Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
41
 

Bekir Coşkun gibiler yüzünden ne çektik be!

Bekir Coşkun gibiler yüzünden ne çektik be!
 

Bekir Coşkun, yazdığı bir yazı yüzünden gündemde. Yazısının bir yerinde “Evet-Hayır; ‘g.tünün kılı olurum’ ile cumhuriyetin aydınlık bireyleri arasındadır…” diyen yazar hakkında hakaret ettiği ve milleti kin ve nefrete sevk ettiği gerekçesiyle  soruşturma başlatıldı.

 

Bence bu yazı olmamış!

 

Bekir Coşkun’un yazılarının ne kadar keskin, dilinin ne kadar fütursuz olduğunu bilirim bilirim de bu yazı da fazla antipatik olmuş bence.

 

Ha bu arada soruşturmalık bir durum bence yok! Bazen görmemek, yok saymak gereken durumlar vardır.  Demokrasi kültürümüzün ne kadar zayıf olduğunun tescilidir bu durumlar bana kalırsa.

 

Ha Bekir Coşkun’a soruşturma açılıyorsa Bekir Coşkun ayarında ‘evet’çi pek çok insan var toplumu kin ve nefrete iten. Bu mantıkla bakılıyorsa onlara da soruşturma açılmalı o zaman. Ama yok! Demokrasimizin ne kadar çifte standartlı olduğunun da göstergesidir bu mukayeseli vaziyet!

 

***

 

Gelelim Bekir Coşkun yazısının içeriğine ve Bekir Coşkun gibilerin verdikleri zararlara:

 

Her zamanki Bekir Coşkun üslubu var yazıda. Keskin, sekter, antipatik! Cumhuriyetçi olduğunu her daim vurgulayan ve Cumhuriyetçilere Cumhuriyet düşmanlarından daha fazla zarar veren bir Bekir Coşkun klasiği bu yazı. Ne yazık ki Bekir Coşkun bunun farkında değil.

 

“Bizim kutuplaşmaya mı ihtiyacımız var birleştirici olmaya mı?” bunu biri sormalı ona.

 

AKP’yi kutuplaştırıcı olmakla itham eden Bekir Coşkun bence bu üslubuyla kutuplaşmaya hizmet ediyor. Çünkü yazılarında iki tarafı bıçakla ayırmış. Onun gözünde AKP’lilerin hepsi Cumhuriyet düşmanı! Herhalde referandumda “hayır” diyecek bir AKP’li varsa da Bekir Coşkun’u okuyunca “evet” der.

 

Hata, büyük hata!

 

Bu dil hiç kimseye uzun vadede fayda sağlamaz. Bu yazılarla Bekir Coşkun sadece kendi gibi düşünenlerin gazını alır. Popülist yazar olarak bir kesimin öfkesine tercüman olur. Ancak şu bir gerçek ki bu kutuplaştırıcı dille sadece safları sıkılaştırır. Kararsızları da kaçırır.

 

Ne söylediğinden ziyade nasıl söylediğin önemlidir. İmama kızıp namazı bırakanlar var bu toplumda. Bekir Coşkun gibi yazarların bu üsluplarına prim vermemek lazım. Zira bu üslup en çok Bekir Coşkun’la aynı mahallede olanlara zarar verir.

 

Mertlikle fütursuzluğu birbirine karıştırır olduk nicedir. Mertçe, doğru bildiğini söylemek ayrı şey, bunu yaparken etrafa saldırmak, her yolun mübah olduğuna inanmak ayrı şey. Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil gibi yazarların bazen kantarın topuzunu kaçırdıklarını düşünüyorum.

 

Birileri alkışlarken sizi, bilesiniz ki kahraman olmuyorsunuz. Amacınız kendi mahalleniz dışındakilerin de sempatisini kazanmak, onların da sizinle empati yapmasını sağlamak olsaydı emin olun kendi mahallenizi büyütme şansınız olurdu.

 

Yoksa bu şekilde devam ederseniz, körler sağırlar birbirini ağırlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 270
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Mimar Sinan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı /  İlgi Alanları: Okumak, yazmak, gezmek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster