, yapılan her hatada doğruya ulaşması yönünde yeniden keşfettiriyordu adeta. Madem hata kula ait ve madem doğruyu bulmak için hata kaçınılmaz ve madem insan fıtratı gereği yaşamın her anında buna müsait; öyle ise yapılan bir hatanın ikincisine düşmemeli. Olur da, insan aynı hataya ikinci kez düşerse, içinde bulunulan bu perişan duruma gökler de ağlamaz, yer de…

 

Lisan-ı hal edilecek olunursa, hayatın sadece belli bir evresini kapsayan yaşamak, bazen çok uzun göründüğü gibi, bazen de çok kısa olarak tezahür edebilir. Yaşamak, çok uzun görünür. Çünkü, fani olan bu âlemde yaşantınız boyunca gerçekleştirmek istediklerinizi ve belki de fazlasını hayata geçirmişsinizdir. Dönüp de ardınıza baktığınızda geriye sizi anımsatacak çok şey bırakmışsınızıdır. Yaşamak, çok kısa görünür. Çünkü, fani olan bu âlemde yıl bazında uzun bir süreç geçirmiş olsanız dahi, yaşadıklarınız yapamadıklarınız ile çokça dolu ise, bu isteklerinizi hayata geçirmek babında yaşamak çok kısadır. Çırpınıp durursunuz geride sizi anımsatacak bir şeyler bırakmak için. Fakat, buna ne gücünüz yeter ne de zamanınız.   

 

 

“Bazen gitmek ister insan, bazense kalmak. Ve hep gitmek ve kalmak arasında bir karmaşanın ortasında bulur kendini, çözülmesi imkansız bir kaos misali. Bazen gitmek istediği yer de aynıdır, kalmak istediği yer de…” diyerekten yaşamaya devam ettim. Hayatın her evresinde barınan belirsizliklere bir nokta koydum. Belirsizlik işte, çokça karşılaştığımız ve bir karara varamadığımız, o içinden çıkılması imkânsız gibi görünen istenmeyen durum.

 

** *

 

Bazen diye başlar cümle,

Ve bazen,

İnsanları okumaya başlamışken

Sadece bir virgül atılır bakışlara,

Hayat, devam eder durur

İnsanları okumak zorlaşırken

Bazen de bir nokta konulur bakışlara

Dünya, dönmeyi unutur.

Ve bazen,

Olmak da ister insan, olmamak da…

Bir çelişki yumağında saklanır durur hep,

Bazen korkusuzdur insan,

Kalbinde karanlığa hiç yer yoktur.

Ve bazen de korku doludur

Yaşamaya dahi mecali yoktur…

 


[1] Zulümât-ı âlem:Karanlıklar âlemi

[2] Fıtrat-ı insaniye: İnsan doğası, insan tabiatı

[3] Munis: Uysal

[4] Mebde-i hayat: Hayatın başlangıcı

[5] Ahir-i hayat: Hayatın sonu

[6] Zihayat: Canlı, yaşayan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1368
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster