Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
773
 

Bazı alevilerin, başbakana davranışı...

Bazı alevilerin, başbakana davranışı...
 

''Gerçeğe Hû!..''


Son günlerde, Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan'ın, bir Alevî derneğinde yaptığı iftar yüzünden; diğer Alevî Dernek ve Vakıfları fırtına kopardılar âdetâ. İnanın, bu tepkinin sebebini bir türlü anlıyamadım. Halbuki memnun olunması gerekirdi. Bâzı Alevî derneklerinin, Sn Başbakanın, yine bir Alevî Derneği'nin dâvetine icâbet ederek, İFTARLARINA katılmasında ne gibi bir mahzur olabilir ki?..Hayret doğrusu

Bir Alevî DEDESİ'nin oğlu olarak, beni ziyâdesiyle memnun eden bu yaklaşıma, hak etmediği şekilde tepki gösterilmesinden, cidden rahatsız oldum.

Bu Zât-ı Muhteremler; Sayın Başabakan, yapılan dâvete katlmasa idi bu sefer, ''katılmadııı!::'' diye bağıracaklardı(!)...

Hem ''düşkün yapma'' yetkisini nerden aldınız ki siz erenler?!..

Üstelik, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nı ''İFTAR'a DÂVET'' ettiler diye. Olacak iş mi bu ey dostlar?.Haa!...Olacak iş mi?..

Bu, bize aslâ yakışacak bir şey değil. İftar'a dâvet edilen Sayın Başbakan Erdoğan değil de, ABD başkanı Mr.W.Bush olsa idi, yine aynı şekilde mi davranacaktınız?

Söylenilen sözler, Başbakan'a değil de normal vatandaşa bile olsa

Koca Yunus'un;

'' Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil''

sözleri, bize hiç bir şey öğretmedi mi şimdiye kadar.

Eğer öğretmedi ise çok yazık!..

Size gönl'ünü açmış birisini, reddetme cesâretini nasıl gösterbiliyorsunuz? Doğrusu anlamakta zorlanıyorum. Hem, bir başbakanı iftara dâvet etti diye, diğer bir kardeş derneği ve O'nun mensuplarını, '' DÜŞKÜN'' ilân etmek, toplum nezdinde size bir şey kazandırmaz ki!.

Biraz daha mâkul, biraz daha anlayışlı, biraz daha tahammüllü, biraz daha kucaklayıcı, biraz daha musamahakâr olamaz mıyız acaba?..

Çünkü hepimiz bu ülkede yaşıyor, hepimiz bu vatanı çok seviyoruz!..

Farklılıklarımız, neden ayrılık sebebimiz olsun ki?..

Bu farklılıklarımız, asırlarca bizim zenginliğimiz olmuş. Bunu, şimdi neden kavga, ayrışma nedeni hâline getirelim ki?

Üstelik; ''Allah'ımız bir, Kur'an'ımız bir, Peygamberimiz bir, Vatanımız bir, Bayrağımız bir...''

Birbirimize karşı, biraz daha anlayışlı ve müsamahakâr olmayı denesek, her şey'in daha iyi olacağına inanıyorum. Bize de bu yakışır!...

Sağlık ve muhabbetle...

Bektaş Azizoğlu
14.01.2008, pazartesi
Üsküdar-İSTANBUL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgi ve muhabbetlerimle kucaklıyorum sizi.bizler bir bütünün parçalarıyız.en kötü ihtimalleri bile göze alsak,sayın başkanın eli tutulmalıydı.yinede katılan herkesi tebrik ederim.zaten yunus emre gereken cevabı vermiş yorumunuzda.bize sadece düşünmek düşer. saygılarımla

kemal turan turran 
 19.01.2008 17:35
Cevap :
Estağfirullah Kemal Turan Bey... Mâlum'unuz, Efendimiz (A.S.M) vâsıtasıyla Rabb'imiz(c.c.); bize, Yüce Kitab'ımız Kur'an-ı Kerîm'i gönderdi. Kur'an'ımızın tatbikâtını da, Efendimiz (A.S.M) ile yaptırdı Yüce Yaradan'ımız. Onlar da, sünnet ve hadislerdir...Var mıydı Efendimiz (A.S.M) zamanında ''Alevîlik, Sünnî'lik'' diye bir şey?..Yoktu.Biliyorsunuz ki; Efendimiz (A.S.M)' den sonra İslâm'ın içine giren her şey, BİD'AT' tır. Fakat islâm âlimleri bunları; bid'at-ı hasene, bid'at-ı seyyie diye ikiye ayırmışlar. Kur'an, Hadis ve Sünnet çizgisinde olanları da, ''bid'at-ı hasene'' olarak kabûl etmişler... Alevîlik, gerçek mânâda Hz.Ali (K.V.) Efendimiz' i sevip, O'nun Yolu'ndan gitmekse eğer; O Yol da: Kur'an, Hadis ve Sünnet Yolu'dur dostlar...Hiç kimsenin; ''Allah'ın Arslanı'' olarak anılma şerefine ermiş ve Efendimiz (A.S.M)' in; ''Ben ilim şehr'i isem, Ali ilm'in kapısıdır.'' iltifatına mazhar, Yüce bir ZÂT' ı, Kur'an Dışılığa itmeye hakkı yoktur..Sağlık ve muhabbetle..Bektaş Azizoğlu  24.01.2008 14:55
 

Öncelikle sana katılıyorum. Dediğin çok doğru. Ama ainesi (aynası) iştir kişinin lafa bakılmaz. demem o ki, sen hiç bir spmut adım atma sonra iftar ver(hükümet vermiştir) Bu çocuk kandırmaya benziyor. Ha eşit olduğunuzu (alevi değilim) lafla değil de icraatla gösteriyorlarsa, o zaman hiç bir sözüm olamaz. Hükümetin uyguladığı Amerikan tarzıdır. Biz sizinle dostuz deyip, el altından düşmanımıza silah satan zora gelince çuvalı geçiveren zihniyetin devamıdır... Saygıdeğer İst. milletvekilinin katılım olmaması sonrasında verdiği beyanatlardan da anlaşılmaktadır. Sevgiler, saygılar...

karga 
 18.01.2008 16:58
 

"Her gün bir yerden göçmek ne iyi, Her gün bir yere konmak ne güzel Bulanmadan,donmadan akmak ne hoş, Dünle beraber gitti cancağızım; Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım." saflık olsa da..

Salih ERDAGI 
 16.01.2008 12:34
Cevap :
Salih Bey; Alevi-sünni,Türk-Kürt,Çerkez-Abaza vs.gibi ayrımcılıklar bence bal gibi ırkçılıktır!. Kim yaparsa yapsın...Rabb'imiz böyle bir ayrımcılıktan hiç hoşnut olmadığını, Yüce kitab'ımız Kur'an'da; ''Arap'ın Acem'e, Acem'in Arap'a üstünlüğü yoktur.Üstünlük ancak takvadadır..'' diyerek,bizi uyarmaktadır...Onun için, bir kişinin, ''İNSAN'' (!) olması yeterlidir bence...Sağlık ve Muhabbetle...Bektaş Azizoğlu  18.01.2008 23:00
 

sunni kesimin temsilcisi iktidar partisi alevi kesimin talepleri yönünde önemli bir adım atıyor üstelik ahasan hüseyin şiiriyle.. tüm alevilerin iç farklılıklarına rağmen temel talepleri var mı.. hep birlikte bunu elde temeliler.. Yoksa bu iyi niyetli diye değerlendirmek zorundayız açılımın hiç bir alevi önderi altından kalkamaz..yazıda takıldığım konu teklik, türk kimliği orta asya kaynaklı etnik yapıya dayandırılmak yerine anadolunun ürettiği senteze dayandırılmış olsaydı bu asansör önleri dahil yaşadığımız kimlik bunalımlarını yaşamazdık.. hepimiz gönül rahatlığı ile türk olurduk,,diye düşünürüm..ama ben kafdağının ardından gelmek zorunda kalmışım.. elinize sağlık..

Salih ERDAGI 
 16.01.2008 12:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 345
Toplam yorum
: 234
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 567
Kayıt tarihi
: 24.11.07
 
 

İlkokul'u Düzce'nin Gölyaka İlçesi, Açmaköy'ünde bitirdikten sonra, Ortaokul'u Gölyaka'da okuyup,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster