Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '13

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Bebek Gelişimi: 21.Ay

Bebek Gelişimi: 21.Ay
 

Bebek Gelişimi: 21.Ay


Odur-budur derken 21.ayı da bulduk. Şaka gibi, yakında 2 yaşında bir oğlumuz olacak.

Bu aralar Can efendinin karakter patlamasıyla uğraşıyoruz. Herşey illa dediği gibi olacak. Bizi kızdıran ya da yasakladığımız şeyler özellikle yapılacak. Yağlı eller kafaya sürülecek; odaların kapısı çaktırmadan açılıp, elbise dolapları boşaltılacak; ayakkabıların altı ellenecek; koltuk tepelerinde gezilecek… Bütün bunlar yapılırken de göz ucuyla anne/babanın tepkileri izlenip, bıyık altından gülünecek. Kızıldığı zaman yerlere yatılacak. Yuvarlanarak uzaklaşılacak.

Karakter konusunda olduğu gibi fiziksel gelişim konusunda da bir genleşme halindeyiz. Can’ın boyu süratle uzamaya devam ediyor. 2 aylık uzun bir seyahatten dönen arkadaşlarımız ne kadar büyüdüğüne inanamadılar. Tabii biz hergün gördüğümüz için o kadar farkına varmıyoruz. Ancak başkaları söylediğinde anlıyoruz. Bir de sokakta, parkta başka çocukları gördüğümüzde ve kaç yaşında olduklarını öğrendiğimizde Can’ın 2-3 yaşındaki çocuklarla aynı boyda olduğunu görüp şaşırıyoruz. Gelgelelim boyda gösterdiğimiz performansı kiloda gösterdiğimiz söylenemez. Can o konuda muhtemelen babasına çekecek: Uzun ve ince. Zaten düşünürsek bana çekmesinin ne gibi bir faydası olabilir ki? Uzun ve KALIN :)

Bebek oğlum, 21. ay dönümün kutlu olsun. Daha nice mutlu, neşeli, sağlıklı aylara benim küçük prensim…

Bebek gelişiminde 21.ayın karakteristik özellikleri ve Can’ın performansı :) şöyle:

Fiziksel Gelişim

  • Motor gelişimi: 21 aylık bir bebek yürümeyi çoktan  çözmüştür. Artık tırmanma ve denge gerektiren aktivitelerden hoşlanır. Merdivenler ve yüksek koltuklar çok caziptir. Kaldırımın kenar taşlarının üzerinde yürümek gibi cambazlıklara bayılırlar. Bu nedenle evdeki eşyaların güvenliğine ve sokaktaki hareketlerine ekstra özen göstermek gerekir. (Can’ın bu aralar en favori dinlenme noktası koltukların sırt yastığının tepesi. Koltuğun üzerine tırmandığı yetmiyormuş gibi bir de koltuğun en yüksek noktasına çıkıyor ve orada boylu boyunca uzanıyor. Bedeni küçücük olduğu için o incecik yere sığıyor. Ancak bu aktiviteyi yapmasına sadece biz koltukta oturuyorken izin var. Ayrıca bilgisayar koltuğunun üzerinde ayağa kalkıp jaluzileri çekiştirmeye de bayılıyor. Şimdiden birkaç jaluzi kanadını kopardı. Sanırım ileride bu evden taşınırsak yüklü bir demirbaş parası ödeyeceğiz:) )
  • Gücünü gösterme: Bu yaştaki bebekler gücünün sınırlarını sınamaya ve bu konuda size gösteriş yapmaya bayılır. Sandalyelerin yerlerini değiştirmek, karyolasından tırmanmaya çalışmak, kendi boyundan büyük objeleri taşımaya çalışmak tipik hareketlerindendir. (Gücümüzü göstermek de en sevdiğimiz şeylerden biri. Gittiğimiz kafelerdeki sandalyeleri oraya buraya çekiştirmek, bizim bile zorlukla taşıdığımız içi dolu su bidonunu kaldırmaya çalışmak, ellerine kocaman eşyalar alıp önünü göremeyecek hale gelerek yürümek… Daha sayayım mı? )

Konuşma Gelişimi

  • Konuşmaya yardımcı olmak: Bebeğinizin konuşmasına yardımcı olmak için onunla bebek dilinde değil, bir yetişkinle konuşuyormuş gibi konuşun. Kelimelerin bebeksi isimlerini değil, gerçek isimlerini söyleyin. Bebeğinizle sıklıkla ve ona yönelerek konuşun. Komik şarkılar söylemek de dil kaabiliyetinin gelişmesine yardımcı olur. (Yapıyoruz efendim, yapıyoruuuz, da, henüz bir gelişme yok…)

Algısal ve Kavramsal Gelişim

  • Detaylar: Bu yaştaki bebekler günlük hayattaki detaylara özen göstermeye başlar. Mesela vücut organlarının çoğunun ismini öğrenmiştir. Sorduğunuz zaman bir oyuncak bebekte de aynı şeyleri gösterebilir. Eğer kağıda bir daire çizerseniz, çok başarılı olamasa da bunu taklit etmeye çalışacaktır. Böcekler gibi küçük şeylere bayılır. Dikkat etmezseniz onları yemeye çalışması işten bile değildir. Küçük nesnelere bu ilgisinin nedeni eğilip, onları eline alacak kadar küçük motor becerilerinin gelişmiş olmasıdır. Çeşitli nesnelerin görünüşlerinin, kokularının, tadlarının ve seslerinin farklı olması ilgisini çeker. (Aaa, küçük şeylere bayılıyoruz. Mesela yemek yerken yere bir kırıntı düşsün ya da yerde ufak bir kağıt parçası bulunsun. Hemen itinayla anneye verilir.)
  • Gözlem: 21 aylıklar çevrelerinde gelişen olayları gözlemeye bayılır. İşin aslı, onlar zamanının muhtemelen %20'sini sadece gözlem yaparak geçirir. Gözlem yapmak öğrenmenin bir parçasıdır. Bu nedenle diğer çocukların düz duvara tırmandığı bir ortamda sizinki kenarda oturup onları izliyorsa endişelenmeyin. Muhtemelen miniğinizin gözlem saatidir. (Ah! Şu gözlem yeteneğinden çektiğimiz… Bizimki kirli çamaşırların çamaşır makinasına atılmasına yardımcı oluyor ya, artık günde 500 defa temiz çamaşırların da dolaplardan alınıp, itinayla çamaşır makinasına atılmasını engellemeye çalışıyoruz. Eee biz kaşındık. Adamın gözlem yeteneğini bile bile çamaşırların nerede yıkandığını öğretirsen sonu da bu olur…)

Sosyal ve Duygusal Gelişim

  • Cinsiyet: Bebeğiniz belli bir türde oyunlara ya da oyuncaklara ilgi gösterdikçe sizin de aklınıza cinsiyet ile ilgili konular gelebilir. Bu yaştaki çocukların cinsiyet ayrımı ya da cinsiyet kalıpları yoktur. Bu nedenle erkek ya da kız çocuğunuzu belli türde oyunlardan ya da oyuncaklardan hoşlanması için zorlamayın.
  • Benim dediğim olacak: Bu yaştaki bebekler, yaşlarına özgü meşhur öfke nöbetleri ve keşif merakı nedeniyle pek çok aktiviteyi kendi başına, kendi dilediği şekilde yapmak konusunda ısrarcıdırlar.  Bu durum bebeğinizin büyüdüğünün ve hareketlerini idare etme konusunda kendine daha çok güvenmeye başladığının işaretidir. Güvenlik ya da sağlık konusunda bir sorun oluşmadığı sürece bebeğinizin tercihlerine ve ilgi alanlarına saygı gösterin.  Mesela giyeceği kıyafeti seçmesine, ekmeğinin üzerine hangi reçeli süreceğine karar vermesine ya da misafirliğe götüreceği oyuncağı kendi belirlemesine izin verin.

  • Rutinler iyidir: Yemek, uyku gibi düzenli olarak tekrar eden aktivitelerde belli bir rutini izlemek olayların kontrol altında olduğu mesajını vererek bebeğinizi rahatlatacak ve kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Rutinler sizing hayatınızı da kolaylaştırır. Bebeğiniz her gün belli saatlerde ne olacağını bilirse, belli bir rutini olan aktivitelerin akışına daha az direnç gösterecektir. Ayrıca belli rutinleri uygulamak, sizin de aktiviteler için plan yapma ihtiyacınızı azaltacaktır. (Can’a uyku konusunda belli bir rutini uyguluyoruz. Bu rutine alıştığı için, gece vakti gelip, sütünün ısıtıldığını görünce ve “haydi uyku vakti geldi, nennen yapacak mısın?” deyince, bana öpücük gönderip, babasının ardından tıpış-tıpış yatak odasına koşuyor. Bana bye-bye yaparken en sevdiğim hareketi, nedendir bilinmez, ağzındaki emziği yere atması. Sonra tabii hemen kıymetlisini yerden alıp, ağzına geri koyuyor. Bu hareketi o kadar hoşuma gidiyor ki, bazen Can’a yüz defa bye-bye diyorum, her seferinde, üşenmeden o emzik yere uçmaz mı… BA-YI-LI-YO-RUM. )

Yemek

  • Yemek adabı ve alışkanlıkları: Tipik bir 21 aylık, kaşık, çatal ve bıçak kullanma,  suyu bardaktan içme gibi becerileri geliştirmiştir. Ancak bu davranışları her zaman adabıyla uygulamayabilir. Bazı çocuklar düzenli bir şekilde yemek yerken, bazıları bundan uzaklaşır. Kimi bebekler ellerine ve üzerlerine yemek dökülmesinden hiç hoşlanmazken, diğerleri daha aylarca elleriyle yemek yemeye devam edebilir. Kimi çocuklar yemek yemekten hoşlanırken, öbürleri seçici olabilir. Kimi zaman belli yiyecekleri yemeyi tercih edebilir. Mesela sadece makarna, ekmek, pilav gibi beyaz renkli yiyecekleri yemek isteyip, sebzeleri reddedebilir. Çocuğunuzun yeme alışkanlıkları üzerinde çok fazla durmamaya çalışın. Tüm aile bireyleri için pişirdiğiniz yemekleri ona sunmaya devam edin ve aralarından dilediğini seçmesine izin verin. Merak etmeyin,  açlıktan ölmeyecek ve bu alışkanlıklarını da muhtemelen ileriki yaşlarda devam ettirmeyecektir. (Hmmm, yemekkk! En eğlenceli konumuz. Nasıl anlatsam, her bir öğünümüz ayrı bir macera. Bazen kuş kadar yer, bazen abartır. Bazen sadece peynirli makarna/pilav/yoğurt üçgeninde günler geçirir. Sonra bizim her yediğimizin ve içtiğimizin tadına bakmak ister. Sebzelere hiç dokunmama konusunda tutarlıyız ama… Sanırım yemek konusunda ben daha çok rahatladım. Arada çileden çıkarak ağzına tıksam da (bazen ağzına bir şekilde değdirip tadına baktırdığımızda yemeye başlıyor) genelde rahat bırakıyorum. Açlıktan ölmeyeceğine eminim. Olsa olsa dengesiz beslenir…)

Tuvalet

  • Tuvalet eğitimi: 18-24 ay arasındaki bi zamanda bebeğiniz tuvalete gideceği zamanı anlamaya başlayacaktır. Siz de çömelme, uzağa gitme, yüzün kızarması, ıkınma gibi bu işaretleri muhtemelen anlıyorsunuzdur. Bununla beraber, çocuğunuz bu işaretleri verse dahi henüz tuvalet eğitimine hazır olmayabilir. Tuvalet eğitimine geçiş kararını sizin değil, çocuğunuzun vermesi gerektiğini unutmayın. Henüz konuşmayan çocuklar dahi bu sürece hazır olduğunun sinyallerini verebilir. (Can’ın tuvalet eğitimi konusunda henüz bir gelişme yok. Bu konu ilgisini çekene kadar beklemeye devam edeceğiz. Can’ın son durumunu ve tuvalet eğitimine hazır olmanın sinyallerini bu yazımdan okuyabilirsiniz.)

21 Aylık Bebeklere Uygun Oyunlar ve Oyuncaklar

  • Oyuncaklar: Kitaplar, 3-4 büyük parçadan meydana gelen yap-bozlar
  • Dikkat oyunu: Günlük hayatta görülen objeler ya da insan vücudunun organlarıyla ilgili kitapları ona gösterip, nesnelerin nerede olduğunu sorun. Onları bulmaktan hoşlanacaktır. (Bir-iki hafta önce tesadüfen keşfettiğimiz ve babasıyla beni mutlu eden oyunumuz şöyleydi. Bir bebek mağazasının gönderdiği reklam broşürüne bakıyorken Can kucağıma gelmek istedi. Broşürü o da ben de ilk defa görmüştük. Laf olsun diye broşürdeki bebeğin nerede olduğunu sordum. Bizimki şak diye göstermez mi? Bunun üzerine ben de broşürde gördüğüm ve Can’ın bileceğini tahmin ettiğim çorap, biberon, oyuncak ayı, emzik vs. ne varsa sormaya başladım. Hepsini bilmez mi? Üstelik bunların hiçbiri bizim evimizdeki türden eşyalar değildi. Bu da nesnelerin isimlerinin kafasında oturduğunu ve benzer cisimleri bulabildiğini gösterdiği için çok heyecanlandık. O günden beri bütün broşürlerle aynı şekilde oynuyoruz. Bizimki nesnelerin isimlerini bildikçe pek bir mutlu oluyor. Tabii arada bir karıştırıyor ama olacak o kadar…)

 

Tanla

Diğer yazılarım için>> BebekveBen.com
Facebook>> Bebek ve Ben
Twitter>> @Bebek_ve_Ben
Pinterest>> bebekveben

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 4339
Kayıt tarihi
: 19.09.11
 
 

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 2 yaşındaki oğlum Can'la beraber düny..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster