Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Türkiyeyi Etkileyen iç ve dış politika sorunları

http://blog.milliyet.com.tr/sakin02

15 Haziran '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
47
 

Beceremediniz beyler

Beceremediniz beyler
 

1923 den bu yana ilk defa bir terör örgütü, Musuldaki Konsolosluğumuzu basarak, başta Konsolos ve  koruma polisleriyle, çevrede buluna TIR şöförlerinden toplam 42 kişiyi rehin almıştır. ABD de kimbilir hangi gereksiz  toplantıda olan Dışişleri Bakanı, büyük bir özveriyle yaptığı ciddi işleri yarıda keserek yurda dönmüş bu arada yolda olayın çözümüne çok yardımcı olan veciz açıklamasını patlatmıştır; ''Kimse Bizim sabrımızı test etmesin''. Olayın çözümüne ne kadar büyük katkıda bulunduğu ileride tarih tarafından açıklanacak bu açıklama sonucu, İŞİD derhal geri adım atmış, Gene, değiştirmeye çalışılan Cumhuriyet tarihinde, ilk kez bir terör örgütüyle serbest bırakma pazarlıkları başlamıştır. Yanılmış olmak için bir kaç kaynaktan kontrol ettim, Dışişleri, Mit ve Bizzat Sayın Başbakan bu pazarlıkları sürdürmüştür ve sürdürmektedir.
 
Şimdi İktidar Partisi yöneticilerine çok basit bir soru sormak istiyorum, '' Beyler siz şaka mı  yapıyorsunuz yoksa çaresizliğiniz bu kadar büyük mü ?''
 
Bu türden terörist bir örgütün doğrudan taraf olduğu hatta taraflardan biri olduğu olaylar aslında çok anormal değildir ve terör örgütlerinin, profil büyütmek ve genelde para istemek için. sıkça başvurdukları bir yoldur. Sizleri artık hiç ciddiye almayan ve gösterdikleri zayıf tepkilerle de bunu kanıtlayan bütün batılı ülkelerde hep ayni cevap verilir; '' Hükümetimiz teröristlerle ayni masaya oturarak pazarlık etmeyecektir.'' Herkezin bildiği gibi bu açıklama hiç te doğru değildir. Hükümetle görünürde hiç bir alakası olmayan bazı kişiler otururlar ve teröristlerle çatır çatır pazarlık ederler ve bu pazarlıklar hiç bir zaman hiç bir platformda Asla açıklanmaz.
 
Gelelim bu olaydaki bizim yanlışlarımıza;
 
Böyle bir saldırı beklendiği ve olacağı öngörüldüğü halde Konsalosluk zamanında boşaltılmamıştır. Dünyanın terörist faaliyetlere açık özellikle bu türden saldırı beklenen diplomatik temsiciliklerinde kadınlar çalıştırılmaz ve aileler ve çocuklar , eğer varsa çok önceden tahliye edilir. Bizde bu son ana kadar yapılmamış tahliye emri verildiği zaman emniyetli kara yolunun kalıp kalmadığı bilinemez olmuştur. Hava yoluyla tahliyeye gelince, Musul hava alanının teröristlece işgal edildiği sızdırılarak vaz geçilmiştir. AKP kadrosu adına barış süreci dedikleri bu dönemde, Barzaniyi ve Kürt kardeşlerimizi kızdırmak istememişler, F16 destekli bir helikopter filosunu bölgeye yollıyamıyarak belkide ,en doğru karar olan direnmemeleri talimatını vermişler ve İŞİD konsolosluğa girerek rehineleri alıp gitmiştir. İşten anlayanların da gördüğü ve açıkladığı gibi bu hale getirilen bir işte direnmek mutlak ölümdür.
 
Ulusaraarası kamuoyu yeterince etkili bir biçimde ayağa kaldırılamamıştır. Diplomaside bu beylerin bimediği ancak diplomatların çok sık kullandıkları bir söz vardır, bu günkü hiç bir olay bu günün eseri değildir. Bu özdeyişin doğal sonucu olarak geçmişte yapılan yanlışlıkları bedelini ödeme günü gelmiş ve ödeme başlamıştır.
 
İlk günden itibaren hükümet doğrudan pazarlıkların içinde olmuştur. Bunun yanlışlıklarını yukarıda anlatmıştık. Gelelim nedenlerine;
 
AKP nin yönetici kadroları özellikle seçimin çok yaklaştığı bu dönemde tek hedefe kitlenmiştir. Sayın Başbakan ı Cumhurbaşkanlığına taşımak. Aslında bu siyaseten yanlış değildir, her parti lideri kendini en üstte gören hayaller kurar. Tayyib bey de aynisini yapmıştır ve gündemindeki bütün sorunları göz ardı ederek ayni hedef istikametinde adımlar atmaktadır. Ancak uluslararsı konjenktür her zaman insanların hayallerini gerçekleştirmelerine izin vermez, ve bu sefer de böyle olmuştur. Ani gelişen ve sonuçlarının büyük zararlar verebileceği bu olayda kim ne yapacağını bilememiş, mesele rehinelerin kurtarılması fazından çıkarak en az zararla nasıl atlatırız a dönmüştür.AKP tepeden aşağı işlerin bu hale gelmesinden doğrudan sorumludur.
 
Sonuç şudur, yanlış olmasına rağmen teröristlerle pazarlıklar sürmektedir ve siyasetin arkasına konacak güçlü ordu herzamanki gibi sessiz kaldığı için , bu pazarlıklar eğer işid isterse olumlu bir şekilde bitecek ve rehineler serbest bırakılacaktır. Ancak yöntem tamamen yanlıştır ve, hep olduğu gibi, bununda bedeli yakında ödenecektir. Artık anlaşılmalıdır, terörist faaliyetlere verilen tepkiler'' Kardeş ayıp ediyorsun, sende müslümansın,bende,üstelik ikimizde sünniyiz'' söylemiyle geçiştirilemeyecek kadar karmaşıktır.
 
Özet olarak gene beceremediniz beyler, yanlışlıklarınızdan ders almadığınız sürece de beceremiyeceksiniz. Ne diyeyim hayırlı işler...
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz hiç merak etmeyiniz bal gibi becerirler...Yağdan kıl çeker gibi....

Abdülkadir Güler 
 16.06.2014 14:02
Cevap :
Abdülkadir bey, bir insanın bir işi becerebilmeleri için önce ne yapılacağını bilmesi gerekir. Sizce bu beyler biliyorlar mı? yoksa yazımda da belirttiğim gibi kardeş sende bende müslümanız üstelik ikimiz de sunniyiz, gel bu işten vazgeç mi diyorlar. Söyleyeceğim son şey şu Türkiye Diplomatik Temsilciliklerine yapılan saldırılar ve rehin alma olayları için üç ayrı sözleşmeye imza atmış. Uygun gördüğü adımları atmak için herhangi bir izne ihtiyacı yok. İyi de bu beyler bunu biliyorlarmı işte emin olamadığım nokta. Olayı Yağ'a kıla benzettiklerine göre... saygılar sunarım  17.06.2014 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 305
Kayıt tarihi
: 27.07.09
 
 

ODTÜ 1970 Kimya Bölümü mezunuyum. Çalışma hayatımın bir bölümü kamuda bir bölümü ise özel sektörd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster