Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
445
 

BDP niye gerçekleri görmüyor?

BDP niye gerçekleri görmüyor?
 

Merhaba değerli okurlar,

Geçenlerde bir TV kanalında, BDP Genel Başkanı Sayın Selahattin DEMİRTAŞ'ın bir söyleşisini izledim........

Sayın DEMİRTAŞ, terör olaylarının bitmesi konusunda isteklerini sıralarken İktidar Partisi AKP'den olmazsa olmaz koşullardan birisi olarak, KÜRTÇE EĞİTİMİ istemektedir.......

Kürt anadan ve kürt babadan doğan çocuklar, Türkçe eğitime niçin zorlanmaktadır tarzında, kendisine göre haklı gerekçeler ileri sürerek Kürtçe eğitimin önünün açılmasını istemektedir.......

Olaya objektif olarak baktığımızda, haklı yönleri de var gibi görülmektedir.........

Evet, bir insanın anası babası türkçe bilmiyor ise, onlardan olan çocuklar nasıl Türkçe öğrenebileceklerdir?

Koskocaman bir bölgeden ve oradaki yoksulluk içerisinde il merkezlerini bir tarafa bırakalım, ilçelerden, köylerden, ve mezralarda yaşamaya çalışan insanlardan bahsediyoruz.........

O bölgelerde bırakın kürtçe eğitim verilmesini, TV'lardan hep izliyoruz, biz o bölgelere daha türçe öğretimini, ilkokulları, öğretmenleri ve hatta insanca yaşamı dahi götürememişiz ki.......))))

Bunda sorumluluk, sadece gelmiş geçmiş hükümetlerin midir?

Ora halkını, devletle karşı karşıya getirme çabası içerisinde olanların hiç mi kusuru yoktur?

Çocuklarını ileri sürerek, Devlet kurumlarına, devletin kolluk güçlerine meydan okuyan, onları kışkırtan, Devletin malına zarar veren, insanların hayatına kasteden eylemlerde bulunan, sonrasında da insan haklarından, demokrasiden bahsederek, çocuklara, çocuklarına af isteyenlerin hiç mi kusuru yoktur?

BDP olarak o yöreyi temsil ettiklerini ileri süren Milletvekillerinin de, gerçekten bu ortamın ortadan kalkmasını samimiyetle isteyip istemedikleri de, bence sorgulanmalıdır............

Çünkü, gerçekten oranın kalkınması o yöre insanlarının da rahat ve huzur içerisinde yaşayabilmelerini istiyorlarsa, orada sukunetin sağlanması için sık sık, doğu ve güneydoğu anadolu bölgesi halkının yanına gidip, onlara, " Devletin kolluk güçlerine karşı çıkmayın, devletin malına zarar vermeyin, buralarda kavga döğüş olmasın, sukunet sağlansın ki, devlet buralara da istediğiniz hizmetleri getirebilsin...." diyerek halkı telkin etmelidirler..........

Ama gözlemlediğim kadarı ile günümüzde, ne yazık ki böyle bir yapıcı yaklaşımın, BDP'lilerce ortaya konulmadığı, aksine bazı BDP'li siyasilerce adeta yöre halkının kışkırtılmasına yönelik, devlete meydan okumaların yapıldığı bir süreçden geçmekteyiz.......

Ne yazık ki, iş sıkıya geldiğinde de, topun PKK'ya atılmakta olduğunu görmekteyiz..........

Bunun son örneğini de,

"Şiddetin durması için muhatap PKK’dır. Hükümet PKK’yı muhatap almalı ve diyalog sürecini başlatmalı. Şiddet noktasında muhatap BDP değildir." diyen Sayın DEMİRTAŞ'ın açıklalamalarında görüyoruz.........

Sayın DEMİRTAŞ' a sormak lazım.......

Peki PKK kimdir?

Hükümet PKK'yı muhatap almalı derken, kimin muhatap alınmasını istemektedir?

BDP, şiddet noktasında muhatap değilse, BDP, olayların neresindedir?

Olayların bir diğer tarafı olan dokunulmazlık zırhı arkasında hesap vermekten kaçan siyasilere de sormak gerekiyor........

TC'nin bütçesi nereye gitmektedir?

Sayın KILIÇDAROĞLU geçenlerde Sayın Başbakana önemli bir soru sormuşdu....

" İşsizlik sigortası fonundan çok önemli bir para aldınız. Bunun için yasa çıkardınız. Bu yasanın çıkış gerekçesi Doğu ve Güneydoğu'daki yatırımların tamamlanmasıydı. Bu para nereye harcandı? Bakıyoruz Doğu'ya, Güneydoğu'ya... Bu kadar büyük bir paranın, 2 milyar 800 milyon liralık bir paranın yatırıldığı bir alan çıkarsa biz de onu göreceğiz. Bu para nerededir, ne değildir " diye.''

Ancak Sayın Başbakandan, bildiğim kadarı ile hala ses çıkmadı bu konuda..........

Ne yazık ki, Sayın DEMİRTAŞ Başkanlığındaki diğer BDP'lilerden de ses çıkmamaktadır...........

Başda Sayın DEMİRTAŞ olmak üzere, BDP'lilere yine sormak gerekiyor........

Niçin en azından Sayın KILIÇDAROĞLU gibi, seçilmiş oldukları bölgenin kalkınması için ayrılan bu 3 katrilyona yakın paranın peşine düşmemektedir ve bu konuda hassasiyet göstermemektedirler?

Siz o yöre insanlarının daha rahat, huzurlu ve insanca yaşamalarını istiyorsanız, niçin hükümetten, o bölgenin kalkınması için işsizlik sigortası fonundan aktarılan yaklaşık 3 katrilyonun hesabını sormuyorsunuz?

Anlaşılır gibi değildir.......

Ben şahsen kendilerinden, o paraların, o bölgenin kalkınması için mi harcanmıştır, yoksa yine birilerinin kalkınması için mi kullanılmıştırın peşine düşmeleriniş beklerdim..........

O bölgelerin sorunu şu anda İktidar partisi olması nedeniyle, AKP'nin sorunuymuş gibi gözüksede, asıl olan o bölgelerin onlarca yıldır ihmal edilmesidir...

Ve görülen odur ki, ihmal edilmeye de devam olunmaktadır.......

Bence o yöre insanı, o yöre Milletvekillerinden, hesap sormalıdır, hesap.........

Evet, her seçim döneminde Ankara'ya göndermiş oldukları Milletvekillerinden, Bakanlardan hesap sormalıdırlar.......

Niçin bölgemizde iyileştirmeler yapılmıyor, insanlarımız hala, işsiz, aşsız perişan haldedir diye........

Sayın DEMİRTAŞ, kürtçe eğitim isterken, becerebilirse, öncelikle o bölgelerde sukunetin sağlanması için çaba sarfetmelidir.........

Çünkü sukuneti olmayan bir bölgeye yatırm yapılabilir mi?

Elbette hayır.........

Gelişebilir mi?

Elbette hayır........

İnsanlar rahat ve huzuru bulabilir mi?

Tabii ki hayır.......

Yatırım yapılmaya kalkışıldığında, iş makinelerinin yakıldığını, çalışan işçilerin, mühendislerin kaçırıldığını hepimiz biliyoruz........

Yani görünen odur ki, birileri oranın bu şekilde kalmasını arzu etmektedir.........

Yani birileri o bölgenin bu ortamından nemalanmaktadır.........

Ve sonuç olarak, KURT PUSLU HAVAYI SEVER misali, rantiyecilerin önü kesilmedikçe, o bölgelerdeki kaos ortamı devam edecektir.......

SAYIN DEMİRTAŞ, HAKLI İSTEKLERİNDEN SAMİMİYETLE SONUÇ ALMAK İSTİYOR İSE, ÖNCELİKLE BÖLGESİNE SAHİP ÇIKMALI VE ORADAKİ SUKUNETİ SAĞLAYABİLMELİDİR........

SAYIN DEMİRTAŞ VE DİĞER BDP'Lİ VEKİLLER, YÖRE İNSANLARINA, TERÖRE MEYDAN VERMEYELİM, SİLAHLARI BIRAKALIM, TERÖRİSTLERE YARDIM ETMEYELİM, TARZINDA TELKİNDE BULUNMALIDIRLAR.........

EĞER Kİ, ONLARDA TABİİ Kİ BİRİLERİNDEN KORKMAMAKTA İSELER........

YA DA NEMALANANLAR İÇERİSİNDE ONLARDA YER ALMAMAKTA İSELER..........

ÇÜNKÜ ŞU BİR GERÇEK Kİ, ORALARDAKİ SORUNLAR, EL ELE VERİLEREK ÇÖZÜLEBİLİR.........

AKSİ TAKDİRDE, O BÖLGELER VE ORALARDA YAŞAYAN İNSANLAR, YOKSULLUKLA CEBELLEŞİRKEN, BİRİLERİ, AKAN KANLARI UMURSAMADAN, O BÖLGELERİN RANTINI YEMEYE DEVAM EDECEKTİR........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 524
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 835
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster