Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
547
 

Bekir’in Diyarı…

Bekir’in Diyarı…
 

İki Bayraklı? Resim internetten alıntı


Bir grup, kızlı erkekli Alman genci geçenlerde Irak’ı ziyaret ettiler.

Türkiye üzerinden; kiraladıkları bir ciple sınır kapısına geldiklerinde Türk mihmandar onları Kürt meslektaşına emanet etti.

Yollarda mola verdiler; gölcüklerde yüzdüler yöre halkının anlattıklarını dinlediler. Saddam döneminden kalma panzer kadavralarına tırmandılar. Bol bol resim çektiler.

Bir zamanlar yüce dağların tepesinde inşa edilmiş; uçsuz bucaksız vadilere tepeden bakan Saddam’ın villasının kalıntıları arasında gezindiler ve kazasız belasız evlerine döndüler.

Ben bu belgeseli izledikten sonra aklım sınır kapısında kaldı.

Direklerde iki farklı bayrak dalgalanıyordu.

Bayraklardan her ikisi de içimi burktu.

Dünyada çok bayraklı kaç ülke var? Bilmiyorum. Açıkçası gönlüm araştırmak da istemedi.

Bayraklardan birinin tam görev yetkisi elinden alınmış gibi; diğeri de eğreti gelin konumunda… Uyumsuzluk göze batıyor. Belki de sadece benim gözüme battı.

Bugün milliyet com. tr haberlerini gözden geçirirken; türkülü bir haber gözüme takıldı. Yüzleri mumyalı gençlerin çığırdığı türkünün sözleri; gençlerimizin diline; “Al Bayrağı” olan bu gençlerimizin: Başka bir sembol de ellerine yakışmamış.

Düşünün.

Bir ev sahibi olmak istiyorsunuz; müstakil bir ev olsun diyorsunuz.

Tüm kardeşlerinizle paylaştığınız topraklar var ama adınıza kayıtlı bir arsanız yok. Malum, kardeşler arasında hır gür eksik olmaz.

Pusu kuran, arkadan vuran, dağa çıkan da kahraman…

Olmaz işte…

Konuşmak yerine sonu gelmeyen dalaşmalar; kendini soyutlamalar; sitemler, sitemler, sitemler…

Velhasıl ortada ne köy var ne kasaba… Ne de inşa edilmiş bir ev…

Siz yine de fantom ev için atlastan çok renkli perdeler diktiriyorsunuz.

Çeşitli ebatlarda… Günah değil mi onca kumaşa?

Perde: Çok elzemdir, mahremi kem gözlerden korur gizler.

Çiviyle duvara asılmaz.

Asılacak sağlam kornişler ister.

Hepsinden önce kendine uygun pencereler arar.

Gençlerimizin seçim partisi verdikleri alanda ellerinde tuttukları; zamanı mekânı olmayan bayrakları; evsiz barksız perdelere benzettim.

Kanı deli akanları büyükleri uyarmalı; Mersin’e gidilmeli.

Tersine gidilirse; hiç kimse bu düğümü çözemez.

Diyarı Bekir ağırdır olgundur. Hatırşinastır.

Çok dillidir.

Yerini bilir; zaten o yüzden sevilir.

Kardeşinin unvanında gözü olmaz.

Bu vatanın her bir köyü ili ilçesi başkenttir.

Hepimizindir.

14 Haziran 2011 Salı

Alev Meisel/ Berlin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne kendilerine ait bir düşünceleri ne de duyguları var başkalarının al bunu düşün dediklerini düşünüyorlar...yazık

Çakma Kontes 
 15.06.2011 17:30
Cevap :
Düşünmek enerji sarfetmek demek; ne gereği var diyenler biraz da haklı değiller mi? Düşünenler düşünüyorlar da ne oluyor? Sevgili Polyanna; üç beş kişiyle olacak işler değil bunlar.Üzülmek yerine çoğalmak gerek...Yazık ama kime neye yazık oluyor...O da ayrı bir hikaye...Değerli yorumunuz mutlu etti. Teşekkürler. Selamlar  16.06.2011 10:38
 

bunu göremiyorlar gözleri kör ediliyor...selamlar

Çakma Kontes 
 15.06.2011 8:06
Cevap :
Merhaba; gözler kör edilmiş olsa da diğer duyu organları...Kulaklar, yürek, sağduyu onlar da mı felce uğradı. Eğer öyle ise yaşıyor sayılmazlar. Belki o yüzden ortam kokuştukça kokuşuyor. Teşekkürler selamlar.  15.06.2011 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 818
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster