Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1357
 

Beklentiler ve gerçekler...

Beklentiler ve gerçekler...
 

"Hayatta" diyor "Beklentilerini ve gerçekleri birbirine karıştırdığın için öfkelisin." Ona öfkeli olmadığımı söylüyorum. Ama buna kendim de inanmıyorum. "Dışarıya yönlenmeyen sadece ve sadece kendi içine yönelttiğin bir öfke var sende" diyor "Bu kelimelerine yansıyor. Kendini didik didik etmen bundan." Ona haklı olmadığını söylüyorum oysa ne kadar da haklı olduğu gün gibi ortada...

Gidiyor. Kendi kendime kalıp düşüncelere dalıyorum."Çok mu fazla bir şey bekliyorum" diye soruyorum kendime. Kendim için, insanlar için ve dünya için beklediklerim çok mu fazla? Belki bir hayal...Çalıştığın ve hakkın olanı aldığın bir dünya, sevdiklerinin başına her an bir şey gelebilme ihtimalinin aklından geçmediği bir gün, insanların boşuna, birilerinin hırsları uğruna ölmediği bir hayat, adalete sonuna kadar güveneceğim bir ülke, bilginin bedenin çıplaklığından daha değerli olduğu biz çağ...Çok mu fazlasını istiyorum ve bunlar hayal mi?

Öfke...Evet öfkeliyim...Kendimi didiklediğim de doğru...Kendimi didiklersem, beynimdeki çöpü dışarı atabilirsem tüm dünyadaki çöpü atarım sanma budalalığına da sahibim... Asıl öfkem bundan belki de...Tüm hırçınlığım, tüm karanlığı kelimelerimin bundan..."Kapkara yazıyorsun" diyor bana..."Umudun nerede? Öfken burada peki ya umudun nerede?" Zamanın ve çağın tutsağı olduğumda, bırakmış olmalıyım onu bir yerlerde...Umut olmadan nefes alabilir mi insan? Umut olmadan geleceğin peşine düşebilir mi? Umut olmadan kızdığı öfke duyduğu herşeyin karşısında dimdik durabilir mi?

Yıkıcı olan aslında yapıcı olana çevrilebilir. Bunu biliyorum.İkisi de enerjidir çünkü, ikisi için de enerji gerekir.Ve yine biliyorum ki; öfkenin enerjisi çok ama çok güçlüdür. Eğer o öfkeyi dönüştürebilirsem, hem kendim için hem de çevrem için bir şeyler yapabilirim. Taşan bir nehrin yatağını olması gereken yere çevirmek gibi... O nehir taşarsa zarar verir oysa yatağında akarsa içinde balıklar yüzer hayat verir. Bu öfke ne beni, ne de etrafımı yıkmamalı...

Ve O, bu yüzden haklı...Beklentiler ve gerçekler birbirine karıştırılmamalı...Beklentiler umut olmalı ve gerçekler ise kabul edilip ona göre duruşun belirlenmeli...Karşı olduklarına, dürüstçe karşı bir duruş...Ama umutlu...Yıkmadan yapan bir duruş...Şimdi kendine yeni bir yol belirleme vakti... Taşmadan yıkmadan...Usul usul kendi yatağında akma vakti... Çağıldayan nehirlerde balıklara hayat verme vakti...

Hala umudum var ve enerjim de...

RESİM: Janine Faure-Terrieu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ustalardan biri diyor ki, "umut kötülüklerin en kötüsüdür, işkenceyi uzatır". Çok karamsar bir yaklaşım ama doğruluk payı var... Bunun yanında bir de duamız bulunmakta hiç bir dine ait olmayan. Der ki, "Tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenebilmem için huzur; değiştirebileceklerim için cesaret; ve aralarındaki farkı anlayabilmem için de AKIL ver." Gerçekten dünya üzerinde değiştirebileceklerimiz neydi?

Barış 
 23.11.2006 21:15
Cevap :
Sevgili Barış, Bu çok kötümser bir yaklaşım değil mi? Umut bence bir ilk adım. Çünkü o olmadan yola çıkılmıyor. Ben duaya inanıyorum çünkü bu çok güzel ve çok güçlü...Sevgiler...  24.11.2006 13:19
 

merhaba sevgili fulya beklentilerinle gerçeklerin uyuşmadığı zaman böyle kendini didikleyip durursun hep bir öfke vardır içinde kendine yönelik insan olduğun için superman olmadığın için kızarsın herşeye ve herkese tüm sorunları çözemiyorsundur her şeye yetemiyorsundur gücün sınırlıdır oysaki görüyorsundur yaşam bi çok sorunla beraber gelmektedir ve sen hiç bir şey yapamıyorsundur caresizsindirbu seni dahada çok öfkelendiriyordur... evet haklısın insanız bizler gücümüz bi yere kadar önce gerçeklerini kabul edip iç huzurunu yakalayamazsan hiç bir soruna çözüm üretemezsin sürekli sorunlar yaşarsın ve o binbir bilgiyle dolu olan hayallerinin umutlarının olduğu beyninde öfke dolu düşünceler cirit atar hiç bir şey yeşermez olur... haklısın artık nehrin yatağında akma vaktidir olması gerekwn nehrin gerçekleriyle beraber en azgın nehirler bile yatağında ne kadar huzurla akarlar dimi... şimdi artık umudun beklentilerin ve gerçeklerin zamanı olsun sevgilerimle...

NoSFeRaTu 
 23.11.2006 20:15
Cevap :
Sevgili Suat Bey, Bu kadar güzel bir yorum üzerinde ne söylenebilir ki? Bu yazının tam olmasını sağladınız...Teşekkürler ve sevgiler...  24.11.2006 13:22
 

Olumsuzluklar, umutsuzluklar, karamsarlıklar senin deyiminle ''herşeyin zıddıyla var'' olduğu bir hayatta nefes alıp veriyoruz. Çocuk gözlerle de mevcut bakışların da sahibi sensin, özünde. Kendini hırpalayacak derecede uğraştığını, ''didiklediğinİ'' bildiğim kadar, UMUDUN ve Enerjinin daha büyük oranda olduğunu da görüyorum. Balıklar, hayat bekliyor. Hadi o zaman ne duruyoruz. Sevgilerimle.

Tuğba 
 23.11.2006 16:51
Cevap :
Canım Tuğba, Evet balıklar hayat bekliyor...O zaman ne duruyoruz...Umudumuzu, enerjimizi ve çocuk yüreğimizi alıp yola koyulalım...Kucak dolusu sevgiler...  23.11.2006 18:56
 

Çok beğendim bu yazınızı ve tabi bakış açınızı. Kaleminize sağlık. Ve o kendinize ait akışta, gönlünüzce kalıp hayat bulmanız ve hayat verebilmeniz dileğiyle... Sevgi ve ışıkla Ayna

Ayna 
 23.11.2006 11:39
Cevap :
Çok teşekkür ederim...Kendi akışımızı, kendi yolumuzu bulup öfkeden arınmak ve yapıcı üretken bir yaşam umuduyla...Sevgi ve ışıkla...Her zaman...  23.11.2006 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster