Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '09

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
6055
 

Belediye otobüsünde cep telefonu yasağı yargıya taşındı

Belediye otobüsünde cep telefonu yasağı yargıya taşındı
 

Toplum içinde yaşamak zor zanaat.

Bazen alışılagelmiş fakat mantığa ters olan kuralları düşündüğümde kendi kendimi yiyip bitiriyorum. Toplumdaki her bireyin benim düşündüğüm bu kuralları düşünmediğini varsaydığımda bu insanların nasıl bir şey düşünmeden yaşamaya devam ettiklerini düşünmeye başlıyorum.

Anlatmak istediğim şey düşünmenin ardına dolandı fazlasıyla sanırım.

Her dayatmanın ya da uygulatılmak istenenin, nedeninin sorulmadan, sorgulanmadan, farklı açılardan bakılmadan kabul edilmesi beni rahatsız ediyor.

İzmir’deki uygulama

İzmir’de belediye otobüslerinde cep telefonu ile konuşmak yasak. Tüm belediye otobüslerinin içinde birkaç tane uyarı yazısı ile bu yasak belirtilmiş durumda.

Birçok insan bu yasağın cep telefonu dalgalarının otobüsün elektronik aksamına zarar verdiğinden dolayı olduğunu sanıyor. Ancak bu bilgi kulaktan kulağa, insandan insana bir şehir efsanesi olarak yayılmış durumda.

Kaldı ki yasak elektronik aksama sahip olan olmayan tüm belediye otobüslerinde uygulanıyor. İşin en komik kısmı ise aynı otobüslerden İstanbul’da, Ankara’da, Mersin’de, Antalya’da, Çanakkale’de ve Adana’da da olmasına rağmen bu şehirlerde benzer yasakların olmamış olması.

Yani eğer bu elektronik dalgalar otobüse zarar veriyorsa diğer şehirler insan hayatını riske mi atıyorlar?

İzmir’deki Belediye Otobüsleri

İzmir’de bir belediye otobüsünde, es kaza birkaç saniye cep telefonu ile görüşürseniz otobüsteki diğer yolcular ve şoför sizi telefonunuzu kapatana kadar taciz etmeye başlar. Eğer kapatmamakta direnirseniz otobüsten aşağıya kadar atabilirler. Eğer yabancıysanız ve şehre geliyorsanız, belediye otobüsüne binerken çok dikkat edin. Dayak yeme, otobüsten aşağıya atılma, hakarete uğrama, tacize uğrama gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Herkesin makine mühendisi ya da otobüs uzmanı olduğu İzmir’de Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı otobüs şirketi ESHOT Genel Müdürlüğü’nün gerekçesiz uygulaması insanları birbirine düşman ediyor.

Bir defa bir teyze telefonla konuştuğumu görüp ısrarla telefonu kapatmamı söylediğinde ona benzer otobüslerin İstanbul’da da olduğunu ve bu yasağın sadece insanların bağırarak telefonla konuşarak başkalarını rahatsız etmelerini engellemek niyetiyle yani tamamen ahlaki gerekçelerle konulduğunu anlatmaya çalışmıştım. Bu anlatımımın ardından önce ahlaksız, sonra terbiyesiz ve edepsiz en son da ailesinin bir gıdım bir şey öğretemediği toplum düşmanı bir insan ilan edildim. Bütün bu olanların üstüne belediye otobüsündeki kişiler tarafından kendinden büyük insanlarla nasıl konuşacağımı bilmediğim için inmem istendi. Mahalle baskısının gücü ile otobüsten inerken en ahlaksız yanımla içimden küfürler savurmak zorunda kaldım. Çünkü böyle gereksiz bir yasakla gereksiz muamelelere maruz kalmak çok acı bir şey.

En Sonunda

En sonunda benim kafamdaki fikirleri uygulamaya döken biri çıkmış.

Benim gibi otobüste mahalle baskısı ile karşılaşan ve belediye otobüsü şoförü ile yumruk yumruğa kavga eden vatandaş ESHOT’u mahkemeye vermiş.

Davacı Ercan Gürkan, ESHOT'un uyguladığı bu yasağın, halkı şiddete teşvik ettiğini ve hiçbir yasal dayanağı olmadığını öne sürerek ‘yürütmeyi durdurma’ istemiyle dava açmış.

Öncelikle ESHOT Genel Müdürlüğü’ne telefon yasağı ile ilgili bilgi almak için dilekçe yazan Gürkan’a verilen cevap ise komedi örneği taşıyor:


“ESHOT Genel Müdürlüğü filosunda bulunan yeni ve eski tüm otobüslerimizde cep telefonu kullanımı kurumumuzca uygun görülmemektedir. Bu uygulama yalnızca teknik anlamda değil, genel olarak insan sağlığı ve sosyal bakımdan oluşan faktörler de değerlendirilerek uygulamaya konulmuştur. Kurumumuz her ne kadar telefon kullanımı için şikayetler alsa da yoğun trafik ve kalabalık bir ortamda yolculuk yapılması ve diğer yolcuların rahatsızlığı açısından da uygulamanın devamı için yoğun bir şekilde görüşler almaktadır.”

Yasağın Türkiye'de sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulandığını iddia eden Gürkan, “İnsanları şiddete teşvik eden, vatandaşları korku ve telaşa sürükleyen bu uygulamanın hiçbir yasal dayanağının olmadığına inanıyorum” demiş. Gürkan, şöyle devam etmiş:
“ESHOT Genel Müdürlüğü, bu uygulama ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet vermektedir. Yasak kararında hiçbir hukuki dayanak yok. Bu yasak kararı, belediye meclis veya encümen kararlarından biri değil. Bu yasak kararıyla ilgili Başkanlık oluru da bulunmuyor. Hukuka aykırı olarak alınan bu yasak kararı halk arasında endişe, korku ve panik yaratıyor.”
“Teknik ve yasal dayanağı olmayan bu yasak eğer sosyal ve kültürel gerekçelerle uygulanmaya devam ediliyorsa, diğer toplu taşıma araçlarına da benzer yasak ibareleri konmalı. Metro ve deniz ulaşımında böyle bir yasak söz konusu değil. Bu konuda araç içinde oluşabilecek kargaşa ve vatandaşlar arasındaki gerginlik, giderek cinayete bile sebep olabilir. Eğer bir belediye otobüsü, cep telefonu sinyallerinden etkilenip kaza yapıyorsa, benzer kazaları, şehrin her yanına konuşlanmış baz istasyonlarının etrafında ve sinyal karıştırıcı jammerların yakınında görmek mümkündür. Yasak ile ilgili açtığım idari davanın da lehime sonuçlanacağını umut ediyorum.”

Benim gibi düşünen bir vatandaşın olması mutluluk verici. Dava sürecini en yakından takip etmeye devam edeceğim…

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 61454 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İSTANBUL DAN YAZIYORUM.BURADAKİ MİNİBÜSLERİ GÖRMELİSİNİZ.HERKES BAĞIRA ÇAĞIRA CEP TELEFONLARIYLA KONUŞUYOR.TAM BİR KAKFONİ.HERKES YANINDAKİNDEN DAHA YÜKSEK SESLE KONUŞARAK KARŞISINDAKİNE SESİNİ DUYURMAYA ÇALIŞTIKÇA DAHA DA GÜRÜLTÜ ORTALIKTA DOLAŞIYOR.KALDI Kİ BİR MİNİBÜSÜN ALDIĞI TÜM YOLCU SAYISI İLE OTOBÜS YOLCULARININ SAYISI KIYASLANAMAZ BİLE.BEN İSTANBUL DA DA YASAKLANSIN DİYORUM.YANİ İZMİRLİLER BİZİ ÖRNEK ALACAĞINA İSTANBULLULAR SİZLERİ ÖRNEK ALSIN.YİNE DE YAZINIZ BENİ DÜŞÜNMEYE SEVK ETTİ.TEŞEKKÜRLER.ELLERİNİZE SAĞLIK.

EBRU TÜTÜNCÜ 
 25.03.2011 20:35
 

daha bu sabah yaşadım bu olayı. insanlar yazılan çizilen yasaklara bakıp sebepsizce araştırma yapmadan kavgalara sebep oluyor. otoste telefonla konuştuğum için başıma gelmeyen kalmadı allahtan bilgili insanlar vardı ki bunun saçma olduğunu ve yasağın adil olmadığını anlatmaya çalıştı gözümü açar açmaz kendmi kavganın içinde bulduğuma inanamadım. neden bu kadar cehalet yanlısı insanla yaşıyoruz. araştırın okuyun neden yasak. yargılamadan önce sorun soruşturun. belki o telefon önemli benim için. aylardır beklediğim iş görüşmesine çağırılıyorum yada kardeşim hastalandı... bu kadar bağnaz ve aciz olmak yazık allah insanları hayvanlardan ayırmış düşnsn diye. bizim milleitmiz de düşünmemek için elinden geleni yapıyo. sabır versn rabbm bze :)

zahide simsek 
 06.10.2010 11:10
Cevap :
Birkaç sıyrıkla kurtulduysanız halinize şükredin!  06.10.2010 11:16
 

Konuyla ilgilenen arkadaşların dikkatine... İdari yargı bu konuda görevli olmadığını bildiren bir karar aldı. Ceza mahkemesi devam ediyor. Eshot teknik yönünü es geçip bir anket yapıyor. (www.eshot.gov.tr). Konuşulsun mu konuşulmasın mı. Şubat 1998 tarihinden bu yana Bu kadar araştırmama rağmen elime bir bilimsel araştırma sonucu, otobüs üreticisi firmalarından teknik rapor, Kalp pili üretcilerinin beyanı, abs üreticilerinin teknik beyanı, herhangi bir ulusal mevzuat, Belediye başkanlık emri, il genel meclis kararı geçmedi. Ancak benim elimde Uluslararası sözleşmeler ve Anayasamız ile korunmuş haberleşme özgürlüğüm var. Durum böyleyken neden sorusuna yanıt alamadığım bir yasağı uygulamak Aziz Nesinin o meşur istatistiğinde çoğunluğa dahil olmam demektir. İyi yönetilmeyi haketmek için sorgulamalıyız. Dikkatli olalım. Tepkisiz kalırsak yakında "Otobüste sakız çiğnemek yassah gardaşım" babından bir baskı görebiliriz. Ercan GÜRKAN

ercan gürkan 
 27.01.2010 15:06
 

Bizmiri neden bu kadar büyütüyorsunuz*, medeniyetin beşiğimi ?, yollar siper gibi rezil .... Evet medeniyetin beşiğiz, Bayraklı Symirna mevkiinde dünyanın ilk sosyal insan yaşam kalıntıları mevcuttur. Klavye kullanabiliyor olmanız boş ve gereksiz yazabileceğiniz anlama gelmez. Öncelikle konunun toplumsal boyutuna bakalım. Bir kişinin özgürlüğünün başladığı noktada , başka bir kişinin özgürlüğü kısıtlanır. Normaldede konuşması bilmeyen bir insan , tıklım tıklım bir otobüste burnumun ucunda bağırarak dakikalarca konuşması beni ve burda atıp tutarak yazan herkesi rahatsız eder. Benim annemin kalp pili var. Otobüste sıkışmış bir durumdayken 10 cm uzağında ki bir kişinin cep telefonu ile konuşması , kalp pili olan herkes üzerinde olumsuz bir etki yaratacaktır. Sosyal varlık olan biz insanlar için geçerli olan bir kuralda, başka bir kişiye 80 cm den yakınsanız, o kişi için tehdit oluşturuyorsunuz demektir.. Bununla ilgili asansörde nasıl yolculuk etmeniz gerektiğine dair

Uğur Yumak 
 05.11.2009 20:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2058
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster