Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '14

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
443
 

Beklentiler

Beklentiler
 

Mutlulugun kabullenmeyle, mutsuzlugun beklentiler ve hayatin tutturdugu yol arasindaki mesafeyle çok ilgili oldugunu ögrendim.


Hayat beklentiler üzerine kurulu. Düşünsenize ne kadar çok beklentimiz var şu kısacık yaşamda?

“Keşke anlasa beni.” dersiniz. Nasıl zorlu bir hayatta tutunmaya çalıştığınızı görmemek için gözlerini yumanlara. “Keşke yanımda olsa, destek verse, kol kanat gerse acılarıma.” dersiniz. Nasıl bir cenderede sürüklendiğinizi bildiği halde elini uzatmayanlara. “Keşke  dinlese beni.” dersiniz. Dinlermiş gibi yapıp iç sesinizi duymayanlara. Keşkeler sürüp gider, zamanla lâl olur kişi. Susar, söylemez beklentilerini. Umutların yıkılışı değildir bu, aksine kendi başının çaresine bakmanın zamanının geldiğinin sinyallerini verir hayat. Hissettirmeden, sessizce…. Bu gizli işaretleri anlayabilen mutluluğa kavuşur. Fark eder ki insan mutluluk, kimseden bir şey beklememekle mümkündür. Shakespearenin de dediği gibi: “Beklentiler insanı yaralar.”
 
İnsanlardan beklentilerimizi yok etmeye çalıştığımızı varsayalım, ya biz? Kendimizden beklediklerimizin ne kadar farkındayız? İnsanlardan bir şeyler umduğumuz aşikar. Ama insan kendinden daha çok şey umuyor. Kimisi başarı umuyor kendinden, çok başarılı olmak, en iyi olmak ya da en becerikli, en yetenekli olmak, en çok parayı kazanmak, en çok sevilen kişi olmak, aklınıza ne gelirse. Kendini kahrediyor bu emeli için. Başaramadığında hırsını yine kendinden alıyor. Çünkü insanın en büyük hayal kırıklığı kendindendir. İnsan en çok kendine kızar, kendiyle hesaplaşır aslında.
 
 İnsan doyumsuz bir varlıktır. İnsanoğlunun iç boşluğunu ancak toprak doldururmuş. Doğru. Her şeyin iyisini bekliyoruz kendimizden. Yeryüzünde milyarca insan yaşıyor, kaç tanesi ‘tam anlamıyla’ kendinden memnun? Tam anlamıyla diyorum çünkü her insan kendini tam anlamıyla kabul etmez. Beklentilerin bitmesi ömürle orantılıdır. Ömür bittiği gün beklentiler son bulur. Sonsuzluğa ulaşana dek hayallerimizdeki ‘ben’e  ulaşmak için çırpınıp duracağız.

Beklentilerin dozunu iyi ayarlamak gerek. Fazla beklenti fazlasıyla hayal kırıklığı doğurabilirken, hayattan hiçbir beklentinin  olmaması da yaşarken öldürür insanı. Galiba doğrusu kimseden fazla bir şey beklemeden hayattan güzel şeyler beklemek. Risk almak, kırılan hayallerinin parçalarını yerden toplama kuvveti bulabilmek kendinde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 928
Kayıt tarihi
: 22.04.12
 
 

İşletme  mezunu. Kurumsal şirketlerde satınalma, muhasebe, halkla ilişkiler üzerine çalıştı. Kişi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster