Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
636
 

Ben Sen O

Ben  Sen  O
 

"Sizce özentimi yoksa ne?"

http://blog.milliyet.com.tr/sizce-ozenti-mi--yoksa-ne--/Blog/?BlogNo=11568 adli yazimin devami: 

 

Tüm bu imkanlara sahip insan artik yüreginde birseylerin eksikligini fark ediyor. Her seye ragmen tatmin olmadigini cok iyi seziyor. Yanlizligin zor oldugunu kavriyor. Ictenligin, sevginin özlemini cekiyor.

Sosyal Devlet Baba var arkasinda. Sosyal güvence sistemi yillarca bonkörlük yapti. Simdi bir centi  üc bes kere ceviriyor insanina vermeden önce. Gec de olsa daha tasarruflu olmak icin sosyal harcamalara kisitlmalar getiriliyor.

Bunlari yaziyorum cünkü; bireysel ve ülkesel zengin olmanin da dezavantajlari oldugu icindir.

Sevgi ve dostluk iliskilerin önemini bilmeliyiz. Bizim kültürümüzün özünde yardimlasma vardir. Bireysel ve toplumsal degerlerimizi yitirmememek icin dejenenere olmamaya özen göstermeliyiz. Elbette yabancilarin kültür ve yasam tarzlarini taniyacagiz. Onlardan da ögrenecegimiz cok seyler olacaktir. Secici olmakta yarar vardir.

Blogcu genc arkadaslarimiz eski bayramlarin sicakliginin özlemini vurguluyorlar.

Eskiden ülkemizde bir apartmana tasinan yeni komsunun zili calinir; " herhangi bir temizlik malzemesine veya yardima ihtiyaciniz var mi?" diye kapidan sorulurdu. Komsuluk iliskilerini baslatmak icin atilmis medeni bir girisimden baska birsey degildi.

Burada merdivende karsilastigimiz bir insanin hangi dairede oturdugunu bile bilmiyoruz. Ilgi de duymuyoruz tanismak icin.

Kücük bir gülümseme bir merhaba ile yeni komsuluk iliskilerini baslatmak icin ilk adimi atmak bizim ilk inisyatifimize bagli aslinda.

Bu duyarsizlik, bireysellik gelecek kusagi mutsuzluga, yanlizligia götürecek emarelerdir. Yasadigim ülkenin toplumundan örnek verebiliyorum ancak cünkü onlari cok iyi taniyorum.

Onlar cocuklarini özgüvenli yetistirmeye kendi ayaklari üstüne durabilecegi bir egitim sistemi uyguluyorlar. Aile de ve okul egitim sistemiyle ilgili calismalar yapan psikologlar, sosyologlar gecmiste cocuk egitim sisteminde, ne gibi hatalarin yapildigi arastirilarak, egitim sistemine yeni uygulamalar getiriliyor.

Bizim kültürümüz, dinimiz zaten sosyal, dayanisma ve sevgi odakli.

Milli ve manevi degerlerimizi korumaliyiz.

 

Magazada annesiyle birlikte 3-4 yaslarinda bir cocuk vardi yanimda. Annesinin etrafinda mizirdaniyordu. Annesi normal konusma ses tonuyla;

"...caninin skildigini anliyorum haklisin, fakat lütfen biraz daha sabirli olmaya calis cok uzun sürmeyecek"

dedi.

Cocuk sesini cikarmamaya calisti. Cocuk icin zordu sabretmek. Cünkü annesinin baktigi, ilgilendigi seyler onun ilgisini cekmiyordu.

Daha sonra magazanin kapisindan cikarlarken önümdelerdi.

" Benim icin sabretmeye calistigin tesekkür ederim" dedi annesi.

Cocuguna nasil bir mesaj vermek istedi dersiniz?

-Saygi duyan saygi görür. Sevgi veren sevgi alir. Saygi görmek özgüveni artirir.

Egitim ve kültür alaninda sahip olduklari degerlerle yetinmiyorlar. Daha iyisini daha dogrusunu bulmak icin ilimsel, bilimsel arastirmalardan taviz vermiyorlar.

Radyo ve TV  bilimsel arastirmaci, kültürel yayinlarla dolu. Ögrenmek cok keyifli cünkü düsündükce merak edip arastirdikca ufku aciliyor insanin.
Is yerlerindede disiplin ve kurallardan taviz vermek yok. Genelde (!) kayirma yok. Disiplin ve kurallar kücük yaslarda ögretildiginde kalici oluyor.


Benim oglum meslek okuluna gidiyor. Öglen molasinda disari cikmis. Is yerine sadece bir kac dakika gec dönmüs. Eve yollamislar. Aldigi egitim maasindan 20 Euro kadar da kestiler.

Baska bir gün calisirken isini birakip arkasinda calisan arkadasina dönmüs konusuyorken uzaktan amiri görmüs. Yine ikaz etmis ve eve yollanmis. Ve yine parasini kesecekler.

Yani kurallardan taviz verilmiyor genelde. Özellikle meslek egitiminde. Meslek egitimine baslamadan önce yazili antlasma imzalatiliyor. Orada kurallar yaziyor. Bu durumda kizmak darilmak itiraz etmek elbette mantiksiz olur.
Tekrarlamalar artarsa dört aylik deneyim süreci icinde antlasma fesh edilebilirde.

Sevgiler-saygilar

Mine
29.10.2006

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İş yerlerinde ayrım ve kayırmanın olmaması gerektiğini yazmışsınız. Çoğu işe girerken onun bunun tanıdığı vasıtasıyla girmiyor mu? Sonra onlara kim laf söyleyebilir? Okullarda öğrencilerin öğretmenlerine neler yaptığını TV lerde günlerce izledik. Toplumumuz almış başını gidiyor. Bu yazdıklarınızı kaç kişi okuyabiliyor? Keşke daha fazla insana seslenebilsek.

EVA 
 01.11.2006 16:44
Cevap :
Sayin Isveren elini vijdanina koymalidir Bu ülkede aleni olmasada az veya cok haksizliklar elbette olabiliyor. Ama yasalar cercevesinde fazla ileri gidemiyorlar. Yani basi bos olmadiklarini biliyorlar. Tanidigi vasitasiyla ise alinma durumu o apayri bir sorun. Ona sanirim kimse seyirci kalmaktan baska birsey yapamaz. Benim gibi düsünenlerin sayisi, düsünmeyenlerden cok daha fazladir. Düsünmek eylem degildir.Pek fazla getirsi olmayan iyi niyetten öteye gidemiyor. Yinede haksizliklardan yilip, bana dokunmayan yilan bin yasasin demeyecegiz, Yoksa sonsuza dek firsatcilarin cemberinden kurtulmadigimiz gibi cogalmalarina neden oluruz. Paylasiminiz icin tesekkür ediyorum. Sevgiler  10.11.2006 14:01
 

Her iki yazınız da çok güzel Sevgili Mine Hanım. İki toplum, bir tarafta oturmuş bir sistem bir tarafta manevi değerlerle devam zorunluluğu. Ancak ben maalesef ülkemizde müthiş bir sistem karmaşası (eğitim, iş hayatı, bürokrasi vs.) ve kültür çöküşü görüyorum. Manevi değerlerimiz aile kutsallığımız her şeyimiz özentiyle yok oluyor gibi. Diğer ülkelerin yanlışlığını görüp te dönmeye çalıştığı yollara giriyor gibiyiz. Yine de ülkeme ve insanıma güveniyorum. Ancak zaman kaybı beni üzüyor. Sevgilerimle..

Deniz 
 30.10.2006 10:36
Cevap :
Merhaba Sevgili Deniz Hanim. Bazen yazmaya baslayinca konuyu genisleterek uzattigimi fark ediyorum. Bundan böyle özetlemeye calisirken zor anlasiliyorum gibi geliyor bana. Fakat, Siz ince duyarli zekanizla ne demek istedigimi toparlayarak sondan ikinci cümlenizle cok güzel ifade ettiniz. Paylasiminiz icin cok tesekkür ediyorum. Baslangiclar hep zordur. Yeni yasal uygulamalar oturuncaga dek sykintilar yasamak cok dogal. Herseye ragmen ülkemizin insanlarina güvenelim, dayanisma ve destek verelim istiyor gönlüm.Saglikli ve sevgiyle kalin  30.10.2006 18:37
 

YAZILARINIZ VAR TIPKI YÜZÜNÜZ VE GÖZLERİNİZ GİBİ BERRAK BİR ÜSLÜBUNUZ VAR..sakıncası yok sa demiycem çünki yazılarınızı takip ediyorum..yeni güzel paylaşımlar bekliyorum.. sitenizi baktım çok faydalandım inanın. sizden birde sevgi-aşk- özlem-ihtiras konusunda yazmanızı beklerim..bu büyük eksiklik sizde bence.. saygılar -sevgiler.mutluluklar..

Trapper 
 30.10.2006 4:07
Cevap :
Cok nazik ve güzel sözleriniz icin tesekkür ediyorum. Siz de, bana cesaret verdiniz. Düsünmeyi severim. Gerekmediginde fazla konusmam. Sanirim bu nedenle, cok sevdigim bir arkadasim hep; "bilgilerini, düsüncelerini yaz" derdi. "Hic denemedim ve becerebilecegimi sanmiyorum" derdim. Birgün Milliyet bloggerlerle karsilastim."no body is perfect" sözcügüde ikinci bir destek oldu bana. Eksilerim ve artilarimla ben buyum diyerek, baliklamasina atladim. Ama bogulmadim sükürler olsun. Güzel yazi yazmanin kriterlerine göre degil, icimden geldigi gibi düsüncelerimi yazmaya koyuldum. Laf aramizda minik bir cesaret minik basari idi benim icin ve hosuma da gitmedi degil. Umarim degerli blogcu arkadaslarim beni anlamakta zorlanmiyorlardir. Yazmami önerdiginiz konuya da zamani gelince deginmek isterim. Sevgiler-saygilar  30.10.2006 12:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 4246
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Yurt dışında yaşıyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktiviteleri düzenli uyguluyor - vegan tarzı besl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster