Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
453
 

Belki siz de okursunuz

Belki siz de okursunuz
 

"İnsanlık denilen tarihte çıktıkları sokaklara bir devlet töreniyle diri diri gömülen hayatlara"


417 sayfalık soluk soluğa okunan çok çarpıcı bir romanı bitirdim dün... “Daha…” Diğer romanlarını henüz okumadım Hakan Günday’ın. Ama bu kitaptan sonra okuma isteği duymamak mümkün değil. Çünkü her sayfasında ayrı bir yağış şeklinin, hem dil, hem de kurgu olarak çok kuvvetli bir yaratı fırtınasının içinde buldum kendimi.
” Kitap Fransa’da çok beğenilmiş olması ve en saygın edebiyat ödülü Prix Medicis’e layık görülmesiyle dikkatimi çekmişti. Daha önce de “Kar” romanıyla Orhan Pamuk’a verilmiş aynı ödül. Okuyunca hak ettiğini düşündüm. Diyeceğim, boşuna vermiyorlar demek ki o ödülleri.
Hikaye, 9-24 çocuklukla- gençlik, dönemleri arasında kahramanımız Gaza’nın gözünden anlatılıyor. Kötücüllükle iyiliğin, sevgiyle nefretin , acımasızlıkla, vicdanın çarpıştığı dehşet verici ve çileli bir hayat var karşımızda.
Gaza’nın dünyaya gelişi bile başlı başına bir trajedi zaten. Annesi tarafından istenmeyen bir bebek o. Annesi ölüyor doğum sırasında ve insan kaçakçılığı yapan babası Ahad’la, onun yardımcısı olarak devam etmek zorunda kalıyor hayatına.
Yaşının üzerinde bir zeka potansiyeline sahip. Okulda da çok başarılı. Ancak içinde bulunduğu hayat koşulları, babasının katı tutumu onun güzel bir hayatın düşünü bile kurmasına izin vermiyor.
Bildikleri tek Türkçe kelime romana adını veren “Daha” olan kaçak göçmenler arasında işkenceyi, öldürmeyi, tecavüzü, kötü muameleyi öğrenerek büyüyor Gaza. Ve her gün biraz daha insanlığından uzaklaşıp barbar bir kişiliğe dönüşmesi kaçınılmaz oluyor.
Romanın başlarında çok beğendiğim için tek başına bir öykü gibi dönüp dönüp yeniden okuduğum, bir bölüm vardı: Gaza’nın “ Dünyanın en güzel kızı” dediği siyah saçlı, siyah gözlü bir kıza karşı duyduğu aşk. Sonrasında da bir daha yaşayamadı aynı güzel duyguları. Kamyon kasasındaki talaşların arasında eriyip gitti o masumiyet. Ölesiye nefret etti çıkarları için “dünyanın en güzel kızı”nı ona sunan ya da bir başkasının hayatını kolaylıkla elinden alabilen kaçak göçmenlerden. Her kadınla başka bir vahşiliğe dönüştü. Başka bir dünyanın en güzel kızı olamadı artık hiç Gaza için. Ve şöyle anlatıyordu duygularını o günün sabahında:

“Bütün iş buydu. Daha fazlası değil….Ama o sabah…Daha fazlası da vardı…Hatta o sabah her şey fazladan da fazlaydı! Uyanışım fazlaydı. Yataktan kalkışım, yürüyüşüm fazla. Yüzümü yıkayışım ve yine yürüyüşüm fazlaydı. Mutluluğa benzeyen bir şeyle kaplanmıştım. Ellerim, gözlerim ve gördüklerim fazlaydı. Bana hayatımı unutturan bir şey vardı üstümde…Fazladan bir şey. ..Aşk.
Yirmi dört kişilik bir gurup bekliyordu depoda. Dordor’un dediği gibi kafile! İki gündür oradaydılar. Aralarında da beni o fazladan şeye batırıp çıkarmış olan dünyanın en güzel kızı…Benim yaşlarımda olmalıydı. Belki bir yaş büyük. Belki de iki. Siyah saçları vardı. Siyah gözleri… Nereli olduğunu bilmiyordum. Ama düşünüyordum sormayı. Adını, yaşını neleri sevdiğini, büyüyünce ne olmayı düşündüğünü…Derçisu’yun orada, tırdan bizim kamyona geçerken gördüğüm andan beri gözümün önünden gitmiyordu. Uyuyamıyor, farkında olmadan nefesimi tutuyor, sonra nefes nefese kalıyor, bir zamanlar Ender’in yaptığı gibi kendi kendime gülüyordum. Nasıl aşık olunur bilmiyordum ama böyle bir şey olmalıydı…”
Roman dört bölümden oluşuyor. Her bölüm Rönesans dönemi resim sanatındaki boyama teknikleriyle ilgili terimlerle ifade ediliyor. ( Sfumato, Cangıante, Chıaroscuro, Unıone ) Bu terimler aynı zamanda Gaza’nın zaman içinde değişen ruh hallerini simgeliyor.
Final de o kadar güzel yazılmıştı ki şimdi hatırlarken bile içimin ürperiğini hissediyorum.
Tanıtım için bu kadar yeter herhalde. Gaza’nın Kandalı’dan Afganistan’a uzanan kırmızı reçeteli, acı yolculuğunu okursanız yine konuşuruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hakan günday ile daha önce tanışanlar bilir; kitaplarında oldukça karanlık ve sarsıcı bir üslubu vardır. üslubunun bu kadar etkileyici olmasının sebebi, yazdıklarının karanlık olduğu kadar da “gerçekçi” olduğunu bilmektir. bu anlatılanlar asla olmadı, asla olamaz, asla olmayacak dememize fırsat vermez çoğu zaman. çünkü onun cümleleri, okuduğunuz anda, beklemediğiniz bir anda geliveren bir tokat etkisi yapar. aniden gelen bu tokat karşısında, kısa süreli bir şoka girmiş gibi olursunuz. ve ne tepki vereceğinizi kestiremezsiniz; ağlamak mı, bağırmak mı, sessizce kabullenmek mi... hangisi?... hakan günday, daha'sında, ilk tokatı attıktan sonra durmadan vurmaya devam ediyor çünkü. aynı durumların, ruh hallerinin, düşüncelerin, tasvirlerin, tabirlerin, sürekli altını çiziyor. hani çok beğendiğiniz bir cümlenin altını defalarca çizmekten kaleminizin altındaki kağıt yırtılıverir ya, siz de dayanamıyorsunuz ve bu kadar tekrardan sonra yere yığılıyorsunuz...[alıntı]

die stimme des mondes 
 22.11.2015 16:50
Cevap :
Teşekkürler katkınız için...  26.11.2015 21:17
 

...kitaplarından birine bakmıştım bir ara,galiba "piç"ti adı...o kunmalı bu yazar, diye düşündüm...okurum bu kış :))...*güzel bir filmdi-binlerce kez iyi geceler-bitirdim...bazı filmlerin bitişi üzer beni,bu da onlardan biriydi :)))...Veee http://www.vizyonfilmizle.net/35694-genclik-filmi-youth-2015-izle.html...henüz izlemediyseniz tabii ki...eyvallah...

nedim üstün 
 22.11.2015 15:43
 

Akıcı ve sürükleyici bir roman olmalı.Tanıtımınız da ne güzel.Birazdan çıkınca kitapçıya uğrayacağım.Vardır mutlaka.Teşekkür ederim sayın Hamra paylaşımınız için.Sağolun.Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 22.11.2015 13:07
Cevap :
Teşekkür ederim. Üç günde okudum. Sürükleyici evet. Şaşırtıcı ve sarsıcı da aynı zamanda. Ama nasıl yazmış dedirtecek kadar ulaşılmaz geldi bana. Okuduktan sonra da düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Selamlarsaygılar benden de. Keyfli okumalar...  22.11.2015 14:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 439
Kayıt tarihi
: 02.11.09
 
 

Edebiyat, sinema, tiyatro ve müzik başlıca ilgi alanlarım. Gezmeyi, okumayı, yazmayı, düşünmeyi v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster