Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
643
 

Bekar odası-5

_Uyanın beyler! Karılarınız geldi. Hu huuuu!

_İyice sızmışlar bunlar. Fuat nerede?

_Hanımefendi, Fuat sizden çok korktuğu için, banyoya kapatmak zorunda kaldım.

_Evde de öyle yapar! Banyoya kaçar.

_Telefonda sesinizi ilk duyduğunda, camdan atlıyacaktı.

_(Kadın endişelenir) Yaaa! Vahh! vahh!

_Fuat'a bağırmayın lütfen.

_Tamam, tamam! Bağırmam, merak etmeyin.

Sezai, daire kapısının önünde bekleşen kadınları hatırlar.

_Hayy Allah! Karıları, içeri de girmiyor ki!

_Çekiniyorlar Sezai bey. Sizi tanımıyorlar ya.

_Haklısınız da bu sarhoşları nasıl kendine getirip yerinden kaldıracağız?

__İsterseniz ben konuşayım bayanlarla. Durumu açıklayayım.

_Peki, sağolun. Sizin konuşmanız daha iyi olacak.

Fuat'ın karısı, diğer eşlerle konuşur ve içeriye girmeleri konusunda ikna eder. Kadınlar, kocalarının hallerini gördüklerinde, verdikleri ilk tepkiler şöyle olur;

_Zıkkım iç emi! Zehir olsun!

_Boyun devrilsin! Son içtiğin olur, inşallah!

_Boyun kadar çocukların var! Bu hallere düşmeye utanmıyor musun?

Karılarının bağırtılarıyla birlikte, sarhoşlarda kıpırdanmalar başlar, Bir tanesi gözlerini açar. Diğerleri ise, karılarıyla konuşur gibi yaparlar.

_Bir daha olmaz! Haklısın karıcığım.

_Affet beni canım, seni seviyorum ben.

_Cezama razıyım, canım lütfen gitme, beni bırakma!

Hüseyin gözlerini açmış ve iyice kendine gelmiştir, Karısına suçlu suçlu bakar ama, korkusundan, hiç sesini çıkarmaz.

Diğerleri de yavaş, yavaş kendine gelirler. Karılarını karşılarında görünce, telaşlanıp ayağa fırlarlar. Ne yöne gideceklerini bilmeyen, kobay fareler gibi, labirente takılmış, sağa sola bakınıp dururlar.Sezai telaşlanır ve kadınlara seslenir.

_Kocalarınız tutun lütfen!Yoksa camdan atlarlar!

Fuat'ın karısı, diğerlerine yardım eder. Kadınlar, sağa sola kaçışmaya çalışan sarhoşlara yapışırlar. Hüseyin ise, oturduğu yerden hiç kıpırdamaz. Suçlu suçlu önüne bakmaya devam etmektedir. Mahmut ve Selami kaçacak bir yerleri olmadığını anlayınca, yenilgiyi kabul ederler. Özürlere devam ederler. Bu arada, Fuat'ın karısı, kapatıldığı banyodan zorlukla çıkartır kocasını.

Kadınlar kocalarına yapışıp, dışarı çıkarırlar. Sezai, kartını aldığı, taksi şoförünün numarasını çevirir.

_Beni hatırladınız mı? Hani yardım etmiştiniz bana.

_Hımmm. Ha o mu? Tanıdım elbet bey'im. Tanımaz mıyım hiç.

_Sağolasın. Taksi lazım oldu. Çok acele gelmen gerekiyor.

_Aynı yere mi bey'im?

_Yaaa evet! Yukarı taşıdığımız sarhoşları evlerine bırakacaksın!

_Tamam bey'im, anladım. Üç dakikada ordayım.

Sezai, şoföre, teşekkür ederek telefonu kapatır. Sanki, üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi rahatlar. Her zaman yaptığı gibi kendi kendine konuşmaya başlar.

_Hıyarlar! Nihayet başımdan gittiler.

_Bir daha mı tövbeler olsun! Yaş günü filan yok, artık.Hele, hele ''doğum günü pasta kızı'' çağırmak mı!

_Doğduğuma, doğacağıma pişman ettiler beni!

_Ağzımdan burnumdan geldi yaa!

_Neydi o öyle? Körkütük sarhoş olup kusmalar filan!

_Düpedüz rezillik! Başka bir şey değil!

_İçki içmek, bir insanı bu kadar rezil ediyorsa, içmem kardeşim!

_İçmem, olur biter!

_Bu benim elimde olan bir şey! İradem yerinde, Allaha şükür.

_Zayıf bir insan değilim ki ben!

_İrademe sahip çıkabilirim!

_Hiçbir insan zayıf değildir.İnsanları zayıf kılan düşünceleridir bence.

_Bir şeyi yapamam dersen, gerçekten yapamazsın!

_Yaparım dersen, o iş kolaylaşır ve yaparsın.

_Öf beee!! Amma da felsefe döktürürmüşsün oğlum Sezai. Aslında sende müthiş bir cevher var ama, kimse keşfetmiyor!

_Keşif dedim de, bizim hıyarları karılarına teslim etmek deha meselesi yani di mi?

_Bazen saksı, hızlı çalışıyor. Bazen de tökezliyor, ne yaparsın! Her zaman aynı değil ki insan.

_''Doğum günü pasta kızı''na da çok ayıp oldu canım. Suratına kapattım telefonu. Oysa ne kadar tatlı bir bayan,

_Oğlum Sezai, sakın, hatunu, bir kez daha, ''bekar oda''na getirme!

_Mesela al kızı, İstanbul'u gezdir. Turistler, gezmeye, dolaşmaya bayılırlar ne de olsa.

_Bir arayayım bakayım. Numarası nerdeydi ''pasta kızı''nın? Heh buldum.

Sezai, telefona uzanır ve ''doğum günü pasta kızı''nın numrarasını çevirir. İnce ve yumuşak bir kadın sesi cevap verir.

_Evet tanımak sizi ben, Sozzai bey!

_Mersi, madame. Diyecektim ki, görmediğiniz güzel yerler vardır belki. İstanbul'u gezdirmek isterim size. Ne dersiniz madame?

_Çok , sizde nasıl diyorlar, kiibaaar, siz çok kibar olmak,

_O sizin inceliğiniz madame. Bir saate kadar sizi almaya geliyorum.Uygun mudur?

_Ben memnun olmak.İstanbul'u çok sevmek ve gezmek istemek ben.Bekleyecek ben sizi.

Sezai, telefonu kapattıktan sonra, büyük bir başarı elde etmiş gibi yüksek sesle konuşur;

_Oğlum Sezai, sen bir dehasın! ''Doğum günü pasta kızı'' seni çok beğeniyor.Vay bee! Ne müthiş birisin sen!

Sezai, 'pasta kızı''yla buluşmak için hazırlanırken, kendini övmeye, pohpohlamaya devam eder.


DEVAM EDECEK..........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1890
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster