Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
305
 

Ben bunu kabul etmiyorum

Ben bunu kabul etmiyorum
 

Ben, entel dantel işlerinden anlamam, kitap okumama rağmen, hobi olarak değil üstelik. Sanatçı dediğin biraz toplumun önünde gitmeli, toplumun gittiği yeri görmeli. Ama toplum da sanatçının duyarlılığına saygı göstermeli, yoksa asla kendi değerleri olamaz. Bizi sırtlayıp götürenler nereye götürüyorlar diye bakacak yeri geldiğinde kendini sorgulayacak, yeri geldiğinde sanatçısını. Değerlerine sahip çıkarken, aykırı gelen düşüncelere de sahip çıkacak. Alkışlamayacak belki ama, başka bir pencereden bakmasını bilecek. Bunun eğitiminin alınması sağlanılacak. Son günlerde sanatçı ve sanat kelimesi ilgi alanım içinde. Belki evde oturduğum bir dönem olduğu için. Televizyonu açıyorum. Bundan sanatçı kavramını televizyon ile özdeşleştirdiğim zannedilmesin. Kendilerine sanatçı diyen insanların düştüğü durumları görünce bunalıyorum.

Televizyon açıyorum. Herşey o kadar komik ki. Bu sahteliğe nasıl inanıyoruz bilmiyorum. Ya ben bu dünyada yaşamıyorum -ki bu daha akla uygun geliyor. Ya onlar henüz hayat denilen bu gerçeği yaşamıyorlar.

Sanatçıyım diyen çok popüler olan biri diyor ki.”Bir başkası MEHMET ALİ ERBİL olamaz.” niye olsa fena mı olur. Sanatçı payesini almanın yolu babadan oğula mı geçmesi midir? Sanat insanların tekelinde midir? Birilerinin yürüdüğü yolda bir başkası alıp götürse fena mı? Sen bir basamak olsan onun için neresi kötü ki bunun? Yine sanatçıyım diyen, birkaç kişi hiç sorgusuz sualsiz bir şekilde yeni nesilin dil yapısını bozuyor. Nasıl bir durum bu. Şimdi onlar da belki senaryo gereği yapıyor ama nerede sanatçı duyarlılığı. Yine sanatçıyım diyen biri evlendirme programı sunuyor. Nerede sanatçı duyarlılığı! Yine sanatçıyım diyen biri küsleri barıştırıyor. Ortam çok hüzünlü mutfaktan koşarak geliyorum. Duyuyorum sunanları ve görüyorum nasıl bir makyaj. Acaba kendi inanıyor mu o hüzne? Bütün duyularım alt üst oluyor. Nasıl bir duygudur. Bütün stüdyo ağlıyor üstelik de. Ben orada olsam dönüp biraz daha az makyaj niye yapmadınızki derdim herhalde.

Yine sanatçıyım diyen biri kulağı hükümet tarafından çekilince bilmem kaç yıldır birlikte yaşadığı adamla evlenmişdir. Televizyonda şova dönmüştür düğünleri üstelik. Sanatçılar üretmeli, üretime düşünerek atılmalı. Doğal olmalı.

Bu ülkede ayağına şampanya döktüren, sanatçı olduğunu savunan, onlara bu payeleri bu kadar kolay verenler acaba bunu biliyor mu.Bu ülkede içki yasaklandı. Tam olarak yasaklanmadıysa bile alt yapıları yapıldı. Bir kaç sene sonra birkaç yasa ile daha ağır yaptırımlar ile biraz daha alınacak bu özgürlük elimizden.Bu gün içki, yarın etek, yarın çorap, ertesi gün konuşma, ertesi gün gülme, ertesi gün eğitim hakkı. Hani nerede sanatçılar? Haydi duyurun seslerinizi! Çıkın ortaya. Niye içmeyelim? Sorun bunu.

Lise yıllarında çok ağır edebiyat dersleri görmüştük .Ne işimize yarayacak dediğimiz o kadar çok şey o kadar işe yaradı kı. Acaba liseye giden bir talebe bunları görüyor mu? Gerçi şimdi bilgiye erişmek o kadar kolay ki. Halk edebiyatını gördük. Divan edebiyatını gördük. Bayağı da teferruatlı. Okumak istemediğimiz bir sürü kitap okumak zorunda kaldık ya da beğenmediğimiz kitapların beğendiğimiz yerlerini yakalamayı öğrendik. Hayatı sorguladık. Kendimizi de.

Mektepliyim diyor bütün sanatçılar.O halde.Nerede duruş.Nerede sanatçı duyarlılığı.Nerede dik başlılığı. Biz lise yıllarında aldığımız o eğitim ile üniversiteler devirdir, ne mücadeleler verdik.Üzerimize tek tek koyduğumuz her taşı sorğuladık. Biz sanatçı olmadığımız halde, bunları yaptıysak o insanları düşünüyorum da. Toplumun gittiği yer hoşuma gitmiyor.

Ama hayır onların sanatçı olarak yapacakları o kadar işleri varki.Bunlara vakit ayıramazlar. Yıllar önce radyolar kapanınca öyle bir kıyamet kopmuştu ki. Ertesi gün herkes koluna siyah kurdele bağlamıştı.O zaman üniversitede idim.Ne çoşkulu idik.Şimdi de içki içme hakkını kapatıyorlar.Kimse soru sormayacak herhalde.

Oğlum ile boğaz da birer kadeh kırmızı şarap içemeyeceğiz herhalde.

Sevgilerimle YASEMİN YENİL.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar, yozlaşmış sanatı ne güzel eleştirmişsiniz. Oysa ki su an en başta sanatçıların toplumu bilinçlendirmelerine ihtiyacımız var. Eğitim seviyesi düşük toplumumuz ne yazık ki kendi seviyesindeki insanları talep ediyor. Dolayısıyla bırakın yeteneği, sadece birtakım populist hareketlerle bile insanlar kendilerine sanatçı damgası yakıştırıveriyorlar. Sonunda populer olabilen bu insanlar da topluma ihtiyac duydugu ongoruyu ve karşı koymayı aşılayamıyor. Bu kısırdongu de devam ederek seviyeyi daha da dusuruyor. Kısırdonguden kurtulmak için görev medyaya dusuyor bence. Belli seviyenin altındaki programlara izin verilmemeli, herkes çıkıp konuşamamalı oralarda. Rating alacagız diye seviyeyi düşüren zihniyet kendi kuyusunu kazıyor ve bahsettiginiz gibi içki satışını engelleyen zihniyet zamanı geldiginde ilk once medyayı budayacaktır. Bindigi dalı kesen medya , kaybolan medeni ortamı kazandığı para ile geri getiremeyecektir. Saygılarımla

Tolga Akın 
 27.05.2008 11:14
Cevap :
Bu ülkenin gerçeği,ne yazık değil mi. Kadınlara çok kızıyorum,ama sanatçıyım diyip ortada dolanan kadınlara daha çok kızıyorum.Sanırım Türkiye de bir elin sayısının geçmiyor.Bu arada Bilge Ceylan Cannes ödül aldı.Ödülü benim yalnız güzel ülkeme ithaf ediyorum dedi.Ne güzel söyledi.  28.05.2008 0:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 332
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster