Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '12

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
23373
 

Bebek Gelişimi 13.Ay

Bebek Gelişimi 13.Ay
 

Bebek Gelişimi


Can 13 aylık! Bizimle beraber 365 günü bitirmekle kalmayıp, üzerine de bir ay koydu benim tatlı oğlum. Can bizi sürekli mutlu ediyor, şaşırtıyor, güldürüyor. Onu bu dünyaya getirmemizin ne kadar iyi bir karar olduğunu ve onun yaşantımıza ne kadar büyük bir değer kattığını, Kuzey ile beraber nerdeyse hergün konuşuyoruz. O uykudayken bile tatlı-tipik hareketlerini taklit edip, kendi kendimize eğleniyoruz.

Ben her ne kadar Can’a bebeğim demeye devam etsem de, 13.ay, Amerikan kültüründe bebeklikten toddlerlığa geçişi simgeliyor. Toddlerın bizim dilimizde tek bir kelime olarak karşılığı yok. Ancak “yürümeye başlamış çocuk” olarak Türkçe’ye çevrilebilir.

Bu ay, bebek gelişimi adına pek çok yeniliğe arka arkaya tanık olduk. 13 aylık bebeklerin tipik gelişimini Can’ın örnekleriyle beraber şöyle özetleyebilirim:


Fiziksel Gelişim

Kimi bebekler elleriyle eşyalara tutunarak, kimileri de yardıma ihtiyaç duymadan kendi başlarına yürür.
Derinlik algıyı ve koordinasyon kaabiliyeti gelişmeye devam ettiğinden sakar hareketlerde bulunabilirler.
Yeni yürümeye başlayan bebekler için çıplak ayak ya da altı kaydırmayan çoraplar en uygunu olabilir. Bu dönem uygun bir çift ayakkabı almak için de güzel bir zamandır.
Bebeğiniz yavaş yavaş kilo vererek bebeklere özgü şişmanlığını kaybetmeye başlayabilir.
Kendi kendine giyinme konusunda çalışmalara başlayabilir. Onu giydirmek istediğinizde ellerini ve kollarını uzatarak size yardımcı olabilir. (Can şu anda çoraplarını, ayakkabılarını ve arkadan cırt-cırtla bağlanan yeni mama önlüğünü kendi başına çıkarabiliyor. Onu giydirirken ellerini/kollarını uzatmayı ise çok uzun zamandır yapıyor.)

Konuşma Gelişimi

Bir ya da iki anlaşılabilir kelime söyleyebilir. (Konuşma konusunda geçen aya kıyasla çok bir fark yok. Şimdilik söylediği kelimeler ba-ba, ma-ma, gel-gel-gel ve nadiren ver-ver)
Söyleyebildiği bazı kelimeleri yanlış yerde kullanabilir. Örneği kedi diyebiliyorsa, tüm dört ayaklı hayvanlara kedi diyebilir.

Algısal ve Kavramsal Gelişim

Sizin yaptığınız hareketleri taklit edebilir. Örneğin siz burnunuza dokunursanız, o da dokunabilir.
Neden-sonuç ilişkilerini keşfetmeye başlar. Örneğin “Emziğimi yere düşürünce annem alır. “gibi… (Ah! Bundan fazlasıyla dertliyiz. Can neden-sonuç ilişkilerini çoktan keşfetmiş durumda. Gözlerimizin içine baka-baka, bilerek yere düşürdüğü emziklerini, kaşıklarını, biberonunu, oyuncaklarını toplayıp minik adama geri verirken, bayağı bir bel egzersizi yapıyoruz.)
İstediği şeyleri işaretle gösterebilir. (Can hemen herşeyi işaret ederek gösterdiği bir döneme girdi. Bazen işaret ettiği yerde belli bir obje olmamasına rağmen işaret etmeye devam ederek bizi meraka sürüklüyor. Kimi zaman işaretin anlamı belli bir objeyi göstermek değil de “Beni içeriye götür.” ya da “Beni yataktan/oyun parkından dışarı çıkar.” oluyor.)
Can bugün Baby Einstein müzikli aktivite merkezinde otururken nereden aklımıza geldiyse “Hadi bize naynay yap oğlum!” dedik. O sırada oyuncağın müzik kısmıyla ilgilenmiyordu bile. Bizim öyle dediğimizi duyar duymaz, oyuncağın tuşuna basıp müziğini çaldı. Ne dediğimizi anlayacağını hiç tahmin etmiyorduk.
Akşamları Can’ın uyku saati geldiğinde, filli oyuncağından uyku müziğini çalarak uyuma fikrine alıştırmaya çalışıyoruz. Bugün öğlen uyku saati gelmesine rağmen benim işim olduğu için hemen yatıramadım. Gözlerimin içine bakarak adeta “Ben’ yatır!” dercesine filli oyuncağının müziğini üst üste çalışı vardı ki, görecektiniz. Yatırır yatırmaz da hemen derin bir uykuya dalarak tahminlerimde yanılmadığımı gösterdi.
Can’ı gece uykusuna yatırırıken hala yanında yattığımız yöntemi izliyoruz. Gözleri iyice kapanana kadar, kendini yatakta bir oraya bir buraya atmayı sevse de, sonunda ağlamadan uyuyor. Kendini sağa-sola atarken bir babasına, bir de bana yanaşıyor. Bu akşam bana yaklaştığında elimi alıp saçının üzerine koydu ve elime pat-pat vurdu. Yani saçının okşanmasını istediğini gayet güzel anlattı. Birkaç defa üst üste yaptığı bu hareketiyle bizi çok şaşırttı.

Sosyal ve Duygusal Gelişim

İlk arkadaş edinme denemelerine başlayabilir.
Duygusal ruh halinde ani değişiklikler gözükmeye başlayabilir. Birşeyi çok seviyorken aniden ondan rahatsız olmaya ya da dikbaşlılık göstermeye başlayabilir. (Can’ın pelüş oyuncaklarına karşı bariz bir sevgisi var. Onları sık sık kucaklıyor. Bazen ben pelüş oyuncaklardan birine sarılıp uyuyormuş gibi yapıyorum. Hemen hızla yanıma gelip, oyuncağı benden ayırıyor. Sanırım onları benden kıskanıyor.)
Sizden ayrı kalma konusunda endişeleri tırmanmaya başlayabilir. Bebeğinizden ayrılmanız gerekiyorsa (iş ya da seyahat) bu endişelerini yenmesi için, ona, sizi hatırlatacak birşey bırakın. Örneğin bir fotoğrafınız ya da kokunuzun sindiği bir yastık gibi…
Yaptığı hareketlerin izlenmesini sever. Alkış gibi pozitif bir geri bildirim aldığında aynı hareketi tekrarlamak ister. (Geçen gün barbekü partisine giderken Can’ın oyuncaklarından bazılarını da yanımızda götürdük. Partide uzun zamandır görmediği Kana’yı görünce hemen “halkayı çubuğa geçirme numarasını” ona da göstererek beni şaşırttı.)

Yemek Düzeni

Çoğu bebek, biberonun yanısıra kapaklı bebek bardağını da kullanarak birşeyler içebilir. (Can kapaklı bardağı kullanabiliyor. Ama genellikle ona vermeyi unuttuğumuz için fazla pratiği yok.)
İştahında ani bir düşüşten dolayı endişelenebilirsiniz. Ancak bu normaldir. Bağımsızlığını kazanma ihtiyacının bir parçası olarak, bebeğiniz, ne zaman ve ne yiyeceğine kendi karar vermek isteyecektir. (Oh! Bu konuda yalnız olmadığımıza sevindim. Yemek konusunda oğlumun günü gününe uymuyor. Bir gün çok yerken, diğer gün bizi adeta bir lokma için yalvartıyor. Ayrıca geçen gün daha önce ağzına koymadığı muzu ve avakadoyu bayıla bayıla yedi. Anlamak mümkün değil.)
Yemek yerken yiyecekleri yere atmasına, ağzından püskürtmesine ve kendi kendine yemeye çalışırken herşeyi kirletmesine hazırlıklı olun. (Üzerini kirletmesi ya da arada sırada püskürtmesi beni rahatsız etmiyor da, şu sevmediği yiyecekleri gözümün içine baka baka yere atmasına gıcık oluyorum. Ne yapsam olmuyor. Rica etmek, kızmak, ilgilenmemek, yere atınca üzüntüden ağlıyormuş gibi yapmak… Elbette söylediğim kelimeleri anlamıyor olabilir, ama, surat ifademden ne hissettiğimi bal gibi anlıyor.)

Tuvalet

Yerde dümdüz yatmayı sıkıcı bulduklarından, bez değişimi bir savaş haline gelebilir. Hatta bezsiz dolaşmayı bile tercih edebilirler. (Can’ın durumu bundan güzel anlatılamazdı. Bez değişimi için yatarken ya başka bir kişi de ellerinden tutarak ayağa kalkmasını engelleyecek ya da eline ilginç bir oyuncak vererek oyalanmasını sağlayacaksınız. Yoksa hızla emekleyerek kaçmaya çalışıyor. Poposu açıkmış, altı hala kirliymiş umrunda bile değil.)

13 Aylık Bebeklere Uygun Oyunlar

Saklambaç: Sizi takip etmek ve sizden saklanmak bebeğinizin en sevdiği oyunlardan biri olabilir. Bir sandalyenin, bir kitabın ya da bir mutfak havlusunun arkasına saklanıp, siz onu bulamıyormuş gibi yapınca bundan çok hoşlanacaktır.
Alma/verme/getirme/götürme: Çeşitli nesneleri uzağa atıp, sizin bunları kendisine getirmenizi beklemek en sevdiği oyunlardan biri olabilir. Ayrıca oyuncaklarını size vermekten ve sizin de ona geri vermenizden hoşlanabilir. Aslında bütün bunlar sizin dikkatinizi çekmeye çalıştığı sosyal bir oyundur. (Oyun oynarken, oyuncakların parçalarını ayırmak ve yeniden birleştirmek Can’ın çok ilgisini çekiyor. Parçalara ayrılan birkaç oyuncağını belki yüz kere bana verip, parçalarını ayırıp, yeniden birleştirmemi istiyor. Kendisi de aynı hareketleri yapmaya çalışıp, yapamayınca sinirleniyor. Ama hiç vazgeçmiyor.)
Yüz oyunu: Burnunuzu, ağzınızı ya da gözlerinizi parmağınızla işaret ederek isimlerini söyleyin. Zaman içinde isimlerini öğrenip, “Ağzın nerede?” diye sorduğunuzda size göstermeye başlayacaktır. Psikologlar bu oyunun bebeğin anneden ayrılma sürecinin (sizin kendinden farklı bir insan olduğunuzu anlama) bir ön alıştırması olduğunu düşünüyorlar.

Ay ay bebek gelişimiyle ilgili diğer yazılarım için>> http://www.bebekveben.com/tag/aylik-gelisim/

Sevgiler,
Tanla
Diger yazilarim için>> http://www.bebekveben.com
Facebook>> Bebek ve Ben http://www.facebook.com/pages/Bebek-ve-Ben/156814961053785
Twitter>> Bebek_ve_Ben http://twitter.com/Bebek_ve_Ben
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 4338
Kayıt tarihi
: 19.09.11
 
 

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 2 yaşındaki oğlum Can'la beraber düny..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster