Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
44
 

Bebek ağlar, hayat akar

Bebek ağlar, hayat akar
 

28 yaşında güzel bir işi olan, sosyal, mutlu güzel bir kadın. Haftasonları arkadaşlarıyla aktivite yapan, kendi kazandığı parayı harcayarak yaşamını devam ettiren güzel mi güzel bir kadın. Kendisine ait bir arabası olan, sağlıklı ve hiç kimseye ihtiyacı olmayan kadın, birgün aşık oluyor. Aşk, sevgi, sadakat, güven, tüm duygularını tek bir adamda yaşayabiliyor. Şimdi işi olan kendi parasını kazanabilen, sosyal, rahat, güzel bir yaşamın tek eksiği olan aşk da teşrif etti. Hayat tam da istediği gibi artık herşey yolunda. Tabi ki aşık oldu ya evlenmeleri gerek , sonuçta biz böyle gördük. Evlenir iki aşık, çok da mutludur. Herşey yolunda gidiyor, gezmeler tozmalar falan filan derken aşık adam çocuk ister. Aşık kadının annesi, arkadaşları, ailesi herkes çocuk ister. Sadece kadın çocuk istemez. Nihayetinde aile arkadaş ve eş baskılarına esir düşen kadın çocuk yapmayı kabul eder. Kısa süre sonra hamile kalır ve 9 ay bazen sıkıntılı, bazen uykusuz, bazen bulantıdan aç bir şekilde geçer. 9 ay sonra çok tatlı bir erkek çocuk dünyaya gelir ve herkes çok mutludur. Arkadaşlar, aile, eş dost arar tebrik eder, ve  bebek ağlar hep ağlar. Kadın bu arada 30 yaşındadır ve bebek hep ağlar. Geceleri uyumaz, hastalanır bebek, kadın gece kalkar ilaç verir. Başında bekler, kadın bekler, bebek ağlar. Bebeği isteyen arkadaş, aile, koca herkes mışıl mışıl uyur. Kadın bebeğin başında sabahlar , sayamayacağı kadar çok gece. Bebek ağlar, kadın uyumaz, bebek isteyen koca dahil herkes mışıl mışıl uyur. Kadının işi bebeği büyütmektir. Yemek yapar, temizlik yapar. Koca işden gelir çay yapar. Ütü yapar kadın hep bir şeyler yapar.

Kadın artık 34 yaşındadır. Bebek çocuk olmuştur artık. Çocuk isteyen koca ne çocukla ne kadınla çok da ilgilenmez. Genel ihtiyaçların karşılanmasıdır ona göre ilgi. Romantizm yoktur evlilikte, cinsellik yerine getirilmesi bir görev olmuştur. Hayattan çok da beklentisi yoktur kimsenin. Ama kadın mutsuzdur. Bu mutsuz evlilik standart süregelen tartışmalardan birinde bitirilmeye karar verilir. Oysa tartışmaların hepsinin ana teması bellidir. Seni seviyorum kelimesiyle çözülebilecek bu durum çıkılmaz bir hal alır. Ama öyle seni seviyorum değil , kadın hissetmek ister. Sevildiğini, kadın olduğunu hissetmek ister. Tek sorun budur fakat adam sorunu anlamaz ya da anlamamak işine geliyordur.

Evlilik biter, kadın 40 yaşında bir çocukla tek başına hayat mücadelesi vermeye başlamıştır. Bu hikaye nasıl son bulacak bilemiyorum fakat standart Türkiye ‘de dul kadın olma gerçeğini düşünürsek çok da kolay olmayacağını tahmin etmek zor değildir.  

40 yaşında, kilolu, mutsuz bir kadın düşünün. Bir çocuk annesi kadın, asosyal, agresif, kırılgan bir kadın düşünün. Arkadaş olmak ister miydiniz onunla ya da o kadın olmak ister miydiniz ?Peki  güzel, zarif özgüveni olan sevecen, maddiyatı yerinde sosyal bir kadın düşünün. Onunla mı arkadaş olmak isterdiniz yoksa ? Anlatılan özellikler aynı kadında mevcutt olan özelliklerdir. Biz değişmeyiz aslında, hayat şartları değişmemizi emreder ve biz de itaat ederiz.  

Hayatımıza aldığımız insanlara çok dikkat etmeliyiz. Kimse bize, bizi geri veremez. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 570
Kayıt tarihi
: 14.07.09
 
 

Merhabalar, ben 1985 Zonguldak doğumlu olup 1994 yılından itibaren Antalya'da yaşıyorum. Hayata d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster