Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
545
 

BEN BU ŞEHRİN...

BEN BU ŞEHRİN...
 



Bir şehri terketmek,

Bir sevgiliyi, ya da çok sevdiğin bir dostu terketmek gibi olmalı....

Ben öyle hissettim..

Ayrılırken nasıl da salya sümük ağlamıştım.

Sanki etimden, canımdan bir parça kopartıyorlarmış gibi çok canım yanmıştı.



Sandım ki; yerine sevemem...


Sandım ki,

Şehirler beni sevmez...


http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=129955

Ben de şehirleri.

Çok sonra anladım yanıldığımı.



Geçen gün, Liman çay bahçesinde ve o meşhur kırmızı şemsiyeli masada üç H.A.S ( Hülya, Alev, Sema) arkadaş otururken Alev " Tekirdağ'a alıştın mı artık Sema... sevdin mi? diye sordu.

"Sevdim "dedim hiç düşünmeden.

" Ya tamam da; en çok neyini sevdin merak ettim" dedi.

"Herşeyini" dedim.




Ben bu şehrin;

Liman çay bahçesinde ve illa ki kırmızı şemsiyeli masasında oturup simit yemeyi, çay içmeyi...

Balıkçı motorlarında ağları temizleyen balıkçıları izlemeyi...

Çaycı Emin'i...

Balıkçı Salih'i...

ÖZCAN ve DİYAR lokantasında dostlarla et- köfte yemeyi:)

Şehrin girişindenTekirdağ'ın gece manzarasını izlemeyi..


Ay çiçek tarlalarını,
Her sokağa çıkışımda gördüğüm BACAKSIZ' Selim'i...
Köşebaşı yazarı Emine SONAL'ı..

Hem nemli, hem pis... ama seyrine doyum olmayan denizini...


Enez yolu üzerinde yol kenarlarına sıralanmış pazarcı köylü kadınlarını...


Satır etini:)


Her gördüğümde burnunu karıştırıp duran minübüs durağındaki hop hopcuyu..

Simitçi KADİR'i...

Çiçekci Nergis'i...

Perşembe pazarını ve köy pazarından peynirimi, kuskusumu, eriştemi, yumurtamı aldıgım Nadide teyzemi...

İsmini hala öğrenemediğim pala bıyıklı, koca göbekli çiçekcimi..

Şehir meydanındaki seyyar satıcılarını...

Eşkinat Eczanesindeki arkadaşım Nebahat hanımı.

Nezaket abidesi mahalle marketçimiz gaffuru




Hepsini.... hepsini çok sevdim...

Şehirler insanlar gibidir...



Bazısı seni kolay kolay içine almaz, barındırmaz...
İter, sevdirmez kendini...
Sevmez de!
Soğuk, sevimsiz suratını gösterir. Kendini ona sevdirmek için kaç takla atarsan at umrunda bile olmaz.
Ne ekmek verir,
Ne oldurur, ne de öldürür...

Süründürür!


Yani her şehir yeni bir yolculuktur aslında...
Yeni bir yaşam biçimidir, öğretidir...


Sanırım bu şehir beni sevdi:)

Ben de bu şehri...


Hem de çok!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1356
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster