Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
2807
 

Bedel Ödemek

Bedel Ödemek
 

Bakarsan bağ oluyor...


Bir kral, bütün bilge adamlarını biraraya getirip dünyadaki bütün bilgiyi içerecek bir eser hazırlamayı emreder. Bütün bilginler, aylarca hiç durmaksızın çok çeşitli konuları araştırıp tartışıyorlar. Nihayet kralın memnun kalacağından emin oldukları 10 ciltlik bilgiyi sunuyorlar. Kral, bir cildin birçok sayfasını çeviriyor ve sonra “bu materyal çok fazla, kesinlikle dünyanın irfanını bana 10 ciltten daha az bir sayfada verebilirsiniz.” diyor. Bu yüzden kral ilim irfan özetlemeleri için adamlarını tekrar çalışmaya gönderir. Yine aylar sürüyor, bu sefer tek bir cilde indiriyorlar. İlk seferden daha emin bir şekilde, bilge adamlar çalışmalarınıkarala sunarlar, bunun üzerine kral tekrar birkaç sayfa çevirir. Başını mumnun olmamış bir şekilde sallayıp onlara bakıp “halen çok fazla, bu kadar çok şeyi okumaya niyetim yok, kesinlikle dünyanın ilim ve irfanı bir ciltten daha aza indirilebilir.” diyor.

Bilge adamlar, kralın son emrinde hayal kırıklığına uğruyorlar, aşırıya gidip bulduklarını tek sayfaya indirmeye karar veriyorlar. Bu sadece bir aylarını alıyor ve yine kralın memnun olacağından eminler. Fakat büyük şaşkınlığa uğrasa da kral memnun kalmıyor. “Halen materyal çok fazla diye kükrüyor. Ve istediğim dünyadaki bütün ilmin bir cümlede özetlenmesi” diye sölüyor. Bilge adamlar yutkunuyor. Dünyadaki bütün bilgi bir tek cümleye indirgemek nasıl mümkün olabilir ki? Bilginlerimizin görevi çok yıldırıcıydı. Çok uzun ancak dikkatli bir düşünce ve tartışmadan sonra gerçekten bir sayfayı tek bir cümleye yoğunlaştırmayı başarıyorlar.

Gururla tahta yaklaşıp krala ”sayın kralım, sonunda dünyanın bütün bilgisini tek bir cimlede özetledik” dedikten sonra bilginlerin bilgini bir parşömen sayfasını krala uzatır. Kral önündeki sayfaya bakıp başını tasdik edercesine sallıyor ve sonra cümleyi yüksek sesle okuyor, ”BEDAVA YEMEK YOK”.

Bu öyküden de anlaşılacağı gibi, hayatın gerçekleri ile yüzleşip, ergeç gerçeğini öğreniriz ve hayatta her şey için bir bedel olduğunu anlayacak duruma geliriz. Diğer bir deyişle, her zaman, karşılığında bir şeyler almak için bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalırız. Hayata dair çok basit gibi görünen, ama altında derin anlamlar taşıyan şu gerçeği, gündelik dilde sık sık kullanırız, ”Ne ekerseniz onu biçersiniz.”

Bedel ödemek; bir şeyler yapmaktır, olumlu bir ilhamla eyleme geçmektir. Ter dökmektir. Eğer bunu yapamazsak, Monterey pelikanlarının akibetine uğramamız muhtemeldir. Monterey Kaliforniya’da pelikanlar için bir cennet köşesiydi. Bu bölgedeki balıkçılar, balıklarını temizledikten sonra iç kısımlarını pelikanlara atarlardı. Kuşlar bu durumdan çok hoşnuttular, karınlarını kolayca doyuruyorlardı ve tembelleşiyorlardı.Sonunda balıkların iç kısımlarını çıkarmanın başka yolları bulundu, bu da ticaretin bir parçası haline geldi ve böylece pelikanlar hazır yemeklerinden oldular.Pelikanlar kendi başlarına avlanmaya çalışmadılar. Yiyecek için çabalamadılar, yalnızca yiyecek gelmesini beklediler ve giderek zayıfladılar. Güçleri azaldı ve bir çoğu öldü. Çünkü kendileri için balık avlamayı unutmuşlardı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3587
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk ve orta öğretimimi Beşiktaş Atatürk Lisesi'nde tamamladım. Daha sonra İTÜ K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster