Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
1522
 

Bel ağrısı, belimizi bükmesin!

Bel ağrısı, belimizi bükmesin!
 

"Aşk acısını iyileştirecek ilaç, sabırdır. Bir de yeni aşk!"* Aman dikkat! Malum, şimdi kriz çağındayız ve bundan ötürü dik durmak zorundayız. Güzel ve doğru olana bel bağlamalıyız. Bunun için de asla bel kırmadan, birbirimize bel vermeliyiz. Bu bağlamda bel sağlımıza göstereceğimiz özen, dünden daha fazla olmalı. Bel ağrısı, çoğumuzun sorunudur. Son araştırmalar, her üç erişkinden ikisinin bel ağrısı çektiğini bildirmektedir.

Bel ağrısı, sanayileşmiş ülkelerde daha sık görülmesi nedeniyle spekülasyon yapmaya değer bir konudur. Bel ağrısının en sık bel fıtığından ileri geldiği söylenir. Ancak bu doğru değildir. Bel fıtığına bağlı olan bel ağrıları %2 oranında görülür. Yanlış pozisyona bağlı ya da zorlama ile olan bel ağrıları ise daha sıktır. Bel ağrısı, kadın ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Ancak ileri yaşlarda, özellikle 45 yaş sonrası kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Menapoz ve erken osteoporozun buna neden oldukları bilinmektedir.

Dik durun!
Yanlış pozisyon ile vurgulamak istediğim, kötü duruştur. Dik değil sarkmış omuzlar ile yürümek, sandalyede iki büklüm oturmak kamburluğa, dolayısıyla bel ağrısına davetiye çıkarmaktır. Uzun süre ayni pozisyonda kalmak ta bel ağrısına neden olur. Bu nedenle işyerinde mola verip dolaşmak ya da zaman zaman ayağa kalkarak pozisyon değiştirmek, son derece yararlıdır.

Aşırı kilo
Bel ağrısı geçmiyor, uygulanan tedavilere inat ediyor ise kilonuzu kontrol edin. Son zamanlarda alınan fazla kilolar, bel ağrısına neden olabilir. Unutmayalım ki bel ağrısı bir hastalık değildir. Bir belirtidir, bir bulgudur. Bu bakımdan, ciddi bir hastalığın işareti olabilir. İnatçı bel ağrılarını asla hafife almayın, mutlaka doktorunuzla paylaşın. Travma, bel tutulması, kireçlenme, romatizma, bel fıtığı, enfeksiyon, bel ağrısına neden olan başlıca rahatsızlıklardır. Enfeksiyon hastalıklarının başında ise Brucella gelir. Brucella, süt ve süt ürünlerinde mevcut bir mikrop ile bulaşır. Öte yandan kanser kökenli bel ağrıları da olabilir. Kesin tanı için tam ve sistemik bir muayene gerekir. Bu amaçla detaylı tetkikler istenir. Bel ağrıları pratik olarak yeni ve eski diye ayrıma tabi tutulurlar. Yenisine akut, eskisine kronik bel ağrısı denir. Akut olanlar birkaç hafta içinde iyileşirler. Çoğunda ilaç bile gereksizdir, istirahat etmek yeterlidir. En sorunlu olanlar kronik olanlardır. Altıhaftadan uzun süren bel ağrılarınakronik bel ağrıları denir. Bel tutulması En sık rastladığımız bel ağrısı, bel tutulmasına bağlı olanıdır. Ters bir hareket yapmak, zıplamak, yüksek bir yerden atlamak, ağır kaldırmak, bel tutulmasının başlıca nedenleridir. Burada esas sorun, bel omurlarına ait kasların ağrılı spazmıdır. Hava değişimi spazma neden olabilir. Ani olarak sıcak ya da soğuğa maruz kalmak gibi… Bel fıtığı, bel ağrılarının en dramatik olanıdır. Siyatik ağrısı, bel fıtığının karakteristik bir ağrısıdır. İlerlemiş siyatik tutulmalarında ilgili bacak kaslarında erime, dolayısıyla bacakta incelme olur. Bel fıtığı, idrar kaçırmaya neden olabilir. Bu duruma gelmiş olan bel fıtıklarında tek seçenek ameliyat ile tedavidir. Genelde 65 yaşından sonra sıklıkla rastlanan bir omurilik hastalığı, omurga kanalında daralmadır.

Bu daralmaya maruz kalanlar, şiddetli bel ağrısından ötürü yürümekte zorluk çekerler. Tıbbi tedaviye zor yanıt alınır, çoğunda ameliyat gerekebilir. Hangi nedenle olursa olsun, bel ağrılarının tedavisinde yatak istirahatı esastır. Ancak bu çok uzun tutulmamalıdır. En fazla 3 hafta olmalıdır. İstirahatın uzaması, bel ve bacak kaslarında zayıflamaya neden olabilir. İlaç tedavisi ancak doktorunuzun önerisi ve kontrolü ile yapılır. Eş, dost tavsiyesi ile asla ilaç kullanmayın. Bu tür ilaçların yüksek tansiyon, mide kanaması, kalp ve böbrek yetmezliğine neden olma olasılığı yüksektir. Kronik bel ağrısı çeken pek çok hasta “Kuşak kullanabilir miyim?”sorusunu sorar. Uzun süreli olmamak kaydı ile kullanabilirsiniz. Ancak, korse ya da kuşağın uzun süre kullanıldığında bel kaslarında zayıflamaya neden olabileceği unutulmamalıdır. Ne yapmalıyız? *Ağır kaldırmayın *Tek elle yük taşımayın *Dik durun ve dik oturun

*Fazla kilolardan kurtulun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 18440
Kayıt tarihi
: 12.11.06
 
 

18.12.1954 yılında Tunceli Nazimiye ilçesinde dünyaya geldim. İlk orta ve lise tahsilini Bergama'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster