Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
432
 

Beklemek

Beklemek
 

Fotoğraf Nilgün Özdemir


Beklemek varlıktır / yokluk zamanlarında (Memnune Tunç)

Sanırım matematikçilere güvenmeli ve kâğıda çizdiğim iki paralel çizginin, evrenin bir yerinde birleşebileceği düşüncesinden vazgeçmeliyim.

Gerçi, benim rasgele çizdiğim iki çizginin gerçek anlamda paralel olup olmadığı da tartışılır. Çok küçük, göz ardı edilebilir bir sapma varsa sonsuz uzayda bir yerde birleşebilirler.

Çünkü birbirine paralel ilerleyen hayat çizgilerimizin de kusursuz bir matematik ölçüsüyle çizilmediğini hayal etmek istiyor beynim. Küçük bir sapma, bir matematik hatasıyla bir yerlerde kesişmesi olasılığı için yalvarıyorum.

Matematik sevmez öyküleri. Mantıklı, ispatlanabilir akışları yoktur üstelik benim öykülerimin. Çok kollu bir nehir gibi sarıverir hayatımı, her yanımdan akar ve aynı denizde buluşur. Hep sende biter öykülerim.

Bazen, bir dağın zirvesinde bir buzul yarığına düşmüş kurtarman için seni bekliyorum. Uyku/ölüm öncesi uyuşuklukta yarıktan aşağı sarkıtılan ipte seni hayal ediyorum.

Bazen şiirdeki gibi okyanusun en ıssızına düşmüş bir kibrit çöpüyüm.

Beklemek hastalıklı bir durumdur insan için.

Bir çiçek bekleyebilir. Bir dağ bekler. Bir yol, bir ağaç.

Terlik, masa, bardak bıraktığın yerde bekler. Unutulmuş bir çanta, ölüm bile bir yerlerde bekler.

Sayfası kıvrılmış kitap başucunda bekler. Duş öncesi çıkarılmış küpe aynanın önünde bekler.

Durak bekler kendisiyle bekleyecekleri. Ev bekler dönecekleri. Park bekler çocuk seslerini, sahil bekler çıplak ayakları.

Peki, İnsan neden bekler?

Kaderine yazılıp yazılmadığı belli olmayan bir aşkı neden bekler?

Başkasının iradesi altındaki sözcükleri neden bekler?

Beklemek varlık mıdır, yokluk zamanlarında? Elle tutulur hale gelir mi? Kazançtan sayılır mı? Eksiltir mi? Besler mi?

“ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
seni beklediğim kadar”

Diyen şair bile ancak ikinci dizeye kadar beklerken, ben ne kadar bekleyebilirim seni?

Beklemek kâbusa dönüşür mü?

Bir gün “yine de güzeldi seni beklemek” der miyim? Yaşamdan sayar mıyım bekleme günlerini? Ayrılıkları da aşka dâhil eden şair, beklemelerimi de aşka dâhil eder mi?

…Ben bi karaağaç gölgesi buldum

cebimde ümitlerim

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hoşluk da getirmişsiniz :) Beklemek kadar hayatın içinden olan bir durumu öyle güzel anlatmışsınız ki!Kıskandım galiba :( Beklemekten hoşlandığını söyleyen birini tanıdım bi zamanlar...Acaba ona da okutsak yazınızı yine de güzeldir beklemek der miydi? Ya da bazen beklemek yalnızlıkla nasıl da paralel yolalıyor yaşamda ve kesişmelerini beklerken de neyi beklediğmizi bilmeden akıyoruz son nefese doğru... Neyse devam edersem burdan da bi blog çıkacak :) Görüşmek üzere :)

septes 
 17.01.2008 11:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 611
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Safça eski konuklarını bekleyen sahil pansiyonlarından birine kaydımı yaptırabilirim. Yine boşaltmam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster