Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '06

     
    Kategori
    Sağlık
    Okunma Sayısı
    454
     

    Bel fıtığı

    Yaklaşık 5 sene öncesinde ağır kaldırdığım için bel fıtığı oldum. Hastalığım zaman içinde ilerledi ve sağ bacağımda incelme başladı; öyle ki artık yürümek bir kenara ayağa kalkamaz oldum. Psikolojik boyutundan tutun da, iş ve özel hayatımı bile çekilmez hale getirdi bu hastalık.

    Nihayetinde ameliyat masasında aldım soluğu. Öncesinde çoğu kişiden ameliyatın çare olmadığı ve ağrıların aynen devam ettiğini öğrendim ama bende hiç de anlatılanlar gibi ağrı olmadı. Doktorumla da uzun uzun ameliyat öncesini ve sonrasını konuştum. İş ameliyat olmakta değil zaten, ameliyat sonrasında kendinize nasıl baktığınızla ilgili. Birtakım egzersizlerden tutun da, yediğiniz içtiğinize kadar her konuda dikkatli davranmak zorundasınız.

    Ben bu konuda (biraz da sanırım pinpirikliğimden dolayı :)) son derece özenli davrandım. Yaklaşık 5 ay spor ayakkabı giydim, sigarayı bıraktım; çünkü omuriliği direkt olumsuz yönde etkiliyor, ağır şeyler yemedim ki kilomda artış olup omuriliğimi etkilemesin, düzenli yürüyüşler yaptım, egzersizlerimi hiç aksatmadım, oturup kalkarken hareketlerimin seri olmamasına dikkat ettim, 26 yaşıma kadar atlet giymeyen ben, yazın sıcağında atletsiz dışarı çıkmadım; çünkü bel kaslarının terleme-soğuma sonucu sıkışmaması gerekiyor, nesneleri iki elime dengeleyerek kaldırdım.

    Bu kadar özen sonrasında ameliyattan 1 ay sonra işime geri döndüm hem de hiç zorlanmadan. Şu an normal hayatıma geri döndüm ve son derece rahatım. Ağrılarım yok, ağır kaldırabiliyorum (dengelediğim takdirde) yürüyebiliyorum, koşabiliyorum.... Yani ameliyat çözüme ulaşmanın anahtarı sadece, sonrasında kendinize ne kadar dikkat ederseniz o kadar hızlı sağlığınıza kavuşabiliyorsunuz.

    Herkese sağlıklı yaşam diliyorum...

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    Merhaba Yasemin hanım.Ne yazık ki ben sizin kadar şanslı olamadım.21,yüzyılda sağlığa şans gözüyle bakabilenlerin var olabileceğinin sizi şaşırtacağını biliyorum.Fakat burası Türkiye; bende SSK lı olmam sebebiyle SSK hastahanesinde tedavi olmak zorunda kalan bahtsızlardan biriydim.Biriydim tamlamasını özellikle kullanıyorum,çünkü şu an ıskartaya çıkarılmış,elinde bastonla parklarda,bahçelerde gezen Uludağ'ın muhteşem siluetine hasretle karşıdan bakan biri haline getirildim.Ben öykümün tamamını yazmak istesem; ne sizin yorum sutununuz; nede benim sayfalarım kafi gelir. Ancak kitap yazabilmeliyim ki dönen dolapları,sahtekarlıkları hakkıyla anlatabileyim.Size geçmiş olsun.Umarım çektikleriniz kesinkes nihayet bulur,tekerrür etmez.Bursa'dan selamlar.

    Ümit İpekçeker 
     10.05.2007 9:28
     

    Bu meret hastalik usa da cok yaygin disc the hernia derler sen gibisine bir de eskiden bizin nenelerimizin siyatik agrilarim dedigi cins.Bende bu ulkede kar kuremenin kurbanlarindan olarak bu meret ile tanisip tam 7 gun hastahane bir yedi gun ev simdilerde egilmeyi ogrendim agir kaldirmamaya ozen herseyden onemlisi kendime dikkat suda yurumek mucizeler yaratti bende. Saglikla

    Newyorker 
     26.04.2007 17:47
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 2
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 454
    Kayıt tarihi
    : 12.10.06
     
     

    Marmara Koleji yabancı dil bölümünü bitirdikten sonra Maltepe Üniversitesi iletişim fakültesini biti..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster