Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '07

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
9390
 

Belen Kahvesi'nde geçmişi yaşamak

Belen Kahvesi'nde geçmişi yaşamak
 

Aman ormancı, canım ormancı, köyümüze bıraktın, yoktan bir acı, sözlerini bilmeyen yoktur. Muğla ve çevresinde çok sevilen bir türküdür. Gerçek bir olaydan esinlenerek yapılan türküyü yöresel sanatçılardan Pisili Kemancı Tahir lakaplı Tahir Erdinç bestelemiştir. Müzeyyen Senar’ın seslendirmesinden sonra tüm Türkiye’de tanınmıştır. Bu türkünün çıkmasına neden olan kahve restore edilerek turizme açılmıştır.

Eski adıyla Gevenes yeni adıyla Çaybükü olan köyde olay 7 Temmuz 1946’da geçmiştir. Gevenes civarında bir yangın çıkar. Yangın çevrilir. Ormancı Sarı Mehmet (Mehmet İn) Gevenes’e gelerek Belen Kahvesi’ne çıkar. Burada köyün muhtarı Tevfik Cezayir ile köyün varlıklı kişilerinden Bay Mustafa’yı (Mustafa Şahbudak) dama oynarken bulur. Sarı Mehmet muhtardan yangına yardım için bekçi vermesini ister. Muhtar ise iş zamanı olduğunu köylülerin tarlalarında olduğunu bu yüzden bekçi veremeyeceğini söyler. Ormancı, muhtara kızar ve bir zabıt tutarak, muhtardan imzalamasını ister. Muhtar oyunun çok kritik olduğunu söyleyerek zaptı imzalamaz. Bunun üzerine Sarı Mehmet masayı yıkar. Bay Mustafa taşları toplar, Sarı Mehmet tekrar masayı yıkar. Bay Mustafa kızarak ormancıya bir tokat atar. Sarı Mehmet kamasını çıkararak Bay Mustafa’yı kolundan yaralar. Bay Mustafa tabancasını çıkarır. Muhtar Tevfik arkadaşını engellemeye çalışmak için harekete geçer. Tam bu sırada silah ateş alınca iki kurşun Muhtar Tevfik Cezayir’e saplanır. Ormancı kaçmaya başlar. Bay Mustafa, ormancının arkasından ateş eder. Topuğundan ve kalçasından vurur. Köylüler yetişerek Bay Mustafa’nın elinden tabancasını alırlar. Muhtar Tevfik Cezayir hastaneye kaldırılır ancak kan kaybından ölür. Çevresinde çok sevilen muhtarın ölümü, büyük üzüntüye yol açar. Ardından ağıtlar yakılır. Bu ağıtları besteleyen ise Pisili Kemancı Tahir olur.

Olayın üzerinden uzun zaman geçtikten sonra 2001–2006 yılları arası Muğla valisi olan Hüseyin Aksoy’un çabaları ile Belen Kahvesi aslına uygun şekilde restore edilir. Çevre yolları ve park yerleri yapılır.

Belen Kahvesi’ne Yatağan-Muğla yolu arasında tabelalardan faydalanılarak gidilir. Yatağan-Muğla yoluna uzaklığı 8 kilometredir. Çam ağaçlarının arasında ağustos böceklerinin sesleriyle yolculuk etmek ayrı bir zevk. Kahveye varınca sakin bir ortam sizleri bekliyor. Sürekli çalan müzikte Ege türküleri var. Bu güzel ortamda çay, kahve içerek ve varsa arkadaşınızla ortama uygun dama oynayarak keyiflenebilirsiniz. Kahvenin hemen yanında ise peynirli, patatesli gözleme yapılıyor. Kahvenin içerinde ise olayın kahramanlarının fotoğrafları yer alıyor. Ayrıca da onların akrabaları ve kısa hayat hikâyeleri de verilmiş.

Kahvenizi içerken yakın tarihe tanıklık etmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir yer.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu türküyü çok dinler, söylerdik de hikayesini bilmezdik. Güzel anlatımınız için teşekkürler, egeye yolum düşerse kahvede bi çay içmek farz oldu.

Keyif Adamı 
 14.09.2007 17:21
Cevap :
Mutlaka kaçırmayın derim. Çok güzel bir ortam. Saygılar.  15.09.2007 0:05
 

Güzel bir öyküydü. Sayenizde bizde ögrenmiş olduk Harun bey. Yanlız ben Muhtarın yangına neden tepkisiz kaldığını çözemedim. Ben yöre halkı gibi o muhtarı pek sevemedim. Sevgiler

Haşim Arıkan 
 30.08.2007 14:45
Cevap :
Haşim Bey ben de muhtara biraz kızmıştım. Bunun sebebini araştırdığımda, muhtarın bölgede çok güçlü bir otoritesi olduğunu (ağa) öğrendim. Ormancının apar topar karşısına geçip emir vermesini gururuna yedirememiş. Bu yüzden tepki vermemiş. Saygılar.  30.08.2007 15:56
 

Hafif bir kıskançlık krizine girdim şimdi.:)).Hava sıcak,nem felaket..İş sıkıcı.. Ellerinize sağlık..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 21.08.2007 16:37
Cevap :
Mesainin bitmesine az kaldı. Yolunuz Marmaris,Fethiye'ye düşerse kesin uğrayın. Saygılar.  21.08.2007 16:42
 

Zaman zaman bu türküyü bildiğim kadarıyla mırıldanırım. Genellikle de bir vesile ile ormanlık alanda bulunduğum anlarda dilime dolanır. Olayın Muğla'da cereyan ettiğinden haberim yoktu. Bunu sayenizde öğrenmiş olduk. Çok üzücü bir olay neticesinde doğmuş bu türkü kolay kolay unutulmayacaklardan olarak tarihe mal olmuştur. Yörede bu konuya ibret için sahip çıkanlara ve konuyu bize hatırlattığınız bizi bilgilendirdiğiniz için size teşekkür ederim. sağlıcakla kalın.

M.Talip Girgin 
 21.08.2007 12:23
Cevap :
Ben teşekkür ederim değerli arkadaşım. *Filmi çoğaltmaya başlayınca postalayacağım. Saygılarla.  21.08.2007 13:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2752
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster