Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
619
 

Bekleyenler Topluluğu

Bekleyenler Topluluğu
 

Dönülebilir yollar mıydı düştüğümüz, her yola koyulduğumuzda hayata? Sanırım ne zaman başladığını bilmediğimiz ya da başlangıcının çok da öneminin kalmadığı bir tarihti. Alt etmiştik çocukluğumuzu ve ilk gençliğimizi, cebimizde bilyelerimizin açtığı delikler vardı, bir de sıyrılmış kabuk bağlamış diz yaralarımız.

Çok bilinmezli bir bekleyenler topluluğuydu hayat ve bir aslan gücünün yettiği bir geyiği parçalıyordu karnından ya da geyik olanca güçsüzlüğüyle yıllarca yediği otlara lanet ediyordu kanının kokusundan, ölüme meydan okuyan soluksuz bir serzenişle. Dövüş bittiğinde, aslan doyduğunda kaybedecek bir şeyi yoktu geyiğin zaten bir şeyin önemi de yoktu.

Kirli sakalarıyla dönüyorlardı, heybelerinde ‘ötekilerinin’ hayalleri ve zaferleri, boyunlarında kardeşlerinin veballeriyle. Bir transseksüel durdurun diyordu bu erkek dövüşünü, öksüz kalmış analar susuyordu, bilyelerimiz için açtığımız küçük çukurlara gömüyorduk çocuklarımızı ve üzerlerinde ot bitmiyordu.


Her şeyin ayrılma haliydi belki de kendinden. Den haliydi ölüm yaşamın ve yitip giden için miş’li geçmiş bir çıkmaz sokak kalan için belirtisiz nesneydi yaşam.

Ve insanlar her şeye inat, kapısız, camsız, çerçevesiz nasıl da inşa ederler bu büyüdükçe azalan hüznü. Nasıl dayanırlar her gün kendilerini sarsan zelzeleye, hiçbir kıymık batmaz mı ellerine, nasıl kalırlar da bir molozun altında günlerce, yinede sevgilisine hasret bir âşık gibi sevişirler depremleriyle. Güç müdür bu yoksa ikiyüzlü bir güçsüzlük mü?

Renkli istop oynardık, dört ana rengi cebimizde taşıyarak ebe olmamak için, zafer çocukluğumuzdan beri bize dayatılan bir değerdi ve kaybeden biz olmadıkça hep gülmemiz öğretildi.

Dövüş bittiğinde, aslan doyduğunda kaybedecek bir şeyi yoktu geyiğin zaten bir şeyin önemi de yoktu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaferi alan düşünür müydü ki kaybedeni.. Hangi aslan düşündü ki ağzındaki geyiği... Dövüş bittiğinde ne kalacak geriye, kuru-yaş ne varsa yok olacak... Ablacım belki elde var sıfır diyeceğiz ama düşünüyorsak varız.. Yaşıyoruz ki düşünüyoruz.. Düşünme yetisini kaybedenler sabahın ilk ışıklarıyla dürtüleri sayesinde çiçek açan akşam kapanan bir çiçekten ne farkı olabilir ki.. Sonsuz sevgiyle..

mavi nü 
 13.03.2008 18:41
Cevap :
düşünmek en zor eylemdir mavi başarabiliyorsan ölüyorsun ölmemek için düşünmüyorsun garip bir paradoks düşünmek ve olmak :) yorumun için teşekkür ederim... sevgilerimle...  14.03.2008 12:19
 

Aynı toprağı eşeledik. Kuyularımız eşitti, bilyelerimiz eşit sanıyorduk. Beş taş oyunumuzun taşları, 6 lardayken '' oyunun en zor kısmıdır '' ansızın eksildi havada. Göreniniz yok mu onları. Sapan değil abi; oyuncağım diyorum. Bu ölü kuş sürüsünün arasına kaçmışlardır belki: Ayşe, Ali, Mustafa, Ömer, Fatmaa... iyi bakın, bakmadan göremezsiniz... Sevgiler sana

Diren Egemen Doğan 
 05.03.2008 2:27
Cevap :
nasıl cevap vereceğimi şaşırdım o kadar güzeldi teşekkür ederim... sevgilerimle...  05.03.2008 15:21
 

"İçimdeki depremlerle sevişirken" daha önceki depremlerin yıkıntıları altında kalanları bulma telaşını taşıyan acemi bir arkeologun savaşıydı benimkisi.Evet,ben bu savaşı bitirmeden kendimi"bir erkek dövüşünü"n içinde buldum.80'li yıllardı ve bu erkek dövüşüne dur diyecek bir transseksüel de yoktu;çünkü aşkın her türlüsü yasaktı.O günleri yazma isteğimi yeniden depreştirdi yazınız.Defalarca yazdığım ve yok ettiğim günleri...Onca roman ,anı yazıldı,ama hep bir şeyler eksik,çünkü içinde "ben" yok.Umarım o gücü ve cesareti bulurum bir gün.Dilinize sağlık...Sevgilerimle...

mustafa ceydilek 
 03.03.2008 21:38
Cevap :
Mustafa Bey o güç ve cesareti bekleyince çok uzun yıllar istiyor zaman sizden benimde naçizane yarım bırakılmış bir romanım var yıllardır bekliyor güç ve cesaret yükleneyim diye ama roman kahramanlarım yaşlandı ben romanı bitirmeden ölecekler artık:)) biraz güç biraz cesaret biraz da çabuk o zaman bekliyoruz... sevgilerimle...  04.03.2008 16:17
 

Yazınız için teşekkür içeren bir yorumu buradan yazmıştım, fakat size ulaşmadı sanıyorum. Üzgünüm. Teşekkürler ediyorum; aklına, yüregine ve doğunun-batının bütün annelerine olan sevgin için, o annelerimizin hüzünlerini-kahırlarını paylaştığın için, bütün anaların acılarına ortaklığın için teşekkürler ediyorum. Sevgilerimle. Mutlu kal. Cesaretin Evi.

cesaretin evi 
 03.03.2008 18:53
Cevap :
ulaştı ancak şimdi bakabildim özür dilerim tekrar düşünüp gönderdiğiniz için teşekkür ederim... sevgilerimle...  04.03.2008 0:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 477
Toplam mesaj
: 102
Ort. okunma sayısı
: 1575
Kayıt tarihi
: 08.07.07
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum. Şu anda özel bir telekomünikasyon şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster