Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
709
 

Bedelli askerlik tabi ki olabilir

Bedelli askerlik tabi ki olabilir
 

Bu yazıyı BEDELLİ ASKERLİĞİN sadece zenginlerin vatan hizmetindan kaytarma aracı olarak görülmemesi gerektiğini ve BEDELLİ ASKERLİĞİN  farklı birçok yönünün de olduğunu kamuoyumuza aktarmak amacıyla yazıyorum. 

Öncelikle askerlik bir meslektir; savaş hali dışında bu iş  profesyonellerce  (bu işi meslek olarak yapan; araziyi, silahı, düşmanı en iyi tanıyan kişilerce) yapılmalıdır.

Askerlik hizmetini; Asıl askerlik hizmeti ve Destek Hizmetleri olarak 2 ye ayırmak mümkündür.

Asıl askerlik hizmeti içerisinde hudut, jandarma ve karakol vb.birliklerin silahla yaptıkları güvenlik, asayiş ve terörle mücadele faaliyetlerini sayabiliriz. Askerlik olarak vatan hizmeti olarak kutsal olarak görülen askerlik hizmeti budur.

Asıl askerlik hizmeti, 1-2 ay acemi birliği eğitimi almış kısa veya uzun dönem askerlik hizmetini yapmaya gelen erler tarafından yapılması çok zordur. Tabiki bu grup askerler arasından bu işi layıkıyla yapanlar olacaktır fakat profesyonellere nazaran çok düşük bir yüzdesi olacaktır.

Destek Hizmetleri kısmı içerisinde ise askeri gazino, orduevi, kantin, yemekhane, askerlik şubesi, lojman vb.yerlerdeki işgücü açığını kapatmak için erlerin temizlik, berberlik, aşçılık, muhasebecilik, postal bağlamacılık vb. hiç uzmanlık gerektirmeyen işlerini sayabiliriz. Bu işler aslında maaş vermeden devletin işgücü temini için kullandığı bir yöntemdir, askerlik hizmeti yapanlardan destek hizmetleri kısmında bulunanlar %70-80 ler oranında olduğunu düşünüyorum. Destek hizmetleri kısmında yapılan faaliyetler herhangi bir kamu kurumunda ya da kamuya yaralı dernek, vakıflarda  yapılsa da işin kamu hizmeti, vatan hizmeti boyutunda bir değişiklik olmayacaktır.

Çözüm olarak asıl askerlik hizmeti için ordumuzun profesyonelleşmesi gerektiği açıktır ve geçmiş tecrübelerin sonucunda öylede yapılmaya başlanmıştır.

Destek hizmetleri kısmı için de askeri kurumlarımıza yeterince kadronun verilmesi ve bütçelerine de bunun için kaynak ayrılması gerekmektedir, böylece bu işler için erler kullanılmayacak ve genç nüfusumuzun önemli bir kısmına da istihdam sağlanmış olacaktır ve her sene de bu kadar çok asker (maaşsız çalışan geçici işçi) ihtiyacı doğmayacaktır.

Bedelli askerliği sadece zenginler veya popçular mı ister?

* Askerlik hizmeti öncesinde kendine ait ve başkasına devredemeyeceği işi olan bir esnaf, kobi, sanayici için BEDELLİ ASKERLİK hayatidir, işini batırmadan devam edebilmesi, ailesinin ve çalışanlarının rıskı için bu çok önemlidir.

* Uzun süredir kamu görevi yapan, akademik kariyer yapıp, yıllarca okumuş, aileye karışmış ve askerliğin destek hizmetlerinde 6ay-15 ay çalışmak istemeyen ya da asıl askerlik hizmeti için kendini yeterli görmeyen kişiler içinde BEDELLİ ASKERLİK çok önemlidir.

* Belirli bir işe girmek için bilgileri tazeyken uzun bir süre ara vermeden ideali olan mesleğe girmek isteyenler (Doktorlar, uzman, müfettiş, hakim, kaymakam vb.) için BEDELLİ ASKERLİK bulunmaz bir fırsattır. Bu insanlar sırf askerlik yapmamak için üniversite okumak, YL, doktora yapmak ya da 2-3 ayda bir sağlık raporu almak zorunda kalıyorlar. (Sırf askerliği kısa dönem yapmak ya da bedelliyi beklemek için üniversitelerin kullanılması üniversitedeki eğitim kalitesini düşürdüğü gibi gerçekten eğitim görmek isteyen kişilerin eğitim alamamasına sebep olmaktadır. Açıköğretim hariç 8-9 kere farklı üniversiteleri kazanıp kayıt yaptıranlar var. Her 2-3 ayda sağlık raporu alınması hem kaynak israfı hem de sahteciliğe sebebiyet vermektedir.) Ayrıca yurt dışında ikamet göstermek yada 3 sene yurtdışında çalışıp bedelli askerlik düzenlemesini beklemeye gerek kalmaksızın askerliği bedelli yapmak herkes için mümkün değildir.

* Sivilde kendini yetiştirmiş, belli bir kariyer yapmış toplumda yeri olan kişilerin bile en ufak rütbeli tarafından sırf ego tatmini yüzünden azarlanmak istememesi ya da dayak, fiziksel-psikolojik baskı ve şiddet altında kalmak istememesi yada eğitim zayiatı olmak istememesi BEDELLİ ASKERLİĞİ isteyenleri gerekçeleri olabilir.

Bu örnekleri rahatlıkla çoğaltmak mümkündür.

Sonuç olarak; askerlik hizmetinin "asıl askerlik hizmetinin" çok kutsal bir hizmet olduğunu ve  toplumun farklı kesimlerini bir araya getirmesi, ihtiyacı olanlara eğitim verilmesi, disiplin ve sabırın geliştirilmesi ya da istemese de bazı insanları bedelli askerlik beklerken neredeyse profesorluğe kadar akademik kariyer yapmak zorunda bırakması anlamında çok önemli bir hizmet olduğunu düşünüyorum.

Bununla birlikte, çeşitli gerekçelerle askerlik hizmetini bedelli olarak yapmak isteyenlerinde mazur görülmesini istiyorum. Biz yaptık onlar da yapsın anlayışının çok doğru olduğunu düşünmüyorum,

Öncelikle bedelli askerlikten faydalanacak kişilerin; askerlik yapmalarının mı yoksa Van gibi acil ihtiyacı olan yörelerimize bedelliden gelecek kaynakların aktarılmasının mı ülkemize daha faydalı olur  onu düşünelim. Ya ihtiyacı olan insanlara bu yardımları yapmayacağız; ya da yapacağız ve bu yardımlar için ya yeni dolaylı vergiler koyacağız (1999 da cep telefonlarına konulan özel iletişim vergisi gibi, benzin, sigara vb. ne) ya da bedelli askerlik gibi yararlananların da memnun olacağı bir kaynaktan karşılayacağız.

Bedelli askerlikle ilgili geçmiş düzenlemelere bakıldığında bedelli askerlik hizmetinden yararlananların hak kazananların %20-30'u civarında olduğu görülmektedir, yeni yapılacak düzenlemede bedelli askerliğin tutarının doğru belirlenmesi önemlidir, meblağı çok yüksek tutup olayın zengin fakir ayrımına getirilmemesi ve ödeme durumu olmayanlar için farklı kolaylıkların getirilmesi de uygun olacaktır.

Bedellide son düzenlemelerde 27-28 yaş bir sınır olarak belirlenmiştir; bu yaşın üzerinde belirlenecek bir yaş sınırı uygulamanınn başarısını azaltacaktır, bunca yıl beklemiş insanlar için de bir yıkım olacaktır. Bedelli askerliğin sadece afetler durumunda çıkarılmayıp bunun belirli aralıklarla yada sürekli olarak yapılması bazı haksızlıkların da önüne geçecektir.

Alper AKSOY

Bu konudaki görüşlerimi destekleyen iki farklı yazıyı da okuyabilirsiniz.

sabah

http://gundem.milliyet.com.tr/lale-gibi-sececegiz-ama-ne-zaman-/gundem/gundemyazardetay/11.11.2011/1461466/default.htm 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4900
Kayıt tarihi
: 30.08.10
 
 

  İktisat alanındaki lisans, işletme alanında yüksek lisansımı tamamladım. Bir kamu kurum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster