Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3315
 

Ben aşık olamıyorum...!!!

Ben aşık olamıyorum...!!!
 

Aslında aşka aşık bir insanım... Hani derler ya aşk için yaratılmış diye... Tam da öyle biriyim aslında.. 

Severken öyle seviyorum ki... Belli bir zamana kadar gram sorun çıkmıyor ilişki de... Ama o belli zaman gelince iş çığırından çıkıyor.. 

Aile hayatında içe kapanık biri olsam da bu aile dışında fazlasıyla değişiyor... Sanki başka biri oluyorum... Tam manasıyla sınırsız bir insan oluyorum... Her şey uçlarda yaşanıyor... Kıskançlık mutluluk üzüntü sinir vs.vs. 

Ama bir huyum var ki gülmeden duramıyorum... Üzüntüden gebersem de gülebiliyorum... Ve bu gerçekten elimde değil... Elimde olmamakla beraber etrafımdakilerin bu davranışım hakkında düşündükleri de umurumda değil... 

Bir arkadaşım her cümlenin sonuna koyduğum gülücüğe sinir olmuş... Manyak mısın ? Neden gülüyorsun ota b...a dedi... Bende hayatta ağlamaya değer bir şey var mı dedim? 

Yok kardeşim yok işte... Olsa bile yok... 

Biliyorum kendimi... Bir kere başlasam yirmi yıl ağlamaya yetecek kadar göz yaşı var içimde... Tamam abarttım belki yirmi yıl sürmez ama bir iki gün boyunca ağlayabilirim... Ciddiyim daha önce başıma geldi çünkü... Sonra da bir daha ağlayamadım zaten... En sevdiğim insanın cenazesinde bile ağlayamadım... 

Her neyse aşk diyorduk... 

Şu son bir buçuk iki ay içinde üç sevgili geldi geçti hayatımdan... Gerçekten de öyle oldu... Geldi ve geçtiler... Hiç biri ay bir iki dakika durup kalbinde soluklanayım demedi... Aslında demeye kalkan oldu ama nedendir bilinmez lafı ağzına tıktım.. 

Bu üç şahıstan ilki ile sadece iki hafta kadar çıkabildim..."Ela gözlü" şahıs (ad kullanmak huyum değil ondan takma ad kullanıyorum) biz çıkmaya başlamadan önce tam benim tipimde biri idi aslında.. İltifat etmeyi, beni gerçekten gülümsete bilmeyi , kitap okumayı seviyordu... Ama nedenini anlamadığım bir bozukluk vardı şahısta... Çıkmaya başladık... Sonradan niyetinin sadece oynaşmak olduğu ve bu yüzden ilişkimizi herkesten sakladığı anlaşıldı... Ve ilişkiye o an nokta koyuldu tarafımdan... 

İkinci şahıs "Devrimci" ise... Son zamanlarda hayatıma giren nadir türden insanlardandı... Amacı kendini değil beni mutlu etmekti... Neredeyse hayatımda kimsenin yapmadığını yapıp beni kendinden daha önemli görmüştü... Ben üzülmeyeyim diye susmuştu... Ben üzülmeyeyim diye yapmıştı bir çok şeyi... En güzel geçirdiğim günlerdi... Tabi mesela gitmeye gelince... Daha ilişkimizin en başından biliyordu benim gelecek sene yurt dışına gideceğimi... Bir anda bunu sorun etmediğini söylediği halde saçma sapan işler yapmaya.. Paylaştığım şarkılardan kendince anlamlar çıkarmaya... Gece yolcularının unut beni şarkısını severim hatta bayılırım... Facebook'ta paylaştıktan bir kaç dakika sonra altına yorum geldi..."Benim söylediğimi düşünürsek tam bize göre bir şarkı " diye.. 

Sonra bende seninle geleceğim lafları başladı... Oysa ki ben daha en başından bunun olmayacağını söylemiştim... Ben giderken yanımda gelecek tek kişi şerafettin... Kendileri ilk oyuncağım olmakla birlikte maymun cinsindendir... 

İlişkimiz bir anda anlamadığım bir boyuta taşındı... Bir anda ailesinden biriyle tanıştım... Kişi manevi annesiydi... Bu bizim için önemli bir adımdı... Tabi onun gözünde... Bir kaç gün geçti bütün arkadaşlarımızın dilinde Ada ve Devrimci İtalya'ya gidip evlenecekler lafları gezinmeye başladı... Baktım yok olmayacak bu iş... Ona da bir nokta koyuldu tarafımdan... Onunla ilişkimizde yaklaşık bir ay sürdü. 

Ve son şahıs bay tanımsız... Evet adı tanımsız çünkü hala anlayabilmiş değilim nasıl hisleri olduğunu... Kendisi lise birden arkadaşım olmakla birlikte ilk lise hevesimdir... Heves diyorum çünkü yirmi kız arasından onun ilgilendiği tek kişi bendim bu da gurumu okşamakla birlikte ona karşı arkadaşlıktan başka duygular beslememe sebep olmuştu... Yaklaşık bir ay önce sevgili olma kararı aldık ve olduk... Zaten çevremizden de beklenen bir şeydi... Son altı yedi aydır fazlasıyla yakındık. Hatta bu süre içinde defalarca "siz birlikte misiniz?" diye soran sayısız arkadaşımız oldu... Tabi biz "asla olmaz öyle şey biz yakın arkadaşız" diyerek geri çevirdik hepsini... Demek ki asla asla dememek gerekiyormuş.. 

İlk üç hafta her şey mükemmeldi... Zaten birbirimizi fazlasıyla iyi tanıdığımız ve yakın arkadaş olduğumuz için her şey normal devam ediyordu... Değişen tek şey aşkım bebeğim kelimeleri kullanılmaya başlandı... aslında sadece aşkım ve sevgilim kelimeleri eklendi hayatımıza zaten diğer her türlü hitabı kullanıyorduk birbirimize.. (Evet fazla vıcık vıcıktık ) 

Sonra bir anda ne olduysa bozuldu her şey... Şu anda ciddi anlamda ne oldu da ayrıldık bilmiyorum... Sadece bir hafta da her şey değişti ve bitti.. 

Ama diğer iki şahısta olan bunda olmadı... Bildiğin depresife bağladım... Kulağımdan o kulaklık hiç çıkmadı... Sürekli bunalım şarkılar dinlendi... Damar yazılar yazıldı facebook duvarına... Sonra bir gün "Değmesin ellerimiz"adındaki şarkıyı dinledim... Yeni gruplardan model söylüyor tavsiyemdir dinleyin link en altta var ... O akşam tekrar çıkmaya başladık. Çünkü havadan nem kapan ruh halim şarkıdan aşk kapmıştı... Ertesi sabah ben şarkının etkisinden çıkınca tekrar ayrıldık... O ilişkiye de virgüllü nokta(*) konuldu tarafımdan.. 

Ama yine hayatımdaydı... Yakın arkadaş ayaklarına devam ediyordu... Ama o ediyordu benim öyle bir niyetim yoktu çünkü her an ona geri dönebilirdim ( ki hala da dönebilirim ) 

Yakın dört kız arkadaşım onunla hala konuşmaya devam etmeme tepkililer... Aslında kendi içimde bende tepkiliyim... Çünkü biliyorum başlasak yeniden iki üç gün geçmeyecek yine ayrılacağız.. 

Ama yine de gelse "sana aşığım dön bana, terk etme beni " dese, dönerim.. 

Yine de şu var ki... Ben ona aşık değilim... Diğer iki şahısa da aşık değilim... Çünkü aşık olma özürüm var... Hem de ciddi anlamda.. 

İlk görüşte aşka inanmadım.. İnanmam da... Ancak başıma gelirse.. .Onun da geleceği yok herhalde... İlk başta diyorum tamam ben aşık olurum buna... Ama ilişki ilerleyip meyve olgunlaşmaya başlayınca hop ben geriye kaçıyorum. Bağlanmaya gelince yapamıyorum... Kimse için "aşkından ölüyorum" diyemiyorum ya da seni seviyorum demek için ilk onu bekliyorum... O demeden ben diyemiyorum "seni seviyorum, aşık olmak istiyorum" diye... 

Öyle işte.. 

Aşık olmak isteyip de olamayan bir ben mi varım merak ediyorum... 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 495
Kayıt tarihi
: 05.08.10
 
 

Yazarım, çizerim... Hayalperestin önde gideniyim... Uykuya aşka aşık olduğumdan daha çok aşığım....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster