Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '12

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
612
 

Behçet Necatigil ve Emily Dickinson (Kelimeleri tasarruflu kullanmak)

Behçet Necatigil ve Emily Dickinson (Kelimeleri tasarruflu kullanmak)
 

Yıllar önceydi. Televizyonda sevdiğim şair Behçet Necatigil (1916-1979) ile ilgili bir program vardı. Eleştirmen, yayıncı Semih Gümüş, Behçet hoca için şöyle demişti.

“Behçet hoca lise öğretmeniydi. O nedenle şiirlerini yazarken kelimeleri tasarruflu kullanırdı”.

Bu tanım Behçet Necatigil’e ne kadar yakışır. Hep kısa ve öz şiirleri vardır Behçet hocanın. Bir o kadar da yalın, içten ve anlamlı. Hep severek okumuşumdur çucukluğumdan beri şiirlerini. Hatta ilk şiirini Saatli Maarif takviminden okumuştum. En çok da kendisi için yazdığı aşağıdaki şiirini severim.

 

KİTAPLARDA ÖLMEK

Adı, soyadı

Açılır parantez

Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti

Kapanır parantez

 

O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı

Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları

 

Ya sayfa altında, ya da az ileride

Eserleri, ne zaman basıldıkları

Kısa, uzun bir liste,

Kitap adları

Can çekişen kuşlar gibi elinizde.

 

Parantezin içindeki çizgi

Ne varsa orda

Ümidi, korkusu, gözyaşı sevinci

Ne varsa orda.

 

O şimdi kitaplarda

Bir çizgilik yerde hapis,

Hala mı yaşıyor, korunamaz ki,

Öldürebilirsiniz.

 

EMILY DICKINSON

Amerikalı kadın şair Emily Dickinson’un (1830-1886) şiirleri de Behçet Necatigil’i çağrıştırır. Yaşadığı dönemde çok az şiiri yayınlanan, ölümünden sonra kızkardeşinin çekmecesinde bulduğu şiirleri yayınlatması ile tanınan Emily Dickinson şiirleri yalın, kısa, öz ama bir o kadar da çok anlam yüklenecek tarzdadır. Ülkemizde fazla tanınmayan, kasabasından ve evinden hiç çıkmayan bu gizemli kadın şairin şiirlerini Ayşe Lahur Kırtunç başarı ile çevirmiş. Eflatun yayınlarından çıkan “Rütbesi: Yalınayak” kitabında Emily Dickinson’ın şiirleri İngilizce ve Türkçe olarak yer alıyor. Kırtunç “Emily Dickinson şiirinin biçem özellikleri arasında en önemlisi şiirlerinin kısa, budanmış ve gereksiz sözcüklerden arındırılmış olmasıdır. Günlük dil kullanımından çok farklı olan bu tarz şiirlerin adeta şifre, bir kodlama sistemi gibi algılanmasına yol açar. Anlam netliği bazen yok olur, anlama genellikle sezgi ile varılır. Yine de anlamın kesin olduğundan kuşku duyulur. Söcükler bilmece gibi birbirini hem açıklar hem gizler. Anlam imbikten süzülüp yoğunlaşmıştır. Sanki cevher traşlana traşlana öze indirgenmiş gibidir. Şiirden bir kıymık daha koparılsa sisler arasından ürkek ürkek göz kırpan anlam ele geçmemek üzere kaçıp gidecektir.” diye tarif eder Emily Dickinson şiirlerini.

 

Kıvılcımlar gibi buluştuk_farklı çakıl taşlarından

Fışkıran_ ve aykırı yönlere sıçrayan_

Ayrıldık birbirimizden merkezdeki çakıl taşı

Keserle yarılınca ortasından,

Taşıdığımız ışıkla yaşadık

Karanlığı hissetmeden önce

Çakıl taşıyız ta bugüne kadar_belki de

O tek kıvılcımın haricinde.

 

***

Tüylü bir şeydir “Umut”

Ruha tüneyen_

Ve hiç, ama hiç durmadan

Sözsüz bir şarkı söyleyen_

 

***

Kaçıp gider bahar dalları

Pasta bir günlük hükümdar,

Ama anılar bir ezgi gibi

Pembe sonsuza kadar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1946
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

1977 Marmara Üniv. İletişim Fakültesi mezunu. Slow Food/ Fikir Sahibi Damaklar üyesi. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster