Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '13

     
    Kategori
    Siyaset
    Okunma Sayısı
    85
     

    Behice Boran AKP’ye karşı

    Behice Boran AKP’ye karşı
     

    Behice Boran AKP’ye karşı


    Bugün 1 Eylül, bugün dünya barış günü. Yine bu gün bize gösteriyor ki teknoloji ve siyasi makyaj ne kadar ilerlerse ilerlesin Emperyalizmin çirkin yüzü hiçbir zaman değişmiyor. Geçen ay yaptığım Ankara ziyaretinde -biraz da tesadüf eseri- uğradığım "Kore Şehitleri" anıtında okuduğum isim listesi geçiyor son günlerde gözümün önünden. Mezarlarının dahi nerede olduğu bilinmeyen yüzlerce "23 sentlik " meçhul askere şehit denilerek halkın dini duyguları okşanıyor ve oraya giden askerlere zorla işletilen savaş suçları örtbas edilmeye çalışılıyor. Kim bunu yapan? Tayyip Erdoğan'ın yere göğe sığdıramadığı Adnan Menderes. Kör ölünce badem gözlü olur ya, Adnan Menderes'in o tombul ellerini ovuştura ovuştura ülkemizi nasıl dış borç batağına sürükleyip yarı sömürge haline getirdiği, 20 yaşındaki gencecik askerlerin nasıl adını bile bilmediği bir ülkeye gönderilip ABD çıkarları için öldürttüğünden söz edilmez.
     
    Bu gün AKP'nin üstlendiği işbirlikçi, piyasacı siyasi zihniyet Demokrat Partinin jargonuna o kadar yakın ki geçmişte okuduğumuz bir DP eleştirisinin güncel AKP siyasetle ne kadar benzerlik taşıdığını rahatlıkla görebiliriz. Örnek vermek gerekirse AKP'nin yakın zamanda Anayasaya aykırı bir şekilde meclis kararı olmadan ülkemize yerleştirdiği binlerce asker ve patriot füzelerini ele alalım. DP ne yapmıştı Kore savaşına "meclis kararı olmaksızın" 4 bin 500 asker göndermişti. Bu yasa dışı olaya karşı Behice Boran'ın kurucu lideri olduğu Türk Barışseverler Cemiyet halkı bilinçlendirmek için Galata köprüsünde dağıttığı bildiri sonrasında gözaltına alınmışlardı. 60 yıl önce bu ülkede bir başbakan, Kore'ye asker gönderme kararını eleştiren Barışseverler'i 'kökü dışarıda, sözde barışseverler' diye hedef gösteriyordu. Tanıdık geldi mi?
     
    Bazı insanlar vardır ki ölümlerinin üzerinden geçen onlarca yıla rağmen ülkelerini ve insanlarını savunmaya devam ederler. İşte Behice Boran da bu insanlardan biridir. Açarsınız Abdestli Kapitalizm üzerine yaptığı konuşmayı dinlersiniz ve bu günü değerlendirirken sizin için zihin açıcı olur. 2. TİP'in programına, yaptıklarına, söylediklerine ve örgüt yapısına bakarsanız geleceği inşa edersiniz. Üstelik onunla hiç oturmamış, hiç konuşmamış hatta belki de o öldükten yıllar sonra doğmuş olabilirsiniz. Fakat görürsünüz ki o her zaman yanınızda sizinle omuz omuza mücadele etmektedir. İşte size bir örnek Behice Boran'ın 28 Temmuz 1950'de Galata Köprüsü'nde dağıttığı bildiri:
     
    Aziz Türk Halkına;
     
    Adnan Menderes Hükümeti, Kore'de harp etsin diye 4500 Türk çocuğunu General Mac Arthur'un emrine veriyor.
    Adanan Menderes Hükümetinin bu kararı Türk Milletine nasıl gösterilirse gösterilsin Amerikan menfaatleri uğuruna harbe katılmamız demektir. Hükümet bu kararını Amerika'nın zoru ile vermiştir. Çünkü:
    15 Temmuz'da Birleşmiş Milletlerden gelen telgrafla hükümet, Birleşmiş Milletler Anayasasının bu gibi işlerde üyelere tanıdığı haklara dayanarak doğrudan asker gönderemeyeceğini ima yollu bir karşılık vermişti. Zaten Birleşmiş Milletlerin bu müracaatını 52 üye devletten en az 12'si cevaplandırmış ve onlar da bir tek kara askeri göndermemişlerdir.
     
    Dahası var: Kore'de harp etmek için gönüllü toplamaya kalkıştığı zaman Dış İşleri Bakanı Fuat Köprülü bir Fransız gazetecisine mülakat vererek bazı komşularımıza karşı bir tahrik olur diye gönüllü göndermeye hükmüne razı olamayacağını söyledi. Demek oluyor ki Adnan Menderes Hükümeti kara askeri göndermeyi ilk önceleri doğru bulmuyor, kendisini buna mecbur saymıyordu.
    Derken, Amerikan senatörü Cain 23 Temmuz'da Ankara'ya geldi. Dış İşleri Bakanı Fuat Köprülü, Milli Savunma Bakanı Refik İnce ve Genel Kurmay Başkanı  Nuri Yamut ile konuştu. Bu konuşmalardan sonra memleketin muhtelif yerlerinde bulunan Bakanlar alelacele Ankara'da toplanarak Kore'ye 4500 Türk çocuğunu göndermeye karar verdiler. Ardından da senatör Cain gazetecilere verdiği bir mülakatta (Bu harpte piyade kuvvetlerinin rolü büyüktür. Diğer milletlerden kara kuvveti istememizin tek sebebi Amerika'nın yıpranmamasının teminidir) diyerek işi içyüzünü meydana koydu, yani bu işin Amerika'nın zoru ile yapıldığını açıkladı.
     
    Kore'deki savaşa, Türk Milletinin katılmasında istikbalimiz ve güvenliğimiz bakımından hiçbir fayda yoktur. "Biz şimdi Kore'ye asker göndermezsek, bizim başımız dertte kaldığı zaman Amerika da bize yardım etmez" diyenlere yakın zamana kadar Dışişleri Bakanlığı yapmış ve milletler arası işleri içinden takip etmiş olan Necmeddin Sadak cevap veriyor : "Bu işler bir menfaat işidir, hissi sebepler rol oynamaz, eğer o gün Amerika'nın çıkarı varsa bize yardım eder, yoksa etmez" diyor.
    Kaldı ki, bugün karşılaştığımız hadise de gösteriyor ki, mesele bize Amerika'nın "yardım" edip etmemesi değil, fakat bir üçüncü cihan harbine yol açacak maceralara sürüklemek istemesidir. Bundan da anlaşılıyor ki, Kore'ye asker göndermekte Türk Milletinin herhangi bir menfaati yoktur. Türk Milletinin istiklali ve güvenliği dünya barışına sıkı sıkıya bağlıdır. Kore'ye asker göndermek ise Türk Milletinin nasıl bildirilirse bildirilsin, herhalde barışçı bir hareket değildir.
     
    Bütün dünya milletleri ve bu arada Türk milleti de barışseverdir. Türk halkının menfaati dünya barışının bozulmamasındadır. Bu barışın bozulmaması için de Kore'de ki iç savaşın barışçı yollar bulunarak hemen sona erdirilmesi gerekir. Türk Milletine yaraşan ve gerçek menfaatlerine uygun düşen Şeymasala Hindistan Başbakanı Nehru'nun yaptığı gibi barışçı teklifler yapmaktır.
    Biz Türk Barışseverler Cemiyeti, bunları tüm halk efkârına bildirirken onun en samimi düşüncelerini belirttiğimizi her Türk vatanseverinin bizimle aynı fikirde olduğuna inanıyoruz. Adı söylenmeden, bir harp ilanı demeye gelen Adnan Menderes hükümetinin bu kararını, Türkiye Büyük Millet Meclisinin rededeceğini umuyoruz. Çünkü anayasamıza göre, gerekince harp ilan etmek yetkisi sadece Büyük Millet Meclisine aittir.
     
    Milli menfaatlerimize ve dünya barışının korunmasına tamamen aykırı olan bu kararı şiddetle protesto ederiz.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 85
    Kayıt tarihi
    : 07.10.13
     
     

    Ankara'da yaşıyorum. ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster