Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '08

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
307
 

BBB (Biz bize benzeriz)

BBB (Biz bize benzeriz)
 

Çocukluğumu geçirdiğim Almanya’da yaşarken, etrafımızda beni Türk olarak gururlandıracak çok fazla birşey yoktu doğrusu. 70 ve 80’lerin o hızlı büyüyen Alman ekonomisinde yaşamak, tabii ki güzeldi ancak sahiplenilmiyordu işte. Almandı çünkü.

Fakat çocukken aileden gelen bilinçli bir yaklaşım sayesinde hem orada gayet uyumlu yaşadık hem de Türk’lüğümüzü hiç bir zaman unutmadık aile olarak. Ve 1985’te Türkiye’ye döndük.

Ankaralı olmamıza rağmen, Antalya’da satın aldığımız evimize yerleştik ve daha ilk günlerde ben cennete geldiğimizin farkına vardım. Tabii ki burada birtakım aksaklıklar vardı ancak havası, güneşi, insanları, çok farklıydı. Çok.

Sonra yıllar geçti ve bir anda kendimi yer küresinin diğer tarafında, Çin’de buldum.

Şimdi Çin’de bulunmak, yerli halka karışmanın, Çin’lilerle arkadaşlık etmenin gerçekten zor olması nedeniyle çok sayıda yabancı insanla bir arada olmanza neden oluyor. Japon, Alman, Fransız, Afrikalı, aklınıza ne gelirse.

(Bu arada, hemen belirteyim, Türk deyince dünyada artık herkesin aklına, ki buna Çin’liler de dahil, futbol geliyor.)

Ve bu insanlarla konuşuluyor. Türk olunca da nedense insanlar Türkiye’yi konuşmaktan hoşlanıyorlar.

Türkiye’ye bu ortamdan ve mesafeden bakmaya başlayınca da gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Biz, tabii ki orta doğulu değiliz. Gerçi birçok uzak doğulu öyle zannediyor ancak, değiliz. Çok farklıyız. Bunda da zaten herkes hemfikirdir.

Ancak biz Avrupalı da değiliz. (uzak doğuluların geriye kalanı da böyle düşünüyor) Avrupalı olamayız, bence olmayalım da zaten. Eksiltir bizi Avrupalı olmak. Biz, bize benzeriz. Ve gerçekten de biz ancak bize benziyoruz. Ha illaki benzemek istiyorsak, ya da illaki kendimizi birileri ile karşılaştırmak istiyorsak, Hofstaette adındaki bir araştırmacı 1960’larda yıllar süren bir araştırma yapmış. O zamanlar, dünyanın en çok ülkesinde fabrika/ ofisi olan IBM’in her ülkesindeki çalışanları ile görüşmeler yapmış, anketler doldurmuş, sonra bunları incelemiş. Detaya girmek, bu yazının konusundan uzaklaşmak olur. Neyse, bizimle ilgili de şunu bulmuş: Biz en çok Brezilya ve Arjantinlilere benziyoruz. Yani, alışkanlıklarımız, geleceğe bakışımız, yaşlılarımıza olan yaklaşımlarımız vs.

Bulunduğumuz coğrafyada ise biz, bize benziyoruz. “Türkiye, her an herşeyin olabileceği, çok enteresen, çok hareketli, çok neşeli bir ülke.” Bu sözleri defalarca duydum. Biz açlık nedir, onu da biliyoruz, onunla yaşamayı da biliyoruz, eğlenmesini de biliyoruz, bakmayın, çalışmasını da.

Sıcakkanlıyız, heyecanlıyız, duyguluyuz, şefkatliyiz. Aç olan komşumuz, bizi rahatsız eder. Etmiyor birçok insanı dünyada işte.

Ancak, galiba bir tek şeyi beceremiyoruz. Kendimizle gurur duymayı. Dünya sahnesinde gurur duymayı ve ne olduğumuzu objektif bir gözle görmeyi beceremiyoruz.

Bir de bunu öğrenirsek, bizden keyiflisi olmaz. Hiç merak etmeyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 439
Kayıt tarihi
: 11.01.08
 
 

1970 Ankara doğumluyum. 15 yıl Almanya'da yaşadım, lise ve üniversiteyi Türkiye'de tamamladıktan son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster