Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1480
 

Behice "Bir devrimci... Bir kadın... Bir anne..."

Behice "Bir devrimci... Bir kadın... Bir anne..."
 

fotoğraf idefixten alıntıdır.


Behice güler yüzlü şirin anlamındaymış. Ama bu kitabı elinize aldığınızda bir prensesin ya da çok aşık olunmuş nazlı bir kadının yaşam öyküsünü okuyacağınızı zannetmeyin. Behice Behice Boran’ın yaşam öyküsü. Bir devrimci…bir kadın… ve bir anne…

Behice Sadık Boran 1 Mayıs 1910 tarihine Bursa da doğmuş. Annesi ve babası Kazan Tatarlarından. Behice Boran’ ın kendi tanımıyla ‘Sınıfsal olarak değerlendirildiğinde küçük burjuva kökenli bir aileden’ geliyor. Behice Boran ve ailesi Bursa’dan sonra İstanbul’a yerleşiyor.Behice burada Amerikan Kız Kolejini bitiriyor. Manisa’da İngilizce öğretmenliği yapıyor. ABD’den aldığı bir bursla Mıchıgan üniversitesine gidiyor. Sosyoloji Bölümünde doktorasını yaparken bir arkadaşıyla yaptığı tartışmada arkadaşının sorunlara karşı Marksizme göndermeler yaparak fikrini ifade etmesiyle Behice Marksizmle tanışıyor. Marksist düşünceyle tanışınca ‘Çağdaş uygarlık Batı’nın kapitalist ülkelerinin uygarlığı değil, çağdaş uygarlık sosyalist düzendedir.’ sonucuna varıyor.

Behice Boran ülkesine döndüğünde İkinci Dünya Savaşı kapıda ve İsmet İnönü Başbakan.

Behice üniversitede öğretim görevlisi olmak için müracaat ediyor. Ancak Yüksek tedrisat Umum Müdürlüğü yapan Cevat Dursunoğlu tarafından reddediliyor.Şube Müdürü Ahmet Kutsi Tecer. Kadro yok deniliyor. Cevat Bey Hitler Almanyası yanlılarından Anadolucu denilen ırkçı bir gruptan. Behice o sırada Bakan olan Hasan Ali Yücel’e başvurur ve binbir zorlukla Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesine sosyoloji doçenti olarak atanır. Behice’nin öyküsü böyle devam ediyor. ama sadece bir kadının yaşam öyküsü değil bir dönemimin, uğranılan haksızlıkların, Türk solunun çekişmelerinin öyküsü var romanda.Tek partili dönemden çok partili sisteme geçiş dönemi, aydınların uğradığı haksızlıklar hepsi anlatılıyor. Hiç göz açtırılmayan sürekli sindirilmeye çalışılan insanlar. Milletvekili olsalar bile dövülen, hor görülen, önleri kesilen aydınlar. Hapiste geçirilen günler. Behice Boran’ın konuşmaları savunmaları hepsine kitapta yer verilmiş. Kore'ye asker gönderilmesine karşı çıktığı için 15 ay hapis cezasına çarptırılmış üniversiteden ilişiği kesilmiş. Ama hiç pes etmemeiş ödün vermemiş.

Behice Boran hiç ülkesini terk etmeyi düşünmemiş. Birçok aydın yurt dışına giderken O gitmemiş. Ama ömrünün son yıllarında sürgünde yaşamak zorunda kalmış. Brüksel’de geçirdiği kalp krizi sonucu ölünce sürgün yaşadığı için hasret kaldığı ülkesine ancak cenazesi gelebilmiş. Cenazesi 18 Ekim 1987’de TBMM’de yapılan bir törenle kaldırılmış.

Kitaptan alıntı Behice Boran’a ait bir sözü aktarmak istiyorum.

‘… Eğer iyi bir şey yapılacaksa, onu iyi yapmak gerekir…

Kişiler hakkında nasıl mı karar vereceksiniz? Hayatlarına bakarak….’

Teşekkürler Emel Koç ….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizede teşekkürler...

aynur aca 
 06.07.2010 23:24
Cevap :
gerçekten özenle yazılmış bir kitap tamamen bir kadının yazabileceği şekilde ayrıntılarla dolu bir kitap.Bir dönem bu kadar güzel anlatılır. Selamlarımla.  07.07.2010 0:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1606
Kayıt tarihi
: 22.02.10
 
 

Küçük notlar ve kısa paylaşımlar; yazacaklarım yaşadıklarım olacak. Sinema tiyatro ve kitaplar va..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster