Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
201
 

Bekir Karadeniz’in “Gürani Doğan” kitabı üzerine

Bekir Karadeniz’in “Gürani Doğan” kitabı üzerine
 

Süleyman ÖZEROL

Gürani Doğan adını yakın zamanlarda, özellikle internet ortamında tanıdım. Çorumlu oluşu, “Gel bize yetiş Şah Veli Dedem” deyişini okuması, Heidelberg Üniversitesinin Almanya’daki Şah İbrahim Veli etkinliğinde (2006) sahneye çıkması, Şah İbrahim Veli Ocağına bağlı olması ise ayrı birer özellik taşıyor bana göre…

Doğu’dan Ege’ye, Suriye’den Karadeniz’e dek uzanan geniş alanda talipleri bulunan Şah İbrahim Veli Ocağına bağlı gruplar vardır ve bu gruplar içerisinde Salmanlı aşireti ön sıradadır. 1956 yılında Çorum Sungurlu Kamışlı köyünde dünyaya gelen İsmail Doğan Kamışlı, sonraki adıyla Gürani Doğan da Salmanlı aşiretindendir.

Gürani Doğan’ın, hakkında kitap yazmış olan Bekir Karadeniz’in belirlemelerine göre bazı dönemleri geçerek bugüne geldiğini anlıyoruz.

İlk dönem: Çocukluğunun geçtiği, alevi kültürünün yoğunlukla yaşandığı zamanda köy ortamı… Okula başlaması ve okuma hevesi, bağlama çalan bir ailede çocuk denecek yaşta dayısından bağlama çalmayı öğrenmesi… Yetmişli yılların politik gelişmelerini izleyerek Nazım Hikmet, Âşık İhsani, Yaşar Kemal gibi şair ve yazarların yapıtlarını okuyup özümsemesi… Âşık Hüseyin Çırakman'ın da köyü olan Körkü’den Gulami mahlası ile yazan İsmail Kamışlı'nın olması… Gürani Doğan, ‘Şah İbrahim Veli pirimdir benim’ söz başlı şiirimde adı geçen Nesimi Dede'nin babası İsmail Cevheri'dir. 1943-44 yıllarında Hakka yürümüştür. Gulami mahlasıyla elimde sadece üç deyişi var” diyor.

İkinci Dönem: Yetmişli yılların siyasi, edebi, kültürel birikimleriyle birlikte Haydar Öztürk, Hüseyin Çırakman, Şekip Şahadoğru gibi âşıkları tanıma ve dinleme fırsatını yakalaması… 1974 yılında Almanya’ya gitmesi…

Üçüncü Dönem: Yarebülbül ile tanışıp usta-çırak ilişkisini yaşaması, Alevi örgütlerinde yer alması; süreçte Ali Ekber Çiçek, Gülcihan Koç, Reha Çamuroğlu, Ali Haydar Celasun, Deste Günaydın gibi sanatçı, şair ve yazarlar ile çeşitli kültür sanat ortamlarında ve etkinliklerinde yer alması; Veliyettin Ulusoy, İzzettin doğan, Âşık Mahzuni’nin muhabbet ortamlarında bulunması…

Dördüncü Dönem: Gürani Doğan olması!

Bütün bunları, Bekir Karadeniz’in hazırlamış olduğu 2011 yılı Haziran'ında İstanbul’da Karamavi Yayınlarında yayınlanan “Gürani Doğan/Yaşamı ve Şiirleri” adlı kitaptan yararlanarak yazdım. 352 sayfadan oluşan kitapta bu satırlardan önce “Önsöz”de Gürani Doğan’dan genel olarak söz edilmiş, ardından “Anadolu Aleviliği Üzerine” başlıklı bir yazı yer almış. Bu yazıda Gürani Doğan’ın Şah İbrahim Veli Ocağına bağlı olması nedeniyle Alevilikten ve Şah İbrahim Veli Ocağından söz edilmiş (s.12-17).

“Şah İbrahim Veli Ocağına bağlı Alevilerin ruhani merkezi Arguvan’ın Mezirme (Şimdiki adıyla Ballıkaya) köyü…”

İnternet ortamının azizliğinden olsa gerek, pek çok kişi hala Mezirme’yi Arguvan’a bağlı sanıyor. Oysa Hekimhan 23 Haziran 1921 tarihinde ilçe olmuş ve Mezirme buraya bağlanmış, 1960 yılından buyana da adı Ballıkaya’dır. Arguvan ve Hekimhan ise ülkemizde Şah İbrahim Veli Ocağına bağlı en çok köyü olan iki ilçedir.

Yazıda Şah İbrahim Veli Ocağı dedelerinden de söz edilmiş. Bunlardan Küçük İsmail Dede (İsmail akın) Sivas Kangal Hamal köyüne, Gürgür Dede (Yusuf Çalışgan) Malatya Kuluncak avlar köyüne göçen Şah İbrahimlilerdendir. Gürgür Dedenin babası Ali Çavuş ise babamın dedesi ile kardeştir.

Potuk Yusuf Dede, Nesimi Cevheri Dede, Hüseyin Cevheri Dede hakkında bilgi sahibi olmadığımı belirtmeliyim. Yine Gürani Doğan, “Nesimi Dede Köyümüzün yakınından, Sungurlu'ya giderken, köy bekçimizi görür ve dedeme - büyük babama- haber gönderir. O gün rüyasında, babası İsmail ağayı bizim evimize girerken gördüğünü, -annemin hamileliğini bildiği için- ‘Kevser doğum yaptıysa, ya da yaparsa, oğlan olduysa, ya da olursa çocuğa babamın adını -İsmail- koysunlar’ diye selam gönderir. Ben doğduğumda, dedem- büyük babam - İsmail, amcam da Doğan ismini koyar. Nüfusuma İsmail Doğan yazılır” diyerek bu konuda açıklamada bulundu.

Ballıkaya’dan ülkemizin başka yörelerine giden Şah İbrahimliler ile ilgili olarak Yenilenen Köy Ballıkaya çalışmamızda bilgi verilecektir. Şah İbrahim Veli Ocağı dedelerinden başta Vayloğ Dede (Mustafa Tuna) olmak üzere, Divana Abidin Dede (Abidin Tuna), Kör Mustafa Dede (Mustafa Kocaman), Âşık Yusuf Başaran Dede, İmam Dede (İmam Şahin), Haceli Dede (Hacı Ali Yılmaz), Mustafa Çalışgan Dede, Âşık Mustafa Başaran Dede, Memmet Dede (Mehmet Çelik), Celal Özkan Dede, Şıhı Dede (Hasan Yıldırım) ve daha birçok dededen de söz etmek gerekir.

Sayın Bekir Karadeniz, “Yaşamı Sanatı ve Edebi Gelişme Süreci” değerlendirmesinden sonra Gürani Doğan’ın şiirlerini bölümler halinde sunmuş:

Şiirler (s.27)

Işık Şiirleri (s. 229)

Kahramanlarım (s.243)

Veli Dayı Şiirleri (s.265)

Dürdane Şiirleri (s.277)

Öteki Dostlar (s. 297)

Duaz-ı İmamlar (s.315)

Şiirlerden sonra 12 fotoğrafın yer aldığı fotoğraflar bölümü, Şiir Adları dizini, İlk dize Dizini, Bekir Karadeniz’in bir sayfalık yaşamöyküsü ve kitap tamamlanmış…

Gürani Doğan’ın yayınladığı kitapları da var, bunları da sıralayalım.

* Sevgi Kuşağı: Şiir, Der Yayınevi, İstanbul, 1993, 160 sayfa

* Bal Çiçekleri: Ozanlar-Yaşamları-Şiirleri, Akdeniz Kitapevi, Antalya 1995, 296 sayfa

* Gül Olmak İstedim /Dursune Bacı/Yaşamı ve Şiirleri, Dortmund 1995, 104 sayfa

* Alevilikte Ön Bilgiler ve Cem-Zakirlik: Can Yayınları, İstanbul 1998, 336 sayfa

* Âşık Yarebülbül: Yaşamı ve Şiirleri, Güldikeni Yayınları, Ankara 2002, 372 sayfa

* Köylerden Bir Köy Kamışlı-Sungurlu: AKKKD Yayınları, Ankara 2004, 240 sayfa

 

Bu kadar yazdıktan sonra Gürani Doğan’ın Şah İbrahim Veli ile ilgili şiirini örnek olarak verelim.

 

Şah İbrahim Veli pirimdir benim

Her gel gel diyene varmam elbette

Başka âlimlerin başka şeyhlerin

Varıp da darına durmam elbette

 

Bir Nesimi dede kabul eyledi

Şah İbrahim yolu bu yoldur dedi

Sen seni bil diye sevgi söyledi

Boş yere kendimi yormam elbette

 

El tutmuşum ona ikrar vermişim

Muhabbet gülünü ondan dermişim

Ona bende olup yola girmişim

Başka yol gidişat sormam elbette

 

Mürşit benle canı cana katmalı

Bana aşk vermeli kini atmalı

Pir dediğin bana ders anlatmalı

Herkesi bağrıma basmama elbette

 

Nice dergâh gördüm nice pir gördüm

Hepsinden de ayrı ayrı bilgiler derdim

Gürani Doğan’ı ortaya serdim

Kolay kolay gönül kırmam elbette

(s.257)

 

Ve Gürani Doğan’ın okuduğu Şah Veli Dede ile ilgili deyiş…

 

Gurbet elde bir hal geldi başıma

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

Kimim yok kimsem yok sora hatırım

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Şah Veli Dede’min Ballı Kayası

Katara düzülmüş türlü mayası

Kerbela’da yatan Kerem ağası

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Yaz gününe konar Değirmioba

Sahil ellerinde kalmazım tövbe

Güllüce dağında Şah Kulu Baba

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Yen içinde sürün yolun doğrusun

İçinizde koman surat uğrusun

Sen ezelden Şah İbrahim oğlusun

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Yükseğine çıkıp öttüğün gibi

Cansızlara canı kattığın gibi

Üzeyir'in carına yettiğin gibi

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Gözüme tütüyor yaylanın taşı

Bize yardım eyle sen ulu kişi

Sultan Şah Abbas'ın baş halifesi

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Bize Selmanl(ı)oğlu derler âlemde

Garip başa bir hâl geldi bu demde

Akdağ’ı Tocak'ı dolan da gel de

Yetigör carıma Şah Veli Dede’m

 

Belini verdiği taştan bakıtan

Şah İbrahim dersin verip okutan

Karatılan boğazından buğday akıtan

Gel bize yetiş Şah Veli Dedem

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 517
Kayıt tarihi
: 03.12.12
 
 

1953 yılında Hekimhan-Ballıkaya (Mezirme) köyünde doğdu. Akçadağ İlköğretmen Okulunu 1972'de biti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster