Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
366
 

Belirsizlik!

Belirsizlik!
 

belirsizlik


Evrende yaratılması gereken bir imgenin bilinçlice (hayal ) resmedilmediği bundan dolayı mevcut boşlukta yaratıksal ( kütlesiz, hacimsiz, bilinçsiz) imgelerin cirit attığı gerçeklik dışı zihinsel ve ruhsal bir gaiplik (kopukluk) alemidir. Madde aleminde, insan isteklerine uygun realitenin tezahür etmemesinin temel sebebi, insanın mana alemini böyle akıl- beden dışına iterek manasızlaştırmasında yatmaktadır.

Belirsizlik, bilinenle bilinmeyen arasına sızmış bir sis perdesi gibidir ki, insanı ikileme sürükleyip kendisiyle çatışmaya uğratır çünkü belirsizlik karşisında evren ne yapacağını bilemez, nereye gideceğini bilmeyen bir gemiye hiçbir rüzgarın yardım edemeyeceği gibi belirsizlik amaçsızlıktır, hedefsizliktir, faydasızlıktır, işe yararsızlıktır en temel anlamda evrenle uyumsuzluktur, kopukluktur.

Belirsizlik, gerçeklikle bağı olmayan ve aslada olmayacak bir şeye hizmet eden şeytanımsı bir aldatmacadır. Belirsizlik, buhranlı bir zihin ve ruh halidir ki, o asla belirsizliğini belirli (net) bir görünürlüğe ulaştıramaz çünkü belirsizlik hem kendi belirsiz kalıp hem de belirli ( net) bir durumun huzurunda var olamaz tıpkı tv ekranında sadece bir dalgada bir anda bir görünürlüğün var olabileceği gibi.Bundan dolayı belirsizlik asla belirli (gerçek) olanla bağ kuramayacağı gibi asla belirli bir durumun içinde belirsiz bir şekilde var olamaz.Yani fiziksel,matematiksel biyolojik ve kimyasal bir gerçeklikle şeylerin zaman ve mekan mevhumu içinde birlik, ayrılık durumlarınının ilahi yasasına mutlak bir şekilde itaat etmek zorundadır bu yasa gereği belirsizlik, asla belirsizliğini, belirsizlik gerçekliğinin dışına(alemine) çıkamaz.

Yani o asla bilinmeyenden bilinene geçiş tahtası değildir çünkü bilinenle, bilimeyen bir birine araya hiçbir şey girmeyecek şekilde sonsuzluk halkası ile bağlanmış arasız, aracısız birbirini var eden realiteni iki katmanıdır. Belirsizlik lağım karışmış su gibidir, susuzluktan çildirir durursun lakin çaresizligini dışkı karışmış su ile çarpar suratına. Belirsizlik bir, birinin içine karıştırılmış şeker ve tuz gibidir rengi yerinde dursa da tadı bozulmuştur hayatın; mideni bulandırır, ruhunu acıtır.Kalleş karışıklığı ile bozar dilinin damağının şaşmaz tadını, kurnaz hayat . En tadımsız tatlarda kalırısın, hayatın en tadımlık orta yerinde. Belirsizlik, insanın tepesinde sallanan demoklesin kılıcı gibidir ne düşer ne durur. Onunla birlikte sallanır durursun, ruhun çalkalanir gelgitlerde kalırsın. Her gelgitle ölüme gider, gelirsin. Böylece milyon kere, milyar kere ölürsün. Belizsizlik bir ileri iki geridir. Gider gibi olursun ama yerinizde sayar durursun; o yüzden belirsizlik, içinden çiktigi şeyi yine kendi içinde yiyip bitiren bir kurttur. Belirsizlik, herhangi bir sonuç yaratmayı hedeflemeyen kısır döngüye dayalı bir süreçtir. O yüzden varılacak bir yer olmadığı halde insanları (askerde oluğu gibi) yerlerde süründürmeyi hedefleyen zihinsel bir oyundur. Bu anlamda belirsizlik aynı zamanda insana yönelik büyük bir zihinsel ve ruhsal işkence aletidir.Bu yüzden tarihten beri, bekletme: güç sahipleri tarafından kurbanlar üzerinde çok acı verici bir işkence yöntemi olarak kullanılmıştır. Bu anlamda belirsizliğin diğer adı da bekletmedir. Bundan dolayı işkenceyi bekleyen biri işkence altındaki birinden hep daha fazla acı çekmistir çünkü başlayan bir şey en azından zihinsel ve duygusal yönden sona erer, yani bitmeye de başlar. Ondan dolayı işkenceci, işine başlamakta hiç o kadar acele etmez.

İşkence sinyali verir bekler kurbanın bu sürede büyük acı çektigini bilir ve bu arada da kurbanın çektigi acıdan en büyük zevkini (!) yaşar. Tarihte diktatörlerin en etkili silahlarından biri, yine kitlelerin üstüne örttükleri bilirsizlik çulu olmuştur. Başka bir belirsiz durumu, tehdit olarak gösterip; halkı mevcut belirsizliğe, adeta belirsizliğin örümcek ağları ile boynundan bağlamışlardır çünkü halkı belirsiz bir gelecek korkusuna sürmek insanların şimdisini ellerinden almanın en sinsi yöntemidir.

Öte taraftan ortaçağ papaz örneginde olduğu gibi kurnaz kimse, belirsiz bir öbür dünya ve cehennem korkusu gibi çok daha soyut belirsizliklerle adeta insan bu dünyadaki cehennemde yanmayı kabullenmeye zorlamıştır. Tıpkı sağlıklı bir bedene sıtmayı gösterip ,zatüreye razı etmek gibi çünkü belirsizlik, insan organizmasına, insan bedenine ve şimdiki ana ait olmayan tamamen hayali bir korku (şeytanımsı kurgu ) ile nesnesiz ve ışıksız, ve gerçeklik hissinden yoksun kurgudan ibaret bir bir boyuta insanı yanıltma bağı ile bağlamaktır, tıpkı sirkteki bir filin ögretilmis çaresizligi gibi, bir silkelense bütün sirki yıkacak… Ve tarih bize şunu öğretmiştir ki, gelecek için en tehlikeli şey; belirsiz bir geçmiştir.

(m.ali şirin)

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili kardeşim, paylaşımız başarılı kutlarım. Belirsizlik lişileri bunalıma iter.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

nahide çelebi 
 03.06.2012 19:04
Cevap :
teveccühünüz teşekkür ederim arkadaşım!  05.06.2012 13:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 124
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 484
Kayıt tarihi
: 28.06.08
 
 

Kelebek için kanat neyse insan için kelime odur. (m.ali şirin) 1969 senesinde  Tunceli/ pülümürde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster