Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
194
 

Bazı Annelerin Ayağının Altındaki Cennet Değil

Bazı Annelerin Ayağının Altındaki Cennet Değil
 

Başlık çok mu ağır geldi? Lütfen devamını okuyunuz;

Aylardan Eylül, sahildeyim. Yavaş yavaş hava dönmeye, tatilciler de evlerine gitmeye başladı. Bir yandan sahildeki şemsiye ve şezlonglar toplanırken, bir yandan da gelenler azalıyor.

Ege’nin en güzel zamanlarını yaşıyoruz. Hava ne üşütüyor ne de terletiyor. Deniz dalgalı, dalgalı olduğu kadar da sıcak. Dışarısı hafif esse de güneş yerini koruduğu için, her şey limonata kıvamında.

Sessizliğin keyfini çıkartırken, dalgaların sesini dinliyor, güneşin yansımalarını seyre dalıyor, ara ara da kitabımı okuyorum.

Bu rüyalar aleminde her şey yolunda giderken, çocuk çığlıkları ile daldığım yerlerden çıkıyorum. Sahile yeni bir aile gelmiş. 35 – 40 yaşlarında bir kadın, onun eşi olduğu anlaşılan bir adam ve  onların yaşlarında akrabaları olduğunu tahmin ettiğim bir adam daha. 8 – 9 yaşlarında bir kız çocuğu ve 5 ile 7 yaşlarında iki erkek çocuğu da yanlarında.

Buraya kadar sorun yok…sorun, “anne” sıfatlı kadının, çocukları yalvardığı halde, zorla, her birini denize ATMASI!

Evet çocuklarını tuttuğu gibi, bir karış suya resmen atması!

Çocuklar nasıl korkuyorlar, nasıl ağlıyor ve yapmamasını söylüyorlar ama kadın asla dinlemeyerek, doğru bildiği yanlışlarına kararlılıkla devam ediyor. Çocuklar ağlamaya, anne zorlamaya dursun, diğer erkeklerin bu durumdan rahatsız olmadığı açıkça anlaşılıyor.

Çünkü babalarına yalvararak seslendiklerinde, pek de oralı olmuyor, gelse de müdahale etmiyor. Kadın çocukların birini suya batırıyor, yüzmesi için boylarını aşan yerden sahile doğru fırlatıyor, diğerini alıp, aynı şeyleri yapmayı devam ediyor.

Bu korku çığlıkları arasında da benim içim daralıyor ve bütün hevesim kaçıyor.

Düşünüyorum; Herkes anne ya da baba olmak zorunda mı? Çocuklara doğru bildiğimiz ne çok yanlışlar yapıyoruz. Onların geleceklerini şekillendirirken, eciş bücüş yollar çiziyoruz. Belki de o yollarda kaybolmalarını baştan garanti ediyoruz. En kıymetlilerimize ışık olacak yerde, karanlığa kendi ellerimizle gömüyoruz.

Belki de anne ve baba olmak için bir daha düşünmek gerek. Aslında bilinçli anne baba olunması gerektiğinden, eğitimden falan söz etmeyeceğim, ancak gerçek sevgiye ve sağlıklı zihinlerin zorunluluğuna inandığımı da vurgulamadan geçemeyeceğim.

Hiçbir annenin, yüzme öğreteceğim diye, çocuklarının sudan korkmasını, güven problemi yaşamasını, şiddet görmesini ve bunları ömür boyu yaşamak üzere, kalplerine, beyinlerine mühürlemesini anlamayacağım ve anlamak da istemeyeceğim.

Çocukların normal koşullarda, sahile gidince mutlu olmaları, koşmaları, oynamaları, anne ve babaları yanlarında olduğu için huzurlu ve güvende hissetmeleri gerekir.

 Bu sabah, yine geldiler ve anneleri yanlarına gelen çocuklar, korkudan titriyorlardı, soğuktan değil!

Ve yine bir karış suda, kadın kızını suya fırlattı!

Şimdi başlığı bir daha okuyun ve hâlâ ağır gelip gelmediğini bir kez daha düşünün.

Çimen Erengezgin

07.09.2017

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 518
Kayıt tarihi
: 08.09.11
 
 

Yazar ve Yoga Eğitmeni ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster