Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1223
 

Ben, bireysellik, benbencilik

Egonun, diğer deyişle benin bir paradoksu vardır: Ben duygusunu insanlar zamanla kazanırlar. İnsan benini geliştirirken iki durumla karşı karşıyadır. Dengeli bir ben duygusu kazanması mümkünken, benmerkezci biri haline de gelebilir. Bunun ilkine bireysellik, ikincisine ise benbencilik denebilir. Bu iki uç, gelişim gösteren benin birbirine karşıt iki durumudur. Bu iki ucun ilki pozitiif diğeri ise negatiftir.

Ben ya da benlik bir yandan kişinin kendiliğini gösterir. Yani, 'ben' diyen, kendini sınırlamış, tanımlamış, bir varolan olarak ortaya koymuş olur. Kendini, başkasını, tarihini, çağını doğru bilgilerle kavrayan insan, benini diğer benler yanında bir ben olarak koyabiliyorsa pozitif bir anlamda bene sahiptir. Diğer yandan, kişi kendi benini, diğer benlerle yarışa sokuyorsa, ön plana çıkarmaya çalışıyorsa, onlar üzerinde güç yaratmak istiyorsa negatif anlamda bir bene sahipdir. Bu kişileri tanımak zor değildir. Konuşurken sık sık 'ben' diyen insanlardır. Bunlar kendilerini öven, kendini merkeze alan, başkalarının farklılığını yargılayan, kendi değerlerini değerlerin ölçütü gören insanlardır.

Doğuşumuzdan itibaren bireyselliğimizi geliştirirken, pozitif bir ben duygusu çok önemlidir. Çünkü, bu, (evet) ve (hayır) demeyi bilmeyi sağlar. Bize bağımsızlığımızı verir, güven ve saygı duyulmasını sağlar. Kişiliğimizi sahici kılar. Belli bir kişi olmamızı sağlar.

Bazen iyi niyetli insanlar, bu bireyselliklerini geliştirememişlerdir. Çok iyi niyetle, bir konuda sağduyuya göre 'hayır' demesi gerekirken 'evet' der. Bu görünüşte kimseye zarar vermez, ancak biz yine de bireyselliğini korumadığı için, içimizden ona olan saygımızı biraz azaltırız. Yani, iyi niyetli olmak, bireysel olmak ile çatışabilir. Birey olan, salt kendi eylem alanı içinde kalmayı başarabilendir.

Benbencilerde ise her zaman için kendini başkasına kanıtlama uğraşısı vardır. Bazen kişi, o an temasta olduğu kişiden daha görgülü filan olsa bile yine de, bu huyundan vazgeçmez. Bir ben mücadelesi yapar. Bu benbencilik erkeklerde bu yüzden daha çoktur. Oysa benbencilik hemen kendini ele veren, bireysellikteki hayran olunan ben'den farklı rahatsız edici bir ben'dir.

Bunun kökeninde kendi doğallığı içinde bireyselleşememiş bir ben duygusu yatmakta olsa gerek. Doğallığı içinde tatmin olamamış bir ben duygusu. Bu nedenle, bunu doğallığı içinde değil de, suni olarak yaratmaya çalışmaktadır.

Ama bu şekilde başarması imkansız.

Ben'e başka bir açıdan daha bakalım:

İnsanlar çoğunlukla, bu dünyaya niye geldiğini sorar. Bu dünyada olmasının bir anlamı olduğunu düşünür. Bunu da en çok sanatçılarda filan görürüz. 'Benim bir misyonum var' der.

Oysa, insanlar bu dünyaya benleriyle gelmezler. Salt bir evrimsel canlı olarak doğarlar. Doğmak da insanın bir kavramıdır. Bu açıdan bakıldığında bile, insanın 'ben bu dünyaya niye geldim' demesi anlamsızdır. Çünkü, dünyaya gelmek kavramı insana aittir. Kendi kurduğu bir kavramı, bir sorunun temeli ya da gerekçesi yapması, tuhaftır aslında.

İnsanlar bu dünyaya benleriyle gelmez. İnsanlar bir canlı olarak doğduktan sonra, ben dediğimiz iç halimizi edinir.
Eğer 'ben şu tarihte doğdum' derken, ben sözüne, böyle derin bir anlam yüklüyor isek, bu cümlemiz yanlış olur. Çünkü, bu, 'ben' denilen iç halimize, doğmadan önce sahip olduğumuz anlamına gelirdi. Oysa öyle değildir.

İnsan doğar, sonra benini edinir. Dolayısıyla, 'benim bu dünyada varlığmın bir anlamı var' düşüncesi, insanların kendilerini kandırmasıdır. Çünkü, 'sen, ' bu dünyaya, 'sen' olarak gelmedin, bir canlı olarak geldin, ama sonra 'sen' oldun, yani bir 'ben' kazandın. Ama tabi nasıl bir ben?

Sağlıklı bir ben sahibi olma olanağının tanımlanabilir koşulları var mıdır bilemiyorum. Ancak yaşadığımız üzere, iki uçlu olduğunu bunların dereceleri olduğunu az çok görebiliyoruz. Büyük çoğunlukla insanlar egolarının negatif halleriyle yaşıyor.

Bence bu hiç de azımsanacak miktarda değildir. Bir vatanaş demiş ya Başbakan'a 'bir huzur ver' diye. Çevremize 'bir huzur' vermek için benbencilikten uzaklaşmamız gerekir. Ama bireyselliğimizi kaybetmeden.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 941
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster