Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
340
 

Beğenildikçe!

Beğenildikçe!
 

Marillyn Monreo'nun en beğenilen fotoğrafı


http://player.vimeo.com/video/27920977?title=0&%3bbyline=0&%3bportrait=0href

Merhaba

sizden ricam; yukarda verdiğim linki izlemeden bu yazıyı okumayın. Bakalım sizde nasıl bir etki uyandıracak, sırf merak ettiğimden bu yazıyı yazıyorum. Kim bana yorumla dönüş yaparsa beni çok sevindirmiş olacak. Ayrıca benimle aynı yönde olsa da olmasa da fikirlerinizi dört gözle bekleyeceğim.

Bu video bende şu etkiyi uyandırdı. Güzellikler saklı kalmamalı. Çünkü doğa bile bunu istiyor. Çiçekler dört bir yöne açılırken, gittikçe güzelleşiyor ve bunu seyreden kişi adeta ilahi bir sevince ulaşıyor. O zaman aklıma geldi, tanrı bu güzellikleri niye saklamamızı istesin bizden. Yoksa isteyen tanrı değilde, insanlar mı? Ve bunu dinlere bağlıyarak, insanların içinde korku salarak, esas kendi korkularını mı perdeliyorlar.

Kendi korkuları şu olabilir bence; erkeklerin güzel bir kadın, kadınların yakışıklı bir erkek karşısında nasıl etkilenmiş olacağı tartışma götürmez bir gerçektir. Hal böyleyken, bu güzel kadın ve yakışıklı erkekler toplum için potansiyel bir tehlike arzetmektedir. Yani etkilenmenin sonucu elde etme arzusu doğacak ve o da savaşmayı gerektirecek ve savaşmak diğer insanlarla ilişkileri bozabilecektir. Peki bu olmasın diye yapılan şeye bakalım o zaman!

Kadın erkek herkes doğasını yaşayamadan son derece kısıtlı ve kapalı yaşıyor. Bir yakışıklı erkek göğsü bağrı, güçlü kolları ve üçgen omuzları ortada dolaşırsa ikaz alır hemen. Kadınları zaten söylemiyorum bile onların neredeyse sadece görünen yüzünden bile etkilenildiği için, tamamen kapayarak içlerini rahatlatan bir inanç toplumuyuz artık!

Peki şöyle düşünelim; seyrettiğiniz bu videodaki tüm çiçekleri örterek görünmez hale getirelim. Yani güzelliklerinden kendimizi mahrum bırakalım. Yaşam zevkimize bir darbe yemiş olmaz mıyız?! Ve tam tersi olarak kısıtlanmış bu çiçekler havasız, beğenisiz ve ilgisiz kalınca ne kadar yaşayabilir. Benim gözlemime göre çiçekler ilgi gördükçe ve sevildikçe coşar, açar ve güzelleşir. Toplumlarda erkek ve kadınlar birbirlerini beğendikçe, daha bakımlı olurlar ve böyle bir yaşam tarzı gelişir. Oysa ki insanlar kendilerini sakladıkça yaşam zevkleri azalır ve içlerindeki enerji solarak, bakımsız, kavruk ve zavallı bir görüntüye bürünür. Tüm medeni toplumlarda kadın erkek bakımlı kişilerin çoğunlukta olması ve diğer kapalı toplumlarda kişilerin bezgin ve mutsuz olmaları bu yüzdendir, diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, açılıp saçılın demiyorum ama kapanarak ve kısıtlanarak kendinizi öldürmeyin. Karşıt cinsin beğenisi sizi korkutmasın. Aksine yaşam kalitesini arttıran bir şeydir, izlemek ve izlenmek! Beğenmek ve beğenilmek!

Ne dersiniz?

Berrin Aksu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazık ki hiç bir şeyi yerinden oynatmadınız sayın yazar, keşke oynatabise idiniz:)Yazdıklarınız istismarcı bir felsenin ürünü olabilir mi diye düşünmedim değil,tabiata bakarak aldandığınızı da düşünmüyor değilim; İnsan bir potansiyel varlıktır, her potansiyel de bir gelişim ilkesinin uzantısıdır, eğer böyle olmasa idi hamurumuzun tazelenmesi ve tabiata uyumlu bir hale gelmesi gerekmez miydi?

A-BLOK 
 13.11.2011 0:11
Cevap :
İstismarcı felsefe derken ne demek istediğiniz açık değil, ben anlayamadım en azından. Benimle ilgili bir yargı geliştirdiyseniz onu bilmeliyim. Ayrıca insan gelişmeye açık tek varlıktır. Yerinde saysaydı biz hala mağara adamları gibi yaşardık öyle değil mi?Aynı şekilde düşünüyoruz sanki ama farklı yaklaşımlarımız olabilir diye düşünüyorum ne dersiniz? Ben gine de yerinden oynattığım düşünceler olduğuna inanıyorum :)  13.11.2011 18:01
 

neden bahsettiğiniz açık sayın yazar..Ben de yazdıklarınızı ciddiye almadım zaten. Kaldı ki,soyunmak isteyene gözlerimiz ve gönlümüz her daim açıktır:))

A-BLOK 
 12.11.2011 0:07
Cevap :
Neden bahsettiğim açıkta, sizin ne anladığınızı merak ettim. Çünkü biliyorsunuz, "ne söylersen söyle, sözlerinin değeri karşıdakinin anladığı kadardır " diye bir söz var. Soyunmak isteyene gözlerin açık olduğunu bildiğimden bunu yazdım zaten. Sanal ortamlarda gecelerini aydınlatıp, herkesin kapalı dolaşmasını dileyenlerin yaşama bakış açısı kısıtlı ve herkesinde kısıtlı olmasını diliyorlar ki onlar rahat edebilsin. Kadınlarda bile az kaldı ama babam gibi gözünü sadece anneme dikerek konuşabilen ve diğer kadınlara kendini kitleyen erkek kalmadı. İşte bu yüzden kapalılıktan medet uman, toplumun ahlakını böyle koruyacağını sananların, karşıt cinsin karşısına içi dışı tertemiz çıkamıyacağı endişesini taşıyorum. Ama bu yazımı ciddiye almadığınızı söylemeniz beni çok sevindirdi. Yazım sizde öfke kırıntısı yaratmış. Bu güzel bir canlılıktır. Bu canlılığı sağlayan şey karşıt düşünceye karşı geliştirilen fikirlerdir. Düşünce rayınızı yerinden oynattım diye seviniyorum. İyiliğiniz için.  12.11.2011 14:54
 

Israrlarınıza dayanamadım: Tanrı öyle istemiyor,istese idi insan ya sıcaktan ya soğuktan ölebilirdi:)

A-BLOK 
 07.11.2011 23:43
Cevap :
Ama ısı farkı için giyinip soyunmaktan bahsetmedim ben. Isı yüksekte olsa metazori giyinmelerden bahsettim..  09.11.2011 1:23
 

Merhaba, Aman bunları badem bıyıklarla hörgüç kafalar duymasın. Dinden çıkarlar maazallah:)) Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 07.11.2011 20:14
Cevap :
Bunu doğru okuyup doğru mesajı alırlarsa belki de olması gereken neyse o olur. Ama ben herkesin bundan aynı mesajı çıkarmayacağını öngörmekteyim malesef. VE yorum yazılmasını bunun için istedim.. Teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle:)  09.11.2011 1:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 264
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 484
Kayıt tarihi
: 18.12.10
 
 

Üniversite mezunuyum. Dekoratörüm. Yazmayı çok seviyorum. 200 kadar şiirim var. Sinema ve tiyatro..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster