Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
229
 

Bazı Faydalı Sorular

Bazı  Faydalı Sorular
 

Toplum içinde iki türlü insan grubu vardır.  Etken  ya da edilgen karakterli kimseler. Bu gruplardan birisi kural koyar, diğerleri ona uyar. Bu kaçınılmaz olarak gerçekleşir adeta. Öyle bariz ve kabullenilen bir sonuçtur ki; kimse pek " neden?" diye sormaz bile.....

Dominant yani baskın  karakterli, her ortamda lafını kolayca geçiren insan  için çok güzel, yararlı bir süreçtir bu. Adil değildir elbette ancak zaten bu karakterdeki insan da pek adalet peşinde değildir.

Ailenizde, işyerinizde, komşularınız arasında ve politika sahasında çok vardır böyleleri. Sizi hiç umursamazlar ve her zaman ve sadece kendi sözlerinin geçmesini, taleplerinin her zaman yerine gelmesini isterler, hatta bunun için sizi zorlarlar çoğu kez. Onlara "hayır"  denmesi çok zordur ancak nadir de olsa "hayır"  denildiğinde neler yapabileceklerini, ne kadar "üzücü-kırıcı" olabileceklerini de  iyi bilirsiniz. Zaten bilindiği için de bu tiplere pek "hayır"  denilmez ve tek taraf lehine, onun çıkarına gelişen,  aslında temeli biraz korkuya dayanan kısır bir döngü böylece sürer gider.

İyi güzel de bu hep böyle mi gitmeli? Bir çözüm yok mu? Anneniz sizi,  birileri mutlu ve rahat olsun da  kendisi çile çeksin, mutsuz  olsun diye mi bu Dünyaya getirdi? Sizin de birey olarak kıymetiniz yok mu?

Bence var. Kısır döngüyü farkettiğinizde,  ya da artık canınıza "tak" dediğinde, yarın hayatınızın ilk günüymüş gibi, değişim için adım atmaya başlamalısınız. Siz de kendi kararlarınızı, tercihlerinizi ortaya koymalı, biraz tepki vermelisiniz. Yoksa hayatınız baştan sona bir kayıp olarak sürer ve de "The end."....Yazık değil mi size?

Değişmelisiniz dedik ancak nasıl? Bunun çeşitli yöntemleri vardır lakin,  pek te kolay değildir. Özellikle doğuştan sessiz, sakin, edilgen, mülayim yapıdaysanız. Ancak, bence, bir yerden sonra ipleri elinize almak kesinlikle mümkündür.

Bunu çeşitli şekillerde yapabilirsiniz. İnsanların size uygun gelmeyen taleplerini açıkça,  lakin kibar bir tarzda,  hatta sebebini de söyleyip reddederek; çekindiğiniz birisiyse biraz  şakaya vurarak -ki bu da mizaç meselesidir), bazen de  o kişi nezdinde lafı geçen birisini aracı kılarak;  baştan meseleyi zamana yayıp, sürüncemede bırakarak; sessiz kalıp hayır dediğinizi bu şekilde hissettirerek vs.

Yazımın başında da belirttiğim gibi,  baskın karakterli diğer insanların yapmanızı istedikleri tavırları irdelerken de bence çok yararlı olabilecek sorular var. Bunları ister karşı taraftakilere yöneltin, isterseniz içinizden meseleleri irdelerken  ancak, mutlaka sık sık kullanın. Şahısların söz ve hareketlerini lütfen biraz sorgulayın. Bu size kaybettirmez, kazandırır. Bu en çok  irdeleyici, yararlı sorular bence "neden?" ve  akabinde "nasıl?"  soruları.  (Tabii insanlara birebir bu soruları yöneltirken de yersiz zamansız davranmamak, toplum adabına uygun, kibar bir üslubu seçmek şarttır. ) Bazı durumlarda da olayları analiz ederken,  İçinizden  kendi kendinize  bu yararlı soruları sorabilir cevapları değerlendirebilirsiniz..

Genel bir davranış özelliği olarak; bir konuda hemen "evet"  demeden önce o konuyu irdelemeli, soruları sormalı, ikna olmuşsanız onaylamalı, olmamışsanız usulünce ağırdan alıp, meseleyi soğutmalı ya da doğrudan "hayır" diyebilmelisiniz.Politik konularda  da bu tür sorular faydalıdır. Çünkü malum, politika makro sonuçları olan, milyonların hayatların üstelik te hem bugün hem de onlarca yıl etkileyecek olan bir sahadır.

Şimdi bir de seçim arefesi,  propaganda  zamanı. Bu süreçte çok farklı şekillerde abartılı yorumlar, partilerin çok çeşitli  ütopik vaatleri, karşılıklı suçlamaları ya da tam tersine pohpohlamaları çok yaygın  biçimde karşımıza çıkabilir.  Sizler de bunları  okurken, dinlerken, TV'de haberleri izlerken, beyanatları ve  gelişmeleri  içinizden ya da çevrenizdekilerle beraber, bu sorularla  "neden? nasıl?" diye değerlendirmeli, yorumlamalısınız. "Neden?", "."Nasıl?"  gibi soruları sıkça sormalısınız. 

"Filanca poltikacı şöyle şöyle kötü özelliklere sahiptir... Neden? Somut hukuki değeri olan veriler var mı? Yoksa hepsi laf-söz, iftira mı?"

"Şu şahsa oy veriniz".  "Neden? Şahsı tercih etmemizi gerektirecek artı özellikleri neler?

"Falan kimseyi destekleyiniz,  kendisi çok başarılı olacaktır. Hatta  adaylar arasında en idealidir". "Neden? Nasıl?

"Şunları şunları  şunları en mükemmel şekilde gerçekleştireceğiz." "  Nasıl? Gerekli kadro ve imkan var mı?"

Bu sorular karşılığında,  aldığınız cevaplar ya da kendi içinizden bu sorulara vereceğiniz cevaplar ve hisleriniz, belirleyeceğiniz  davranışlar konusunda en önemli  verileri oluşturacaktır.

(Vurgulamalıyım ki; size cevap veren politik şahıs veya mercilerin, abartılı ütopik cevaplardansa,   dürüstçe;  tatsız da olsa gerçekleri dile getirmeleri; çok daha değerlidir.)

İçinize sinmeyen hiçbir talebi, hiçbir kararı, hiç kimseyi  onaylamayın bence. Çok uzun yıllar içinde kemikleşmiş siyasi fikirleriniz, ilkeleriniz  varsa, içlerinden en "olmazsa olmazınızı"  bir kenara ayırıp muhafaza ederek,  diğer  konuları bir gözden geçirin. Bazen asli -en çok önem verilen konuların yerine gelmesi için, bazı ikincil detaylarda değişik tercihler yapılabilir. Değişim insani bir şeydir. Hayatın bir özelliğidir. Şahsi maddi çıkar karşılığı olmayan her değişim de bence saygındır.

Unutmayın, kapınızın dışında, binanızda, işyerinizde arkadaş çevrenizde ve politik beyanatlarda ne söylenirse söylensin;  asıl önemli olan zihninizdeki terazinin kefesinin hangi yöne ağır bastığıdır. (Bu karara  dayanak olan da zaten kendi yaşadığınız, yüzleştiğiniz gerçeklerdir).  Eğer ait olduğunuz gruba uymayan bir  tercih yaptığınızı bilmelerini de istemezseniz; kimseyle paylaşmak zorunda da değilsiniz.  Sonuç olarak; siz yine de kendi fikirlerinizi  ve sezgilerinizi esas alın;  nihayetinde,  oy kabinine girdiğinizde de içinizi en çok rahat ettirecek tercihe yönelin.

Her zaman güzel ülkemizin, insanlarımızın kazanmasını dilerim. Sağlıcakla...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 158
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 400
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster