Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
680
 

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'ndan hâlâ haber yok

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'ndan hâlâ haber yok
 

Ümit kesilmek üzere.


Dün akşamüstü 16:00 sularında, içinde BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin daha bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'tan Yozgat Yerköy'e giderken düştü. Dünden beri yapılan arama çalışmalarında, aradan 20 saat geçmesine rağmen bir netice alınamadı.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, helikopterin bir hafta önce kiralanması sırasında Yazıcıoğlu’nun helikopterle uçmak istemediğini açıklamış. Çayır, Yazıcıoğlu’nun parti yöneticilerine, “Bırakın bu helikopter işlerini, hava koşulları kötü olunca uçamayız. Tehlikeli bir şeyler olur. Beni öldürecek misiniz?” dediğini belirtmiş.

İşte beni düşündüren de bu sözler oluyor. Bizler, ülkeyi yönetmeleri için politikacıları seçtiğimizi ve seçerken de bu insanların bu işi becereceklerini düşünüyoruz. Ama politikacılarımızın durumları meydanda.

BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, 30-40 yıldır politika yapıyor. Bir ara koalisyonlarda önemli bir rol oynadı partisiyle. Ama kötü hava şartlarında helikopterle gidilmemesi gerektiğini bile bile gidiyor.
Ayrıca kiraladıkları helikopterde sinyal verici bulunması gerekirken bulunmuyormuş.

Adam sen de'ciyiz ya! Tepeden tırnağa oryaltalleştirmeye çalışıyor politikacılarımız bizi. Çevremde kime sorsam Avrupalıyı sevmiyor. Çağdışılığı methediyor bana. İşte sonuç ortada.

Kahramanmaraş mitinginde ''Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz'' demiş Yazıcıoğlu.

"Madem hazine yardım etmiyor, zor şartlarda çalışmak zorundasınız, niye devam ediyorsunuz politikaya, sayın Yazıcıoğlu?" diye sormak istiyorum ama şu anda zamanı değil. Hayatından endişe edildiği bir durumda kendisini fazla eleştirecek değilim.

Ama politikacılarımız artık daha becerikli, bilinçli, eğitimli, kültürlü olmak zorundalar.
Kendilerini yetiştirmemiş kimseler politikadan ellerini ayaklarını çekmeliler, yazık oluyor bu ülkeye de kendilerine de!

20 saattir Türkiye sınırları içinde, Kahramanmaraş ile Yozgat arasınde düşen helikopterin izine rastlanmıyor. Hava şartları kötü, yağış ve kar var. Çalışmalar zormuş. İşin teknik yönlerini pek bilemem. Ama Allah göstermesin, bir harp filan çıksa, Güneş duasına çıkmamız gerekecek galiba. "Allah'ım n'olur güneş açsın. Düşman helikopterlerini göremiyoruz. Yanlışlıkla kendi helikopterlerimizi vurmayalım!" diye.

Ordumuzun kötü hava şartlarında PKK'ya karşı amansız mücadele verdiğini düşünüyoruz, basın yoluyla görüyoruz. Bu helikopter niye bulunamıyor acaba? Helikopter içinde bulunan 6 kişi ölmedilerse bile soğuktan donup ölecekler.

* Genelkurmay Başkanlığına ait 2 skorsky ve 1 casa uçağının saat 04.30'da hareket ederek, bölgede arama çalışmalarına başladığı belirtiliyor.

* Emniyet Genel Müdürlüğüne ait H-160 tipi bir helikopterin de arama çalışmalarına katılmak üzere saat 05.25'de Nevşehir'den bölgeye hareket ettiği kaydediliyor açıklamalara...

Çalışmaların 345 jandarma subay, astsubay ve erbaş, Kahramanmaraş Sivil Savunma Birlik Müdürlüğü ekipleri, Adana Sivil Savunma Birlik Müdürlüğünden 27 personel, 8 araç ve 1 arama köpeği ile 897 geçici köy korucusu ve 60 AKUT personeliyle devam ettiği belirtilen açıklamada, ''Sağlık Bakanlığına ait 14 ambulans ve 2 medikal kurtarma ekibi bölgede hazır bekletilmektedir. Arama çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Gelişmeler takip edilmektedir'' denildi.

Tüm bu çalışmalara rağmen 20 saat içinde düşen helikoptere ulaşılamaması gerçekten düşündürücü. Bu kadar kötü hava koşullarında bu helikopteri havalandıran pilot dahil, birçok suçlu olduğunu düşünüyorum. İnşallah kısa zamanda helikopter bulunur da kimse de ölmemiş olur. İşimiz duaya kaldı.

Şu an itibarıyla da kazazedelerden ümidin kesildiği gösteriliyor TV alt yazılarında.

********

112 ACİL SERVİS KOMEDİSİ

Helikopterde bulunan İHA muhabiri İsmail Güneş, cep telefonundan 112 Acil Servis'i arıyor ve helikopterin düştüğünü kendisinden başka kimsenin sağ olmadığını belirtiyor. Onun da ayağı kırılmış hareket edip de bakamıyor diğerlerine.

Acil servis telefonundaki görevli bayan İHA muhabirine öyle sorular soruyor ki, insan gülsün mü ağlasın mı bilemiyor.
20 dakikalık konuşmada bayan görevli İHA muhabirine bir sabıka kaydı olup olmadığını sormuyor ama aklına gelen her saçmalığı soruyor. Donmaması için neler yapması gerektiği konusunda bir şey söylemiyor. Tüm sorular sadece vakit geçirmek için ve bilinçsiz. Yaralı adamı kıvrandırmaktan, üzmekten öte gidemiyor.

Sanki bir karakolda, sıcak sobanın karşısında otururken ifade alan bir polis memuru. Muhabirimiz de "Yahu... Nereye gittiğimizi bilmiyorum... hatırlamıyorum..." gibi cevaplar veriyor. Helikoptere binmiş ama nereye gittiklerini bile bilmiyor. "Erhan Abi!.." diye seslenip duruyor ama cevap alamıyor.

Bu durum da beni üzüyor. Tepeden tırnağa tüm kuruluşlarımızda mı beceriksiz insanlar yerlerini kapmışlar?


ÇELİŞKİLİ HABERLER

Kaza'nın medyaya yansımasından beri TV'de bir haber kanalından takip ediyorum. Her kafadan bir ses çıkıyor. Valisinden tutun da Yazıcıoğlu'nun özel kalem müdürüne kadar herkes bir şeyler söylüyor. Yaralıların hastaneye kaldırıldığı açıklamalarından sonra, düşen helikoptere henüz ulaşılamadığını öğreniyoruz.

Parti Merkezi'nden yapılan açıklamalar da bilgilendirici değil. Önce Başbakan'a, Cumhurbaşkanı'na methiye sonra da eleştiri geliyor, yeteri kadar ilgilenilmedi diye.

Meclis Başkanı Tunus'ta bir resmi ziyarette ama Parti Genel Merkezi bundan habersiz, Meclis Başkanı Köksal Toptan'ı eleştiriyor, Meclis'in değerli bir milletvekiline sahip çıkmıyor diye. Hooop!.. Tunus ziyareti yarıda kesiliyor, Köksal Toptan olay yerine gidecekmiş. Başbakan da Tokat mitingini iptal etti, olay yerine gidecek. Hep göstermelik bunlar. Gidip de ne yapacaklar?
Devlet mekanizması tam çalışmıyor mu? Yetkili ve etkili makamlar yok mu? Kurtarma ekiplerindekiler de teker teker donma tehlikesi geçiriyormuş. Onlara da kurtarma ekibi göndersinler bari...

Güleriz ağlanacak halimize durumları!

http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1075430&Date=26.03.2009&b=Helikopterden

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1075621&Date=26.03.2009&b

<ımg alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2009/03/26/fft17_mf206958.Jpeg" border="0">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 868 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3124
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster