Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '08

 
Kategori
Özel Lezzet Durakları
Okunma Sayısı
1620
 

Beef-Tek

Beef-Tek
 

Bu furya 2004 yılında Emre Mermer'in Dükkan'ı açmasıyla başladı. Furya dediğim "Dry Aged Beef - Kuru Dinlendirilmiş Et."* O güne kadar bildiğimiz kasap formatı Dükkan'la şekil değiştirdi ve yepyeni oldukça lezzetli ve malesef nispeten pahalı bir forma girdi. İçinde açılan Steak House'a giden arkadaşlarımdan dinlediğim hep aynıydı. Gerçek et yedik, ama iyi de para verdik.

Dükkan'ı İstinye Park'ta açılan Günaydın Kasap izledi. Yine aynı konsept. Hem kasap, hem de steak house. Belki biraz daha süslü. İlk açıldığında oldukça da fazla konuşulmuştu. "Bu kadar da taklitçi olunmaz, aynı konsepti uygulamışlar" diye.

Sonra bu yılın ortalarında bir baktık Akmerkez'in Ulus kapısının karşısında Beeftek diye bir yer. Ben en çok adını sevdim, aynı Dükkan gibi. Zekice.

Geçen hafta eş durumundan tanışıp sonrada pek bi seviştiğimiz arkadaşımla öğle yemeği yemek istedik. Orası mı burası mı derken, Beeftek'te karar kıldık. İyi ki de öyle yapmışız. Genel kanıya biz de ortak olduk, "Evet pahalı ama hakikaten güzel et yedik".

Mekan çok büyük değil. İsterseniz alıp eve götürebiliyorsunuz, isterseniz de kömür ateşinde onlar sizin için pişiriyorlar. Yüksek ve uzun 2 adet masaları var. Üzerinde de ortadaki ince bölümün içinde yağdan sirkeye, hardaldan deniz tuzuna yemek sırasında ihtiyacınız olabilecek herşey, şık bir şekilde sıralanmış.

Servis öncesi birer dilim kendi sucuklarından ikram ettiler. Herşeyi çok karardı. Biz ortaya bir salata söyledik, sonradan da üzerine kendi peynirlerinden eklettik. Beyaz peyniri permesan gibi traşlamışlardı, çok hoşuma gitti. Sonrasında ben dry aged pirzola, arkadaşım da bonfile yedi. Açıkçası ona sormadım ama benimki tam istediğim gibi pişmiş ve çok lezzetliydi. Ama benim esas hoşuma giden beraberinde servis ettikleri kızarmış kırmızı soğandı. Aman tanrım o ne lezzet. Kapanışı ise, kendimizi tutamayıp, minik kekçikleri ile yaptık. Fıstıklı ve kestaneli olmak üzere iki çeşidi var, ben fıstıklı yedim. Şu anda bile ağzımı şapırdatmaktan yazamıyorum :))

Bir gün canınız gerçekten güzel ve farklı bir et yemek ve keyif yapmak isterse, şiddetle tavsiye ederim.

* Dry Aged Beef (Kuru Dinlendirme Sığır): İdeal yağ dağılımına, yani mermere sahip, en iyi kalitedeki sığır etini, özel şartlar altında (sıcaklık, nem vb.) 28 gün kemik üzerinde dinlendiriyoruz. Et dinlendirmesi, pahalı ve zahmetli olmakla beraber etin kalitesini, lezzetini ve yumuşaklığını arttıran çok önemli bir işlemdir.Lezzete önem verenler için, kalın kesilmiş, dövülmemiş dry aged beef, ızgarada en ideal seçimdir. (Dükkan'ın web sitesinden alıntıdır.)

www.divitimle.blogspot.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milliyet Blog'da buna izin verildiğini bilmiyordum. Herkes bunun nasıl yapıldığını bilse bazı kelimelerin üzerine tıklayınca resim galerilerine filan yönlendirebilir ama bilen az galiba. Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Sığır eti zaten dinlendirilmeden ızgara da yapılmamalı, tavada da kızartılmamalı. Bonfile'le, T-Bone Steakler vs. en az 20-30 gün dinlendirilerek satılıyor Avrupa'nın diğer ülkelerinde. Ama bizde hiç dinlendirilmemiş sığır eti demir aletle dövülüp inceltildiğinde ızgaraya hazır hale getiriliyor. Sonra da çiğneyeceğim diye uğraşır millet. Çoğu kasap da et dinlendirmeyi bilmez bile. Kasaptan alınan dinlendirilmiş sığır eti de buzdolabında birkaç gün daha sıvı yağa yatırılarak dinlendirilir. Sonra bu et ağızda erir ve zevkle, lezzetle yenir.

Mustafa Mumcu 
 12.11.2008 11:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1957
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii kipişirilenleri yemek için çok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster