Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '09

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
407
 

Belki en büyük klişe bu...

Belki en büyük klişe bu...
 

Bu yaşımda böyle düşüncelere kapılmış olmam çok kötü bence. Açıkçası bunu istemezdim. Hayatıma hep az ama öz insanlarla devam etmek istedim, hep bu felsefeyi tutturmaya çalıştım. Ama anladım ki bu düşünce bazen insana kayıplar verdirebiliyor.E ğer sizin öz diye düşündüğünüz kimseler çiğ iseler, görgüye sahip değilseler ve siz ilk bakışta bunu farkedememişseniz işte o zaman yandınız demektir:)

Nedir bu dostluk denilen şey?

Benim bildiğim onun her kararına karışmak değil ona her koşulda destek olmaktır. Onun zor zamanlarında sabredip yanında bulunabilmektir. Bizim almadan vermek anlayışımıza neler olmuş anlayabilmiş değilim ama artık kimse almadan vermiyor. Hatta alsa da vermiyor. Bu durum çok can sıkıcı bence. Benim de asla birbirimizi bırakmayacağımıza inandığım ( çocukça bir düşüncedir ki, sonradan anlaşılır) çok dostum oldu. İçlerinden bir tanesi beni hala acıtmakta. Başlarda aynı şeylere tepki verirdik. Biliyorum bu lazım değil bir dostluk için ama biz öyleydik. Sonra zamanla o kadar değişti ki, benim melek arkadaşım gitti, yerine komplekslerinin esiri olmuş, ortam yapmaya çalışan, maskesiyle yaşayan biri geldi. Ve ben onu kendi haline bıraktım, zira şu an yerine geçen kendini bilmez yabancıyla konuşmak niyetinde değilim. Eğer bir gün geri gelirse, -ki gün geçtikçe bu inancı yitiriyorum- ne olur bilmiyorum. Her şey bir klişeden ibaret. Gerçekler çok değişik, insan büyüdükçe hayata baktığı gözlüklerin numarası değişiyor. Belki de o değişmedi, kendini bulduğunu düşünüyor. Belki özünde sandığım kadar da melek değilmiş. Veya belki de yerine gelen gerçek halidir, aslıdır. Benim arkadaşım ise suretidir. Ama yine de suretiyle çok mutluydum. Bir gün bunları çocukluk saçmalıkları diye hatırlamak istiyorum. Çünkü gerçekten acı veriyor.

Lütfen herkes dostluğunun kıymetini bilsin, e mi :(

Sevgiyle kalın... Sizler iyiki varsınız:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Ece, Genç kızlar bir bakışta aşık oldukları, hayallerinin beyaz atlı prenslerini, rüya sona erdikten sonra acımasızca eleştirmeye başlarlar. Dün, gökte ararken yerde buldum diyerek övgülerle herkese anlattıkları bu sevgili, bugün niçin lanetlenen biri olmuştur.Bunun sebebi: Gözlerdeki sis perdesi yerini aydınlığa bırakmıştır. Hayata ve insanlara bakış daha objektif bir hal almıştır. İnsan zamanla gerçekleri daha iyi görüyor. Daha nesnel değerlendirebiliyor. Sap ile samanı ayıtr etmeye başlıyor. Velhasıl Sevgili Ece olgunlaşıyor. Bu güzel yazın için seni tebrik ediyorum. Fırsatın oldukça yazarsan,bizler de keyifle okuruz. Sevgiler sana. Nihat Karayel

Nihat KARAYEL 
 31.01.2009 17:08
Cevap :
Teşekkürler yazarım fakat bahsettiğim beyaz atlı prens değil gerçek bir dost,omzunda ağlanabilecek samimi bir kız arkadaştı.Düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkürler.  31.01.2009 21:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 372
Kayıt tarihi
: 12.10.07
 
 

 İsmim Ece.  Boğaziçi Üniversitesi Kimya bölümünde okuyorum. Okumayı çok seviyorum, o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster