Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '18

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
501
 

Bekleme Kızım Gelmezler

Bekleme Kızım Gelmezler
 

3 SENE SONRA…

Telefonu 4. çalışında açtın dün gibi hatırlıyorum. İnsan nabzının sesini kulaklarında hissedebilir mi? Hissedebilirmiş. Arka arkaya gelen her “dıııt” sesinden sonra daha hızlı, daha kesik nefesler almaya başlamıştım, telefonu açmanı beklerken. Tam açmayacağını kabullenip, ahizeyi yerine götürürken “Alo” dedin.
-Alo, Merhaba Ben Gizem. (Sesimi unutmuşsundur, belki tanıyamazsın diye adımı söyleme ihtiyacı hissetmiştim sanırım.)

Dünyanın en uzun 5 saniyesi gibi gelen, 2 tarafında sustuğu kocaman bi boşluk sesi sonrasında…
Sessizliği yine ben bozmuştum:
-Arka sokaktaki kırtasiyede mor bir suluk gördüm. Üstünde Baba balık, Anne balık, bir de abla-kardeş balık vardı. (Suluk mordu ama üzerinde balık malık yoktu, balık ailesini o an uydurmuştum sana duyduğum özlemi anlatabilmek için.)

Sanki hiçbişi olmamış gibi, sen hiç ablamı ve beni unutup gitmemişsin gibi, sabah seni işe yolculamış da işyerini arıyormuş gibi aptal bir suluktan bahsettim aramıza giren 3 senenin ardından.

Seni çok özledim diye böğürerek ağlamam gerekmez miydi normalde?  Nerdesin?, Bizi neden yıllardır aramadın da, ben bir yerlerden numaranı bulup aradım seni? Beni hiç özledin mi? Cevabını almak istediğim bir sürü soruyu yuttum o an. Üstüne gelirsem seni tekrar göremem diye korktum çünkü. Çocuktum ama zırlama lüksüm olmayacak kadar da olgunlaşmıştım. Sen ağladın, ben ağlayamadım benden 28 yaş büyük olmana rağmen. O Pazar görüşmek için sözleştik.

Çocukluğumdaki büyük üzüntüleri hep başkası yaşamış gibi hatırlıyorum. Seneler önce izlediğim bir filmi yarım yamalak hatırlamak gibi, başkası yaşamış da ben orada olay şahidi olarak bulunmuşum gibi. Tarihleri de yıl olarak, kaçıncı sınıfa gittiğimi düşünerek hatırlayabiliyorum.Yüksek sese hala tahammülüm yok. Sokakta kavga eden adamların arasında buluyorum kendimi "yapmayın lütfen!" derken. Aile içi şiddete şahit olan bütün çocuklar yaşıyor mu acaba bunları?

Bir de asla unutamadığım anlar var, her açıdan hatırladığım...

Aylardan Eylül, günlerden Pazar. Çirkin gri renge boyanmış demir bir otopark kapısına bakıyorum seni beklerken. Söz verdiğin halde gelmeyeceğini biliyorum ama mucizelere inanmak istiyorum o an. Küt saçlı, fındık faresi tipim, minicik ellerimle bekliyorum seni o kapıya bakıp hiçbir şey düşünmemeye çalışarak... Annem 4. Katın sarı çerçeveli mutfak camından arabaya binişimi takip etmek istiyor gözüyle içeri girip çıkıp. Arkam dönük ama annemin beni kontrol ettiğine eminim. Gelmeyeceğinden o da bende eminiz aslında.

Ama inadım tutmuş bekliyorum işte saygı duruşunda, asker gibi dimdik.

Fazla ayakta beklemekten ayak titremesini bilir misiniz? Vücudun dengesini kaybetmeye başlar artık, biri hafifçe itiyor gibi ya da ince bir ipin üzerinde yürüyor gibi bir sağa bir sola... Kaç saat beklediğimi hatırlamıyorum aynı pozisyonda, saygı duruşunda.

Belki trafiğe takılmıştır, belki başına bir şey gelmiştir bir sürü belki... Sonradan öğrendim, unutmuş.

Bacak titremesine dayanabildim de, gırtlak acısı çok zorladı. Yutkunamazsın nefes almadan beklersin böyle ağlamamak için. Ne kadar tutsan da yaşlanıyor gözün tabi. Onu da baş parmağınla işaret parmağını birleştirip göz altını açınca saklayabiliyorsun içine.

Babam gelmedi. Yukarı çıktım. Kapıda annem karşıladı beni, sıkıca sarıldı, sırtımı sıvazladı. Odama gittim. İçeri girdiğimde çalışma masamın üzerin balıksız mor suluğum:) ve bir de mektup vardı; "BEKLEME KIZIM GELMEZLER!" Yaşayacaklarımı önceden bilmiş gibi yazmıştı annem mektubunu.

Beni çok güçlü bir kız yaptığın, kimseden bir şey beklemeden yaşamayı öğrettiğin için sana çok teşekkür ederim.

İmtihan dünyasının en kazık sınavını o yaşımda başarıyla geçmeme yardım ettiğin için sana minnettarım. Sayende yaşam denen savaşta Zeyna kadar muhteşem bir savaşçı oldum. Adımlarımı sadece kendime güverek sert basabiliyorum. Kızınla gurur duy Baba.

Hayatımızdaki olumsuzlukları fırsata çevirdiğimiz zaman güçleniyoruz.

Sevgiler,

Gizem Gülru Kalaycı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bırak dönsün gün,o dönerken sen onu dön ve büyümse,ulaşmağa kalkış göğe...Selamlar.

Abbas Oğuz 
 21.09.2018 15:04
Cevap :
Abbas bey merhaba, Umuyorum başarabilirim, deniyorum. Çok teşekkür ederim yorumunuz için  24.09.2018 13:47
 

Yaşananlar üzücü. :( Yazı, dile getiriş, şahane... Gözlerim doldu. Burnumun direği sızladı. Ben de seninle birlikte bekledim Gizem!.. "Keşke gelseydi!" dedim, senin için. Keşke, kulaklarında atan kalbinle,titreyen bacaklarınla o'na sarılabilseydin. Hoş geldin MİLLİYET BLOG'a Öpüyorum seni.

sema öztürk 
 21.09.2018 12:16
 

Yazını okuduktan sonra ağladım. Ama çok da sevindim yazmana. İnsan, konuşamasa da yazarak içinin zehrini atıyor bir şekilde ve hafifliyor ve zamanla affetmeyi öğreniyor. Bir arkadaşımın babasını affetmeyen kızına içindekileri yaz-yaz sonra yırt at, içinden çıksınlar demiştim. Sana da... Zamanın bu zamanmış öyle mutluyum ki senin ve kendim adına. Benimle uğraşırken söylediklerini de yaz lütfen, sinirlensem de çok komik şeylerdi. VE dört kızımdan hiç biri bana benzemiyor diye üzülüyordum. Ablan bir dergide yazıyor sen böyle bir kulvarda. Benim de kör olduğum zamanlar oluyormuş demek ki Minik Tırtıl. Bana annemden miras yazı yazmak size de geçmiş artık gözlerim açık gitmem. Gitmeyi düşünmüyorum, senin dediğin gibi iki yüz yıl yaşamayı planlıyorum. Sevgiler kızım seninle gurur duyuyorum ve gün içinde yazılarını okuyup okuyup ağlıyorum.

kevser şekercioğlu akın 
 21.09.2018 11:52
Cevap :
Benimle gurur duyduğunu söylemen beni ağlattı anneciğim. Seni çok seviyorum.  24.09.2018 13:50
 

Kendini ortaya koyuş böyle olmlaı demişti ilk yazınıza Bahar.. Atölyenin tek kadını.. Bu yazıyada da kendini ortaya koyuşun içtenliği yansımış.. Başarılar diler Atölye yazı hayatınızda.. selamlar herkesten.. Saygılar içten duruşuna..

yucel evren 
 21.09.2018 8:47
Cevap :
Yücel bey merhaba, Atölyeye çok selamlar. Bahar hanımın da yanaklarından öpüyorum. Benim için yazdığınız yazı için de teşekkürler. Biraz acemiyim sitede mazur görün geç cevap verdiğim için. Sizleri tanımayı çok isterim. Sevgilerimle   24.09.2018 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 248
Kayıt tarihi
: 10.09.18
 
 

Gizem's Diary ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster