Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '08

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
370
 

Bekar Tasarrufu Kullanmak

Bekar Tasarrufu Kullanmak
 

Çizer Birol'un Zekasına Espiri Yeteneğine Saygılarımla


Çizer Birol’a Derin Saygılarımla:

Zekâ ürünü bir karikatür görünce, çizene olan takdirimin etkisiyle, bir kaç satır yazmaktan kendimi alamadım,
Sizi de unutmayarak Karikatürü size dillendireyim:

Anıt: “üniformamı çıkarırım”,
Merdoğan “Miyaset elbisemi çıkarırım”,
Hakem Akmet Makar; 2008 modasına öncülük edecek olan bikinisiyle en seksi pozunu verirken; “ehemmm.. şey.. isterseniz bu kadar büyük konuşmayın” !!!

Gel de yad etme “büyük lokma götürmeye” eyvallah diyen ama “büyük konuşmaya ciddi rezervler koyan” atalarımızı.
“Damdan düşmemişlerin, damdan düşme konusunu çok hafife almaları” hususunda da ciddi çekinceleri var.

Hele hele, “acıkmamışların, açın haline tercüman olabilecekleri” varsayımını da, hiç bir zaman kabul etmemişler.
Yeri geldikçe; “öfkeyle kalkmanın kolaylığının aldatıcılığına kapılmayın, geri oturmanın zorluğunu hafife alarak” diye uyarmayı da ihmal etmemişler.

İşin kolaycılığı nedeniyle "bekar tasarrufu" kullanmaya kalkanlara, önce evlenmeleri sonra "afra-tafra, asarım-keserim, boşarım vb" geyiklere zaman ayırmalarını öğütlemelerine de bitiyorum.

"Büyük lokma" götürmeye de pek karşı oldukları söylenemez....
Ammaaa "konuşmaya" gelince, "ufak atmanın civcivlerede" yararlı olacağı düşüncesiyle, acaip ısrarcılar.
Hele bir tane var ki “sirkenin özlenilen keskinliğinin, ilk tahrip ettiğinin küpü” olduğuyla ilgili, “donsuz kalmayalım” diye dinlesek karlı çıkacağımız türden.

Horozları da unutmamışlar, “erken ötmemeleri” konusunda...
"Ağzımızdan çıkanı kulağımızın duymasını" da öğütlemeden edememişler..
Ya da biraz da kızgınlıkla uyarmadan edememişler "sen seni bil sen seni... sen seni bilmezsen patlatırlar enseni" diye.

Görmediniz mi "Çakar" iken "çakaralmaza" döndüğünü, şovmenliğe özenmiş mütekait hakemin...
Adam “topun yuvarlak” olduğundan bile habersiz, yorumculuktaki üfürmelerine öylesine kaptırmış ki kendini, işi iddiacılığa dökmüş, “bikini” giyme bahasına…

Eh "zurna, saz, davul, az, sinek, sivri anlayana, anlamayana" bunları anlamlı bir sıraya dizmek kolay olaydı,
Çiçekçi Kamer de çıkardı işin içinden kolayca...

Daha da söylemeyeceğim...
İşletin saksıyı ve de "gafur"laşmadan anlayın siz onu...
Yakında farklı kılıkta dolaşanları görürseniz şaşırmayın, yeşillik niyetine yazdığım bu yazıyı da anımsayarak…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne var eskilerde var lafı boşuna dememişler demi :))) çok hoş bir yazı olmuş ilk okuyan değilim ama son okuyanda olmayacağım kesin ama ilk yorum yapan benim :))) madem mizah konusunda da yazmışsınız asıl ilginize olan mutfak sanatı ile ilgili bir yazınızı göremedim .) yoksa ben daha o yazıları okumadım yardım lütfen :)) sevgiler güzel şehrim istanbuldan gri renkli ankaradaki güzel insana.

B Gelincik 
 25.10.2009 21:16
Cevap :
Amacım mizah yazma değildi. Ama o günlerde olan olaylar ve demeçler karikatüre yansıyınca çizimden etkilenerek yazmıştım. Ankara bu günlerde yağışsız ve sıcak bir sonbahar yaşıyor. Yani gri değil. Ama İstanbulda yaşadığım bir günü hatırlattın bana grilikle ilgili. "Öylesine bir gündü geçirdiğim" diye bloglaştırmıştım. Linkini veriyorum, sevgiyle açsın gelincik. http://blog.milliyet.com.tr/Blogum.aspx?BlogNo=142695  26.10.2009 15:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 1060
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 955
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster