Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1476
 

Ben bir anneyim

Ben bir anneyim
 

Ben bir anneyim; yüreğim güçlü, yüreğim sevgi dolu. Yavrumu kucağıma aldığımda hissettiğim o muhteşem duygu, yıllar içinde yavrumla beraber büyüdü, büyüdü, kocaman oldu. Yavrum; oğlum, kızım onlar benim canım, onlar benim her şeyim adeta yaşama sebebim.

Nasıl da cesur oluyor insan anne olunca; nasıl da gözü kara, hani tüm dünyaya tek yumrukla kafa tutacakmış gibi… Yavrusu söz konusu olduğunda aslan kesilen, gözü hiçbir şeyi görmeyen; olacak her ne varsa kendisine olsun, kendisine olsun da yavrusuna, göz bebeğine, canından sakındığına hiçbir şeyler olmasın isteyen; yeri geldiğinde yerlerde sürünen, açlık çeken, geceler boyu uyumayan…

Anne yüreği öylesine kocamandır, öylesine sevgi yüklüdür ki; çocukları söz konusu olduğunda hassaslaşır aniden. O bir dakika önceki demir gibi yumruktan eser kalmaz; yumuşacık olur kalbi pamuklar misali.

Yavrusuna bakarken gözleri nemlenir ara sıra; ona bir şeyler olacak diye içi titrer. Dudaklarında belli belirsiz dualar mırıldanır, yavrusunu her daim kötülüklerden korumak adına. Yanındayken, sıkı sıkı sarıldığında içi rahattır rahat olmasına ama uzağındayken meleklere emanet eder onu, dönüşünü dört gözle beklerken.

Peki ya o gidişlerin dönüşü olmazsa?

Ben bir anneyim, oğlumu, kınalı kuzumu şehit verdim. O olmaz olası teröre inat ağlamayacağım, al bayraklı tabutuna son kez sarılırken oğluma sözüm var. Her yeni şehit haberinde yüreğim dağlansa da gözyaşlarım içime akıyor dualarım eşliğinde.

Ben bir anneyim; dünyalar tatlısı kızımı hala bulamadılar. Kayıp çocuk listesinde sadece bir isim herkesler için ama ya benim için? Yıllar geçti üzerinden, kapkara uzun yıllar, artık dirisinden geçtim ölüsüne de razıydım ama yok, yok işte.

Ben bir anneyim; oğlum uyuşturucu batağında. Nasıl olup da sevgimle yenemedim o olmaz olası arkadaşlarını, nasıl da yok edemedim kanındaki o zehirli akışkanı? Nerede yanlış yaptım? Biliyorum toplum en çok beni, anneliğimi suçluyor ama bir de bana sorsalar, bir de beni anlamaya çalışsalar, nasıl mücadele verdiğimi ve sonundaki çaresizliğimi görseler…

Ben bir anneyim; iki kızım da engelli. Onlara addım tüm dünyamı, ama ya etraftaki o meraklı bakışlar, o yürek sızlatan sorular? Hiçbir şeyden yılmadım onlardan yıldığım kadar.

Ben bir anneyim; oğlumu kollarımda ninnilerle büyütürken nereden bilirdim gün gelip farklı tercihleri olacağını. Karşı cinse hissedemediklerini kendi hemcinslerine aktaracağını. Rujlarımı, giysilerimi gizli gizli kullanıp farklı düşler kuracağını.

Ben bir anneyim; yavrumu bir deniz kazasında kaybettim. O hani motorun keskin pervaneleri kızımı almadan önce nasıl da neşeyle girmiştik denize; nasıl da planlar yapıyorduk geleceğe dair. O sahne yok mu ahh o sahne… yıllardır unutamadım tek bir karesini bile.

Ben bir anne adayıyım; karnımda downsendromu tanısını koydukları bir bbeğim var. Minicik bir kız. İçimde varlığını hissettiğim o her şeyden habersiz bedeni nasıl yok ederim ben?

Ben bir anneyim, oğlumu, kınalı kuzumu şehit verdim. O olmaz olası teröre inat ağlamayacağım, al bayraklı tabutuna son kez sarılırken oğluma sözüm var. Her yeni şehit haberinde yüreğim dağlansa da göz yaşlarım içime akıyor dualarım eşliğinde.

Ben bir anneyim; dünyalar tatlısı kızımı hala bulamadılar. Kayıp çocuk listesinde sadece bir isim herkesler için ama ya benim için? Yıllar geçti üzerinden, kapkara uzun yıllar, artık dirisinden geçtim ölüsüne de razıydım ama yok, yok işte.

Ben bir anneyim; oğlum uyuşturucu batağında. Nasıl olup da sevgimle yenemedim o olmaz olası arkadaşlarını, nasıl da yok edemedim kanındaki o zehirli akışkanı? Nerede yanlış yaptım? Biliyorum toplum en çok beni, anneliğimi suçluyor ama bir de bana sorsalar, bir de beni anlamaya çalışsalar, nasıl mücadele verdiğimi ve sonundaki çaresizliğimi görseler…

Ben bir anneyim; iki kızım da engelli. Onlara addım tüm dünyamı, ama ya etraftaki o meraklı bakışlar, o yürek sızlatan sorular? Hiçbir şeyden yılmadım onlardan yıldığım kadar.

Ben bir anneyim; oğlumu kollarımda ninnilerle büyütürken nereden bilirdim gün gelip farklı tercihleri olacağını. Karşı cinse hissedemediklerini kendi hemcinslerine aktaracağını. Rujlarımı, giysilerimi gizli gizli kullanıp farklı düşler kuracağını.

Ben bir anneyim; yavrumu bir deniz kazasında kaybettim. O hani motorun keskin pervaneleri kızımı almadan önce nasıl da neşeyle girmiştik denize; nasıl da planlar yapıyorduk geleceğe dair. O sahne yok mu ahh o sahne… yıllardır unutamadım tek bir karesini bile.

Ben bir anne adayıyım; karnımda downsendromu tanısını koydukları bir bebeğim var. Minicik bir kız. İçimde varlığını hissettiğim o her şeyden habersiz bedeni nasıl yok ederim ben?

Ben bir anneyim; bin bir sıkıntı çekerek büyüttüğü biricik oğlu tarafından dövülen, yediği her bir tokatta, her hırpalanışta sessiz göz yaşları döken ama yine de şikayet etmeden seven.

Ben bir anne adayıyım; içimdeki minicik bedeni, ara sıra kendini hissettiren tekmeleri ile beni kendine bağlayan yavrumu öpüp koklayamadan , sütümle besleyemeden alacaklar elimden.

Ben bir anneyim; çocukları tarafından elindeki avucundaki tüm birikimi alınıp, eski bir süpürge gibi kapı dışına fırlatılan, yabancılara, bir tas çorbaya muhtaç hale getirilen ama yine de yavrularına söz söyletmeyen bir anne.

Ben bir anneyim; gözünden sakınarak büyüttüğü kızını sevdiğiyle evlendiren, mutlu olması adına herşeyi kabul eden. Ama kızını evine yaptığı her ziyarette dayak izlerine tanık olan bir anne. O cıvıl cıvıl dünya güzeli kızı şimdilerde içine kapanmış, kaderine razı olmuş, hiç konuşmuyor. Gözündeki morluk, sırtındaki darp izleri… dayanılır mı bu eziyete? Bu ne yaman çelişki böyle?

Ben bir anneyim; tüm çocuklar benim çocuklarım olmasa bile açlık çeken çocuklar için ağlarım; kaybettiğimiz her gencimize yanarım; başarı kazanan çocuklarla gurur duyarım; çocuklar hep mutlu olun, gözleri her daim sevinçle ışıldasın isterim. Anneyim ben yüreğim sevgi, yüreğim umut dolu.

Zor zanaattır anne olmak, dünyanın en mesuliyetli ve en yüce görevi. Severek üstlenilen, istenerek her türlü zorluğa karşı ayakta kalabilen ve ömür boyu süren tek görevdir annelik. En kutsal görev.

İşte bu nedenle her anne eli öpülecek kadar özel ve önemlidir. Ve her anne canıyla, kanıyla, sütüyle en çok da sevgisiyle besleyip büyüttüğü yavrusuyla bir bütündür. İster yanında olsun, ister uzağında, ister kendisinden habersiz, siter mezarında. Her anne muhteşemdir benim gözümde.

Tüm annelere saygıyla.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

17.10.2009



 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok içten yazılmış ,bende bu duyguları sizinle paylaşıyorum..

Göksel47 
 25.07.2011 16:16
Cevap :
Çok teşekkür ederim. O anda yüreğimden kalemime akanlardı sadece. Sevgiyle kalın.  25.07.2011 16:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 256
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 522
Kayıt tarihi
: 09.04.11
 
 

Makine mühendisiyim, bir kız annesiyim. Okumayı, yazı yazmayı, yazarak paylaşımlarda bulunmayı, insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster