Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '11

 
Kategori
Yurtdışı Eğitim
Okunma Sayısı
60
 

Ben anlıyorum

Ben anlıyorum
 

Burcu Göker ve Eric Jenkins Anıtkabirde


Burcu Göker 28 Şubat 2002 de Unesco'da  bir konserde sahne aldı. Bu konser beni uzun yıllar etkisi altına alan muhteşem bir konserdi. Konserin ismi Dialogue Musical  Orient-Occider, Türkçesi Doğu ile Batının müzikal diyalogu.

Konserin birinci bölümünde Cezayir. İspanya, Fransa, Tunus, Fas, Yugoslavya ve Türk  sanatçılardan meydana gelen Orchestre A Cordes  ünlü orkestra şefi Ami Flammer yönetiminde Mozart'ın Divertimento re majeur K.136 sını ve Albert Russel'ın Sinfonietta pour Orchestra  opus 52 sını yorumladılar. Orkestranın tek Türk sanatçısı Burcu Göker'di. Unesco Salonu tıklım tıklım dolu idi. Bu güzel konseri dinlemeye Türk Konsolosluğu, Eğitim Ateşemiz, Pars'te yaşayan Türk aileler ve Türk öğrenciler  gelmişti. Herkes büyük bir zevkle bu konseri izliyordu. Konserin ikinci bölümünde Fransiz, Fas, Mısır'lı sanatçılar doğu enstrümanları ile Fransa'da yaşayan ünlü Türk ney üstadı Kutsi Ergüner yönetiminde başta Dimitri Kentemir'ın besteleri olmak üzere 18. yüzyıl Osmanlı saray müziğinden  örnekler yorumladılar. Salondakıi dinleyiciler büyük bir haz içinde bu eşsiz konseri izliyorlardı. Batı enstrümanları ve doğu enstrümanlarından dinledikleri bu ayrı ayrı müzik onları bir masal alemine sürüklemişti. Konserin en sonunda Orchestra Cordes ve Kutsi Ergüner yönetimindeki Ensemble Oriental aynı anda sahneye çıktılar ve sahnede yerlerini aldılar. Orkestra Mozart'ın bestesini, Ensembel Oriental ise Kendemir'in Osmanlı saray müziğini aynı anda çalmaya başladı. İki ayrı müzik oldukça karışık bir şekilde çalarken birden Mozart'ı calan Orkestra da Osmanlı müziğini çalmaya başladı ve iki grup bir olarak Osmanlı  Müziğini çalarak konseri alkışlar arasında bitirdi. Salonda bulunan Fransız, Türk ve çeşitli milletlerden dinleyiciler bu doğu ve batı müziğinin dlyalogu ve buluşmasını büyük bir coşku ile dinlediler. Konserin bitiminde herkes büyük bir mutlulukla sanatçıları kutlarken  sanatın ayrı dilleri konuşan kişilerin nasıl ortak dili olabildiğni bir kere daha anlamış oluyorduk. Bu çok görkemli sanat şölenini uzun yıllar unutmadım. Sanıyorum ki o gece salonda bulunan herkes aynı şekilde etki altında kalmıştı.

Bu güzel konserden bir hafta sonra Burcu Fransa Gençlik Orkestrası ile bahar turnesine gidiyordu. Dijon, Lyon ve sonunda Paris konserleri olacaktı. Paris'te Theatre du Chatelet'te ki konserin ardından  Fransa Gençlik Orkestarsının turnesi sona erecekti. Bu olaydan 15 gün sonra lisan eğitimi ve Juliard dekanı Prof. Clap ile bir aylık çalışma için Newyorka gidecek olan Burcu'yu  simdiden Amerika heyecanı sarmıştı. Yeni bir kıta ve yeni bir yaşama doğru yelken açmıştık. Fransa'da bulunan arkadaşları, dostları  Fransa'ya bu kadar uyum sağlamışken, bu kadar tutulurken niye Amerilka'ya gitmek istediğini anlıyamıyorlardı. Bir tek ben çok iyi anliyordum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster