Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1072
 

Ben: "Bir şey biliyorum ki söylüyorum."

Ben: "Bir şey biliyorum ki söylüyorum."
 

Yine Fenerbahçe, Galatasaray'a ahkâm kesilecek.


Dün Gaziantepspor maçımızdan sonra İstanbul’da ezeli rakibimiz Galatasaray’ın Trabzonspor ile maçları vardı. Fenerbahçe maçından sonra eve gittiğimden ötürü tekrar dışarıya çıkmadım. Bizim aldığımız bu sonuç karşısında Galatasaray’ın farklı bir şekilde maçı kazanacağı görüşünde olduğumdan maç saatinde Galatasaray’ın maçını takip etmeden dünkü Fenerbahçe maçının yorumumu blog halinde sürdürdüm.

Bir ara eşimden televizyonun kumandasını istedim ve TRT1’in teleteksine bastım. Galatasaray'ın 2-0 önde olduğunu görünce he dedim içimden dediğim oluyor. Saat 20.45 ve devre bitmek üzereydi. Tabi o sıra da ben teleteksi kapatınca Trabzonspor golü atmış benim haberim yoktu.

Devre arası bitmiş ve ikinci yarı da başlamış epey zaman geçmişti. Saatler 21.30 civarını gösteriyor ve televizyonun kumandasını elime tekrar alır ve hemen çevirirsin Teletex’e. Maç 4-2 olmuş. İlk önce Trabzonspor durumu 2-2 yapmış sonra Galatasaray yine 2 gol atarak 2 farkı yakalamış. Biraz sonra da Trabzonspor bulduğu 1 gol daha maçı da 4-3 bittirmiş.

Sonra Televizyondan bir kanaldan Galatasaray-Trabzonspor maçının yorumunu izliyordum. Bir ara söyle bir cümle ile karşılaştım. “Galatasaray bu hafta karşısında Trabzonspor değil de Gençlerbirliği ya da Eskişehirspor, Bursaspor gibi herhangi bir Anadolu takımla karşılaşsaydı yenilirdi. Çünkü Trabzonspor’un yediği golleri Amatör bir takımın yemeyeceği golleri yedi bu maçta. Üstelikte her zaman yiyor. Geçen sene ki Ersun Yenal döneminden beri burada ki sorun zaten var.”

Trabzonspor’un Süper lige yükseldiği dönemleri de bilirim. 1970’li yıllarda kaleci Şenol Güneş vardı. Kolay, kolay gol yemezdi. Hele bir sezon Trabzonspor 30 maçta 25 adet gol atarak şampiyon olmuştur. "Şampiyonlar geçidi. 22'nci sezon." http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=198816 Demek ki az gol yiyip de az gol atan ve galibiyetleri bu şekilde alan bir takım hüviyetindeydi.

İşte böyle bir takımın neden şampiyon olamadığı açık bir şekilde görülüyor. Süper ligde oynayan bir takım ve üstelikte formasında 6 şampiyonluğu ile 1 yıldızı takabilmiş bir takımın düştüğü durum. Eğer Galatasaray böyle bir takıma karşı amatör takımın bile yemeyeceği golleri atıyorsa Galatasaray mükemmel oynadı diyebilir miyiz?

Sonra Galatasaraylı bir taraftar dostum bakın bugün yazmış olduğu dünkü maçın yorumunda bir yerde bana da bir mesaj niteliğinde yorum getirmiş. Evet, o dostumuz Fenerbahçe’nin bir gün yenileceğini ve hatta bu yenilginin zayıf bir ekip karşısında yaşayacağını söylüyor. Zaten de bir takım mağlupta olabilir ve kazanabilir de. Çünkü bu doğal bir şeydir. Ama ne var ki ve de ne hikmetse hep öyle oluyor. Bunu zaten de tarih boyunca yaşıyoruz. Fenerbahçe en zayıf rakiplere karşı yenilir. Bir yerde küme düşecek takımlara karşıdır bu yenilgiler. O zaman da diğer takımlara karşı özellikle Galatasaray’a karşı dirençli olamazsınız diye insanın aklına gelmiyor da değil. Ama ne var ki ne zaman Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu’nda Galatasaray’a karşı saha da yer aldığında Galatasaray’ı ezici bir üstünlükle yeniyor. Bu sene de bu böyle olacak. Yine geçen yıl küme düsen takımlardan Hacettepe Fenerbahçe’yi ilk yarıda Ankara’da 2-1 yenmişti. Kayserispor’a kendi sahasında 4-1 olarak yenilen o Fenerbahçe takımıydı ve aynı Fenerbahçe kendi sahasında Galatasaray ile oynadığı maç da ilk golü yemesine karşı 4-1 yendi. Ben konuyu buraya getirmeye çalışıyorum. Ne zaman Fenerbahçe zayıf takımlara karşı yenilse Galatasaray’a karşı ahkâm kesiliyor.

O Galatasaraylı dostum tabi ki ister Galatasaray'ın Fenerbahçe’yi Şükrü Saraçoğlu’nda yensin. Bende istiyorum Galatasaray’da gelsin bizi yensin. Artık yeter. Her sene bizi yenecekler diye beklemeyiz. “Ha bu sene yenecekler” diye. Doğruya Şükrü Saraçoğlu’nda bizleri ne zaman yenecekler? İşte buraya yazıyorum. Vallahi de billahi de üzerimde büyük stres oldu. Yendikleri zaman üzenimde o stres de kalkacak. Ama maalesef bu sene de olmayacak gibi. Çünkü bir amatör takımının yemeyeceği golleri bulup Trabzonspor karşısında zor da olsa galip geliyorsunuz. Pekiyi zayıf rakiplere karşı yenilen ama Galatasaray’a karşı ahkâm kesilen bir Fenerbahçe olacak karşılarında. Allah onların yardımcıları olsun.

Dost acı söyler. Ben boş konuşmam. Elimde bütün sezonların sonuçları mevcut. Galiba arkadaşlar bu sonuçları irdelemiyorlar ve hep pembe hayaller süslüyorlar. Geçmiş maçlar da neler oldu örnekleme yok. Onlar geçmiş bugüne bakalım der gibi.

Ve yine diyorum ki bir Galatasaray maçından önce yenilen Fenerbahçe Galatasaray karşısında yine ahkâm kesilecek. A buraya yazıyorum.

Sayın dostlar. Ben buraya tarihin derinliklerini araştırarak bir şeyler karalıyorum. Bu sene bu gerçekleşir gerçekleşmez mi onu bilemem. Ama şu bir gerçek ki her sene bu olaylar gerçekleşmeye devam ettikçe bu olasılık gittikçe artmaktadır. Ben Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı yeneceğine dair geçen yıla oranla arttığını söyleyebilirim.

Bu tahminim tutar mı tutmaz mı?

Ben tahmin yapmıyorum. Tarihten örneklerde veriyorum. Olabilecek olayları belirtiyorum. Geçmiş geçmişte kalmış değil. Ve olaylar her sene tekrarlandıkça bu sene de aynı olay olma olasılığının olacağını da belirtmeye çalışıyorum.

Tabi de geleceği kimse bilemez. Bu maçın sonucunun ne olacağını bilemediğimiz gibi. Hem de bir derbi maçında. Ama bazı gerçekleri göz artı etmemek lazım. Tabi de Galatasaray ne de olsa mağlup olacağız diye de saha da yer almayacak ve çıkıp futbolunu oynayacak. Ama sonuçta değişmeyecek. Fenerbahçe kazanacak. Yine puan farkı 5 olacak.

Fenerbahçe mağlup olursa Galatasaray 1 puan öne geçecek.

Bu bilinçte olan Fenerbahçe tabi de geçen haftanın yenilgisinin acısını çıkartıcasına Galatasaray’a ahkâm kesilecek.

Evet, sonuç benim dediğim gibi çıkarsa bir şeyler biliyorum demektir.

Eğer Galatasaray kazanırsa yukarı da dediğim gibi üzerimde ki stres tamamen ortadan kalkmış olacak. O zaman da "ben hiçbir şey bilmiyorum" der herkesten de özür dilemesini de bilirim ve susarım sayın dostlarım.

Sevgi ve saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3144
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster