Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
747
 

Ben bildiriyorum...

Ben bildiriyorum...
 

Konuşmacılara Başkan Durak, (Sağdan ikinci) çiçek verdi.


Karşıyaka’da her ay yapılmakta olan ‘’Cumhuriyet Söyleşi’’ leri, aynı ilgi ve heyecanla devam ediyor. Türkiye’de din ve siyaset ilişkisinin anlatıldığı söyleşide, Doç. Dr. Şahin Filiz ve Gazeteci Yazar Erbil Tuşalp, yine çok önemli noktalara parmak basarak: ‘’Bize çizilen gömlekle üç ay vadede bir iç savaştır. Türban bunun ilk adımıdır’’ dedi ve salonda ayakta alkışlandı.


Karşıyaka Belediyesi’nin Cumhuriyetin temel değerlere olan inancı, Atatürk ilkelerine olan güçlü bağı doğrultusunda hayata geçirdiği Cumhuriyet Söyleşilerinin beşincisi Karşıyaka Nikâh Sarayı’nda yapıldı. Söyleşide her zaman olduğu gibi yoğun kalabalıklar konuşmacıları can kulağı ile dinledi.

Doç Dr Şahin Filiz ile Gazeteci yazar Erbil Tuşalp ‘in konuşmacı oldukları söyleşi de Doç Dr Fikret Yılmaz da söyleşinin yöneticisi olarak etkinlikte yer aldı

Başkan Cevat Durak, konuşmacılara ve etkinliğe gelip salonu dolduran herkese teşekkürlerini sundu. Belediye Başkanı ayrıca konuşmasında “Her Cumhuriyet söyleşinde olduğu gibi bu cumhuriyet söyleşisi de büyük bir coşku içinde gerçekleşiyor. Bu son derece anlamlı. Bizler üzerimize düşeni yapacağız ve ülkenin geri gitmesine izin vermeyeceğiz” dedi..

SİYASET ve DİN

Doç Dr Fikret Yılmaz’ın iki tur halinde başlattığı söyleşide Yılmaz açılışı yaparken “İlkesel anlamda baktığımızda siyaset ve dinin birbirine karıştırılmaması gerekir ama ne yazık ki pratikte öyle olmuyor. Varolan yasalar çerçevesinde laik cumhuriyette din kullanılamaz. Hele ki %99 Müslüman bir toplum diye söze başlamak yanlıştır.” Dedi.


TÜRBAN SİMGEDİR.

Daha sonra ilk sözü alan Selçuk Üniversitesi öğretim üyesi Doç Dr Şahin Filiz tarihsel süreçte din ile ilgili olarak ilginç açıklamalarda buldu. “ Ülkemizde bazıları 4. halifeden sonrasını gayrı meşru, tarihi de hâk ile bâtılın mücadelesi olarak söylemektedir. Yani tarih saptırılmaktadır. Siyasete dinin alet edilmesi örnekleri çoktur. Halifelik dinin İslam’ın esası olarak kabul edilmemiştir. İslam devleti hem kavram olarak yok hem de fiziki olarak yok. Aslında Türkler dinle tanışmaktan çok Arapların kültürüyle tanışmışlardır. Dindarlığın şekli yoktur. Bugün başörtüsü din simgesi olarak kullanıyor gelecekte başka bir şey olabilir “dedi

KENDİ DİLİMİZDE İBADET


Doç Dr Filiz, “ Tüm Arap kültürünü din diye alıyoruz. Arapların problemlerini kendi sorunumuz gibi algılıyoruz. Atatürkleri olmayan ülkelerin ne durumlarda olduğunu da görmekteyiz. 1970’lerde İslam devleti olmayan kâfir olur deniyordu. Arap dili farz gibi gösterilmeye çalışıldı. Oysa bizler kendi dilimizle ibadet etmeliyiz. Ama nedense bunu bir takım çevreler istemiyor. Çünkü işlerine gelmiyor”dedi.

TÜM KAZANIMLAR YOK EDİLİYOR

"Doç.Dr.Filiz daha sonra devamla: ''Türban Arap kültürünün sadece bir yüzüdür.... Örtünen kadın hürdür demek, Türk kadınına ve yanısıra tüm dünya kadınına karşı yapılmış en büyük hakarettir."....."Türkler, din ile tanışmaktan çok Arap kültürüyle bütünleşmişlerdir. Araplaşma tehlikeli boyutlara ulaştı ve giderek daha da yoğunlaşıyor."....."İslamın Rönesansı sayılan 9.yüzyıl ile 13.yüzyıl arasındaki tüm eserleri gözden geçirdik. Ne kadınlar ayrı bir varlık gibi değerlendiriliyor ne de başörtüsünden sözediliyor"...."Türban için özgürlük söyleminde bulunmak aklını yitirmekle eşanlamlıdır.Diyanet İşleri Başkanı, türban için dinin gereğidir açıklamasını yaptı. Dinin, türban diye bir gereği yoktur. Bu baştan sona kadının cinsel meta olarak görülmesinden kaynaklanan bir tutumdur.Türban gayri millidir, mezhepçidir, kabileci olduğundan etnik ırkçılığa zemin hazırlar. Türban din karşıtıdır.Dinsel protokolün simgesidir. Ayrımcı ve dışlayıcıdır.Kadını metalaştırır, her iki cinsiyeti de töhmet altında bırakır. Türban Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılması için zemin hazırlayan unsurlardan birisidir."......."Atatürk kaybolan değerleri topluma yeniden kazandırmıştır."..... "Ancak şimdi tüm kazanımlar yok ediliyor. Atatürk'ü olmayan bir Arap toplumunun ne halde olduğunu görüyoruz. Bizlerin ilahiyat fakültesinde Tanrı'yı bile tartıştığımız olur. Ancak şimdi türban tartışılmaya kalkıldığında hakaretlerle karşılaşıyoruz. Tüm bunların temelinde, Fettullah Gülen başta olmak üzere cemaatlerin faşizan, baskıcı bir anlayışla kurdukları bir eğitim sisteminde yetişen kurşun askerlerin payı büyük." dedi.



Gazeteci yazar Erbil Tuşalp de konuyla ilgili yine ilginç yorumlarda bulunurken herkesi sorumluklarına sahip çıkmaya davet etti.. “Artık ne olacak demeyelim. Bu şekilde diye diye ne olduğunun üstünü örttük. Siyasette öncelik hayattaki öncelik kadar önemlidir. İktidarın savaşsız imamları Anayasaya karşı savaşıyor. Bakın üniversite hocaları, yargı bu gücün karşısına dikildi. “dedi. Tuşalp “ Bize çizilen gömlek orta vadede bir iç savaştır.Türban bunun ilk adımıdır derken “ Zaten şu an ki hükümet de gayrimeşrudur. Çünkü doğru düzgün nüfus sayımı yapamayan bir ülke sağlıklı bir seçim yapamaz. Sayımda 7 milyon kişi kayıp çıkıyor. Bu ülkenin DİE var Yüksek seçim Kurulu var ama bizlerin de üzerinde ölü toprağı var ne yazık ki. Çocukların karanlıktan korkmaları normal, asıl sorun yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır . Bu sürece 6 yıl da gelinmedi bunun uzun bir süreci var. Artık gelinen nokta bu. Şeriat geliyor değil şeriat geldi bakın tesettür otelleri var, dua molası veren otobüsleri var, ithal imamlar getiriliyor. Ama bu topraklarda Atatürk gibilerin de yetiştiğini unutmamak lazım. “diyerek sözlerini noktaladı.

Vatandaşlar konuşmacılara konuyla ilgili sorular yöneltirken program sonunda Başkan Durak, Doç Dr Şahin Filiz, Gazeteci yazar Erbil Tuşalp ile Doç Dr Fikret Yılmaz’a etkinliğe katkılarından dolayı çiçek takdim ederek kutladı. İzleyiciler konuşmacıların kitaplarını da imzalatarak etkinliği sonlandırmış oldu.


Not: Yorum ve mesajlara kapalıyım. Teşekkürlerimle, özürümle ve saygıyle duyururum.

arz-ı alem bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bire bir karşılaştıramadım ama, yazı ne kadar da yazdığıma benziyor, demek ki, bu haberi gazeteye yazan iyi aktarmış olmalı ki, izleyen de aynı şeyi yazmış diye düşünmüştüm. Elinize sağlık. Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 05.03.2008 16:53
Cevap :
Sizin de elinize sağlık.Beyninize sağlık.Demek bikmadan,usanmadan 19 adet yazıma bir çırpıda yorum yazdınız ha' Ben bu işlerinize hep şaşıyorum zaten.Saygı ile  05.03.2008 19:00
 

Günce sayfalarında kedimce oluşturduğum bir yazım tarzım ve konularım var. Haber niteliğinde olanları yazıyor sayılmam. Ama bu yazdıklarınız, Gazete'de yani Cumhuriyet'te vardı ve ben de onları ileti sayfama yazıp, kayıtlı arkadaşlarıma yollamıştım. Size de yollamış olmalıyım. Sevgi ve saygılarımla.

derinmavi.. 
 05.03.2008 12:41
Cevap :
Bana yolladığınız iletiyi,o konu ile ilgili K.Yaka haberlerine tekrar sizden ekledim.Sayfa zenginleşti.İyi gözlemci olabilirdiniz Basında çalışsaydınız.Sağolun.  05.03.2008 14:57
 

ilk yorum benden anlaşılan...bu akşam pc başında ben varım.Torunu gönderdim biraz üzüntülüyüm...;))) Azizim ,gerçekten yazınızdaki tema güncel olmaktan hala düşmedi,böyle giderse düşeceği de yok ! yazılarınızı hanım dilinden düşürmüyor...haklıymış.Düşündüklerimizin dile getirilişi kaleminizden döküldükçe daha da bir düşünür oluyoruz. Sağlıcakla kalın.

emeklidede 
 02.03.2008 17:41
Cevap :
Sağol teşekkür ederim.Bu taraflara gelirseniz,haberim olsun.Selamlar sevgiler hepinize..  02.03.2008 20:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 883
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster